Bas gaza, bas frene, aman rölantiyi kaçırma.
Hayat böyle.
Kimi zaman son sürat ve kimi zaman da olabildiğince durağanlık.
Ama rölantide de olsa yaşam devam ediyor.
Gaz sürat demek.
Gaz heyecanı artırıyor.
Tabi ki beraberinde çok boyutlu risk getiriyor.
Tükürük meselesi olabilir.
Aşağısı ve yukarını hikayesi.
Nereye tüküremez ki insan.
Sürat işte.
Süratli giderken yırtılan havanın çıkardığı ıslık sesi de ne hoş gelir.
Rüzgar ve sürat.
Ve sonsuzluk.
Kimi zaman frene basıldığında hız düşer. Yeniden aynı performansa ulaşması için daha çok enerji gerekir.
Gaz ve fren kardeşliğinin arasında değişmeden duran rölantide izlemek gerek kimi zaman yaşamı.
Nasıl geliyor şimdi motorun sesi.
Yaşlanmış artık ki, dizel gibi çalışıyor.
Hır hır da hır hır.
Yılların yorgunluğunun üzerine bir de yaş binince hafıza kaybı başlıyor usulca.
Ben çok yaşıyorum bu tür hafızamdaki kayıpları.
55liğin dayanılmaz çekiciliği içinde geride kalan yarım yüzyılın üzerindeki bir beş yılı düşündüğümde doğal buluyorum.
Yaş ve yorgunluk bir arada ağır geliyor.
Bu nedenle rölanti.
Gaza ara vermeli.
Freni de köklemeden rölantiyle bakmalı yaşama.
Yaşamın gaz heyecanıyla ve fren kontrolüyle giden sürecinde, neler yaşıyoruz neler.
Doğru söyleyenin dokuz değil, doksan dokuz köyden kovulduğu günümüzde; düzenin düzgün bir biçimde düzmeye devam ettiği sayılı günler geçiyor işte.
Adı üstünde sayılı.
Hep sayılıdır çünkü.
Say say biter.
Bir nefes gibi.
Bir yudum su sanki.
Şimdi gazı kesme zamanı.
Frene basılı tutup ayağını motorun sesini dinlemeli.
Dinliyor musunuz?
Ne diyor motor?
Hırlıyor mu?
Rektifiye zamanı mı gelmiş.
Yoksa kaldır at marka mı olmuş?
İdare edin biraz daha.
Hükümet yakında bir kanun çıkarır ve eski motorları da yenileriyle değiştirir.
Hükümet bu.
Ayarı belli mi olur.
Hükümet dedikse siyasi hükümetti kast etmedik tabi ki.
İç işleri ve dış işleri de değil.
Motor işleri motor.
Yaşlı motor yağ yakmaya bir başladığında, segman atmalı.
Gömleğe de bir traş.
Eh idare eder birkaç ay.
Sonrasında mı ne olur?
Hurdacıların nereden geçinecek.
Şimdi ayaklar frende.
Rölantinin sesi de hoş geliyor.
Rüzgar getiriyor çünkü fısıltıları.
Şiirler, türküler, meraklar, umutlar ve kulakları tırmalayan nağmeler.
İşte yepyeni bir hafta.
Bahar da bitti ki, yaza merhaba diyeceğiz.
Motor hararet yapmasın aman ha gaza köklemeyin.
Azıcık sabır.
Kökleneceği zaman birlikte basarız.
Ve freni de bir boşaltırız ki, rölantinin mahmurluğunun acısını da çıkarırız.
Körler ve sağırların birbirlerini ağırlamadığı pistlerde buluşmayı düşünmek bile heyecan veriyor.
Siz de nasılsınız.
Heyecan var mı heyecan?