İSTANBUL (AA) - YEŞİM YÜKSEL - Dost Ziraat İşletmeleri Hayvancılık Grup Başkanı Ali Oğuz, Avrupa'nın en büyük robotik çiftliğini kurarak üretimde verimlilik ve sürdürülebilirliği ön plana çıkardıklarını belirterek, 'Görüntü işleme teknolojileri, yem itme teknolojileri, takip sistemlerini bir araya getirip sonuca ulaşmaya çalışıyoruz.' dedi.

Anadolu Ajansının (AA), 'Tarımda Dijital Çağ' başlıklı dosyasının bu haberinde, teknolojinin tarım ve hayvancılıkta oynadığı dönüştürücü rol ve sektöre entegre uygulamalar ele alındı.

Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde 2010'da kurulan Dost Ziraat İşletmeleri, yenilenebilir enerji ve sıfır atığı merkeze alan bir yaklaşımla hayvancılık, bitkisel üretim, tropikal meyve üretimi ve tarım teknolojileri alanında çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye'nin gıda arz güvenliğine katkı sağlamayı amaçlayan işletme, modern hayvancılığı ve yerli tarım teknolojilerini bir araya getiriyor.

Dost Ziraat İşletmeleri Hayvancılık Grup Başkanı ve veteriner hekim Ali Oğuz, AA muhabirine, 16 yıllık geçmişiyle Dost Çiftliği'nin Türkiye ve Avrupa'daki en büyük robotik sağım kapasitesine sahip işletme olduğunu söyledi.

Çiftliğin sadece süt üretimi yapmakla kalmayıp teknolojiyi hayvancılıkla birleştirdiğini belirten Oğuz, işletmenin verimlilik odaklı, otonom ve yapay zeka destekli organizasyona dönüştüğünü ifade etti.

Oğuz, çiftliği ziyaret eden kişilerin hayvancılığa karşı bakış açısının değiştiğini, sektörün teknolojiyle yeniden yorumlandığını, bu vizyonla gençlerin ve üreticilerin daha motive olarak sektöre giriş yaptıklarını aktardı.

Dost Çiftliği'ni sadece bir işletme olarak değil, teknoloji ve üretim platformu olarak gördüklerinin altını çizen Oğuz, şunları kaydetti:

'Yerli teknolojilerin hayvansal üretimde nasıl konumlandırdığını belirlemeye çalışıyoruz. Görüntü işleme teknolojileri, yem itme teknolojileri, hayvanın takip sistemlerini bir araya getirip sonuca ulaşmaya çalışıyoruz. İşletmemizde üç ana başlık bulunmakta. Birincisi yüksek verimlilikli bir süt üretimi. İkincisi bunlardan elde edilen yavruların damızlık olarak geliştirilmesi. Üçüncüsü de genetik çalışmalarla bunun daha ileriye gidebilmesi. Tabii bunları yaparken düzgün bir sürü yönetim sistemi ve düzgün bir besleme yöntemleri de bir arada bulunmak zorunda. Hepsi iç içe bulunduğunda bir sonuç elde ediyoruz.'

Çiftliğin toplam 1250 sağmal hayvana ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Oğuz, toplamda 5 bin hayvan bulunduğunu aktardı.

- Hayvanlarda tüp bebek modeli

Oğuz, çiftlikte etçi-damızlık olarak nitelendirilen angus ve wagyu ırkı hayvanların da bulunduğunu ifade etti.

Genetik çalışmalar üzerine de yoğunlaştıklarına işaret eden Oğuz, şöyle devam etti:

'Yüksek verimli hayvanların embriyolarıyla daha düşük verimdeki hayvanları enjekte ederek onlardan ultra kalite, üst kalite bir yavru elde etmeye çalışıyoruz. Aynı şekilde etçi-damızlıklara da bunu uyguluyoruz. Genetik çalışmalar sizin sürünüzü daha hızlı ileri safhaya çıkartmak için kullanılan bir materyal. Örnek olarak, 55-60 litre süt veren bir hayvanınız var ama yılda bir kere yavru alıyorsunuz. Biz onun yumurtalarını sağıp, dış ortamda spermayla buluşturarak embriyolar elde ediyoruz. Yani bildiğiniz tüp bebek modeli. Süper bir hayvandan elde edilen embriyoları 20-30 farklı taşıyıcı hayvana enjekte ederek sürümüze süper hayvanlar kazandırıyoruz. Yani aynı verime 10 yıl daha erken ulaşmış oluyorsunuz.'

Hayvan refahının verimlilik konusu olduğunu belirten Oğuz, hayvan refahını artışıyla verimliliğinde arttığını ve hayvan refahına önem verdiklerini söyledi. Oğuz, çiftlikteki bir hayvanın sera ahır modeliyle betona değmeden tamamıyla kompost altlıklarda yaşadığını ve bunun da hayvan refahını arttırdığını kaydetti.

- 'Teknoloji artık tarımla iç içe'

Oğuz, hayvanların strese girmediği bir işletme olarak çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirerek, şunları söyledi:

'Teknoloji artık tarımla iç içe bir hususta. Biz bir hayvanın ne kadar yol yürüdüğünü ne kadar süt verdiğini ne kadar geviş getirdiğini, ne kadar yattığını, ne kadar yerine gittiğini bunun tamamını bir algoritmada çalıştırıp o hayvanın verimiyle alakalı çalışmaları planlıyoruz. Görüntü işleme teknolojisi, yem itme teknolojisi, robotik sağım teknolojisi, otomatik açılır kapanır perdeler ve havalandırma sistemiyle tam bir otonom işletmeyiz. O yüzden teknoloji verime dayalı bir dizaynda kullanılırsa çok üst seviyede bir işletme olursunuz. İşletmemizde tam otonom bir yönetim modeli uyguluyoruz. Hava sıcaklığına göre perdeler otomatik olarak açılıp kapanıyor, hava şartları kötüleştiğinde çatı ve perde sistemleri kendini kapatıyor. Rüzgâr yönü ve şiddeti de sistem tarafından algılanarak gerekli ayarlamalar yapılıyor. Ayrıca içerideki amonyak seviyeleri sürekli izlenerek havalandırma sistemi otomatik olarak devreye giriyor.'

Sera ahır konstrüksiyon maliyetinin standart işletmelere kıyasla 5'te 1 daha düşük ve beton varlığının da yüzde 10 seviyesinde olduğuna dikkati çeken Oğuz, otonom sistemler sayesinde sosyal hayattan uzaklaşmadan hayvancılık yapmayı mümkün kıldıklarının altını çizdi.

Trabzon'da Dünya Sosyal Hizmet Günü dolayısıyla program düzenlendi
Trabzon'da Dünya Sosyal Hizmet Günü dolayısıyla program düzenlendi
İçeriği Görüntüle

- İnsan gücünün yerini teknoloji alıyor

Dost Tarım Teknolojileri Yazılım Mühendisi Nurullah Çalka da yaptıkları analizlerde gelecek 5 senede Türkiye'de 40 binden fazla otonom süt sağım robotu ihtiyacı olduğunu öngördüklerini belirtti.

Çalka, tarımda insan gücünün giderek azaldığına dikkati çekerek, 'Yaşlanan tarım nüfusumuzun bu alanlardan çekilmesiyle büyük bir boşluk oluşuyor. Bizler de bu boşluğu elimizden geldiği sürece teknolojiyle doldurmaya çalışıyoruz. Türkiye'de üretimin ve iş gücünün artmasıyla teknoloji odaklı çiftliklerin, otonom çiftliklerin varlığı anahtar olarak kullanımımıza sunuldu şu anda. Bizler savunma sanayisinde elde etmiş olduğumuz başarıyı tarım ve hayvancılık teknolojilerinde de sürdürebilmek ve o noktaya varabilmek için elimizden geleni yapıyoruz.' ifadelerini kullandı.

Türkiye'de son 10 yıldaki çalışmaların yabancı ürünlere kıyasla çok daha ileri seviyelere ulaştığını kaydeden Çalka, taleplere eş değer olarak da üretim gücü ve teknolojinin de gurur verici bir noktaya çıktığını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA