Yüreğindeki sevgi açlığını giderdiğini söylediğin, Gözlerine baktığında eridiğin, Şiirlerin dünyasında yeniden doğduğun, ?Kararlıyım? palavraları attığın zamanları, Albenilerini renklendirmek için şunun bununla hava attığın, Çok farklı olduğunu söylediğin, Elele tutuşup sanat müziğinin ritminde kendinden geçtiğin, Yer zaman tanımadan sevişmek için can attığın, Kurduğunuz hayallerin sıcak koynunda ettiğin ?biz? yeminlerini, Sesini her duyuşunda yaşama yeniden merhaba deyişini, Üç tık tıkın gizeminde saklı özel özellikleri, Kadehlerin ışıltısında oynaştığınız geceleri, Nefeslerin birbirine karıştığı anları, Konuşabilme kültürüne sahip olmanın erdeminde koca çınarlara selam verişlerinizi, Unuttun mu? Unutabildin mi? Bu unutma ve unutturma hareketleri içinde yaktığın canın ?canımı canım yaktı? deyişlerini unutabiliyor musun? Öyle ya; ateş düştüğü yeri yakıyor cayır cayır? Ateş kimde ise, Kimin canı yanmışsa, Kimin sevda çıkmazlarında dolanışlarını kim bilir ki? Yaşayan bilir. Yaşayan anlar. Yaşayan yanar ateşler içinde. Tüm yangınlarını kontrol edebilme büyüklüğü ile bakar kara yarınlara umutla. Ne bilsin ki, sevgiyle beslenen umut dünyasının sanal olduğunu, Ne bilebilirdi ki!.. Ortalık akrep ve çiyan dolu. Sokar bırakır. Vurur ve öldürür. Ve sonra seyreder yok oluşun filmlerini. Zevkle. Anlam verilemeyen mutluluk krizleriyle. Kimbilir belki alkış da tutar. ?Kullandım ve attım? çığlıkları arasında yeni bir numara çekeceği yüreğe doğru koşar. Saf durur. Çok da temiz. Avcı işbaşındadır çünkü. Bulur ve vurur nasıl olsa bir yenisini. Tablodur. Çiçeklerin en can alıcısı ve çekicisi, Ayağını yerden kesip, boğazındaki tüm tükürükleri yutkunduruncaya kadar her türlü tangolardan demetler sunar. Sevdalar akar, Bülbüller kanatsız uçar, Halaylar, çiftetelliler az gelir, Dalgaların deliliği duvarlarda patlarken, uzanan o sıcacık el bulduğu yeni birini uçurur özlemle yanıp tutuştuğu aşk bulutlarına. Mantık iflas eder, bitmiştir. Susar doğa. Ve seyreder şeytanların en dişisi. Dişi ya!.. Dişi işte? Çok özeldir. Bulunmazdır ki!.. Böyle yürür yaşam ?aldatma? girdabında, ?Sıradaki gelsin? açlığıyla, Vurulur bıçaklar, Delik deşik edilir, Canlar? Ya sonrası? Neye yarar geçmişte yaşananların intikamla yoğrulan kinlerini tatmin etmek. Neye!.. Ne getirir ve götürdükleri nedir? Dahası, o yakılan ?ah?ları nerelere gider? Hiç düşünür müsün? Anlayabilir misin yanan yürekten akan kanları? Hissedebilir misin? Ne gezer? Bilmezsin, bilemezsin? Sen yaralar bıraktın geride, Yaktın, Yıktın, Umutları sömürdün, Daha açıkçası kullandın sevgiyle coşmaya hazır sevdaları, Ezdin ve paramparça ettin. Bir kez daha düşün bakalım. Unuttun mu? Ta o bilinmeyen geçmişini. Unutabildin mi? Unut!.. Unut ki, bundan sonra sana yüreğini verenlerin canını yakma.