21 Mayıs 2026 tarihinden, yani yargının “Butlan Kararı” ndan sonra Türkiye’de siyasetin seyri değişti. Butlan kararı, Kemal Kılıçdaroğlu ve yakın çevresinin tam desteği ile “Butlan Darbesi” ne dönüştü.

CHP’nin “Kurultay” ile seçilmiş son Genel Başkanı Özgür Özel ve arkadaşları zorla sokağa bırakıldı. Özel ve arkadaşlarının, başta İBB Başkanı ve CHP Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu olmak üzere, belediyeler üzerindeki iktidar baskısını halka anlattığı 110 “Miting Eylemi” de yeni bir hal aldı.

CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve arkadaşları için Türkiye’nin dört bir yanında sadece meydanlarda değil tüm sokaklarda “Miting Eylemleri” yapabilmesi için meşru bir ortam doğdu.

Çünkü Kılıçdaroğlu üzerinden devreye sokulan yeni senaryonun yazarının AKP iktidarı, daha doğrusu Cumhur İttifakı olduğunu tüm Türkiye ve dünya biliyor.

Meselenin yaklaşık 20 milyon oy ve imza ile CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı gösterilen Ekrem İmamoğlu meselesi olmanın ötesine geçtiği ve CHP kimi aday gösterirse göstersin seçimleri kazanacağı anlaşıldı.

Bunun içindir ki Özgür Özel CHP’si ve tüm olası adaylar açık hedef haline getirildi.

***

Genel Başkan Özgür Özel’in deyimiyle bu “kara düzenden” beslenenler tüm kartlarını devreye soktu.

Önceki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da deşifre ettiler. Onun da yıllardır bu tezgahın içinde olduğunu üzülerek öğrendik. Ama hala aldatılmışlığını kabul etmek istemeyenler var.

Açıkça görünüyor ki, daha önce 13 seçim kaybeden ve milyonlarca insanı oyalayan Kemal Kılıçdaroğlu’na seçim odaklı yeni bir görev verildi.

***

21 Mayıs sonrası kendi YouTube kanalımı açtım. Sürece ilişkin görüşlerimi sıcağı sıcağına paylaşmak istiyorum. İki videomda özetle şu konulara değindim.

*CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Kahrolsun ABD emperyalizmi” sözü ile süreci özetledi.

Söz konusu olan CHP değil, Türkiye’dir. Mandacılık isteyenler bir yanda, bağımsızlık isteyenler bir yanda. Saflar netleşiyor.

*Türkiye’de siyaset cepheleşmeye gidiyor. İçeride demokrasi mücadelesi, dışarıya karşı ise bağımsızlık mücadelesi verenler birleşecek.

Milletvekilliği, Belediye Başkanlığı, İl-İlçe başkanlığı gibi küçük hesaplar yapma dönemi geçti.

*Kemal Kılıçdaroğlu, “parti içi kavga” görüntüsü ile bu süreci gölgelemek için görev aldı.

Dahası var; CHP’yi Felç etmek, organlarını işlemez hale getirmek, becerebilirse dönüştürmek, beceremezse yok etmekle görevli.

Şimdi tasfiyelere başlayacak ve süreç odaklı olarak yandaş basına ve iktidar güçlerine malzeme üretecek. Bu iktidarın diliyle belediyeleri ve partiyi arındırma hikayesi yazmaya çalışacak.

***

“Devlet aklı” hikayeleri ile meşruluk kazanmaya çalışan Kemal Kılıçdaroğlu’nun (K.K) bundan sonrası için yapacaklarına gelince;

K.K, CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’in ifadesiyle “İktidarın Yargı Kollarının” görevini hafifletecek ve onlara malzeme verecek işler yapacak.

Özel’in, kolunu kanadını kırmaya çalışacak. Başarılı milletvekillerini, başarılı il-ilçe başkanlarını tasfiye edecek.

Daha şimdiden tüm belediye başkanlarını hedefe koydu. Belediyelerde araştırma yapmak üzere ekip kuracakmış. Yani iktidarın yerine malzeme arayıp onları tehditle yanına çekmek ve pasifize etmek isteyecek, olmaz ise “Yargı Kollarına” belge, bilgi aktaracak. Eğer bu işleri İktidarın Yargı Kolları doğrudan yaparsa, halk nezdinde ters tepiyor ve CHP’nin oyları artıyor.

K.K’ya verilen uzun vadeli görevin ise CHP’yi “Alevi Partisi’ne” dönüştürmek olduğunu düşünüyorum. Bunu ilk günlerde denediler ama tutmadı. Demokrasi güçleri ağır bastı.

***

Özgür Özel ve arkadaşlarının ve tabii ki Ekrem İmamoğlu’nun, bugüne kadar yaptıkları doğru hamlelerle iktidarın bütün baskılarını boşa çıkardığını gördük.

Bunun içindir ki, çaresiz kalan iktidar tüm kartlarını kullandı, kullanıyor.

Halk sokakta, meydanda buluştukça iktidarın kaçınılmaz sona yaklaştığını, son hamlenin iktidardan nemalanan yabancı odaklardan geleceğini düşünüyorum.

Çünkü onlar hep öyle yapıyor. İktidarın son kullanım tarihi yaklaştıkça tarafsız kalıyor ve sonra yeni iktidar alternatifine hoş görünmeye çalışıyorlar.