*** 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Atatürk Kültür Merkezi'nde müzik şöleni veren Gazi İlköğretim Okulu'nun öğrencileri ayakta alkışlandı.

Yeni başladılar bu tür etkinliklere. Yeni başladılar ama bir başladılar pir başladılar. Karadeniz Ereğli'deki Gazi İlköğretim Okulu'ndan bahsediyoruz. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nün Turkuaz Sanat ve Kültür Kulübünün usta öğreticileri Şeyda Bahser-Cihangir Bilgin'i koro ve müzik sorumlusu olarak işin başına getiren okul yönetimi, kısa zamanda çok işler yapmanın büyük mutluluğunu yaşıyor. Gazi İlköğretim Okulu'nun 100 kişilik korosu ilk etkinliğini 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda Atatürk Kültür Merkezi'nde müzik şöleninde ortaya koydu. Okul yönetimi, veliler ve koroya katılan öğrenciler ile orkestranın coşkusu yalnız da kalmadı. Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar, bazı şube müdürleri ve Halk Eğitim Merkezi Müdürü Kenan Özkan'da bu etkinliğe katılarak yaşanan bu ilk heyecan ve coşkuyu birlikte paylaştılar.

Klavyede Musa Aksoy, ritim saz da Barış Demirdöğer, klasik gitar da Emre Şimşek, bağlama da Emre Çelik, kemane de Şeyda Bahser Bilgin, dilsiz kaval-kemençe de ise tüm bu etkinliklerin sorumlusu Cihangir Bilgin'den oluşan orkestra, koroya "Memleketim" şarkısında eşlik etti.
Arife Çelik ve İpek Süslü'nün sunumundaki müzik şöleninin organizasyon yönetimini de Ayşen Sevinç ile Tuba Bıyıklı Yetim üstlendi. Okul Müdürü Akif Şeker ve diğer yöneticilerin büyük bir mutluluğu birlikte paylaştığı müzik şöleninin birinci bölümünde; araya serpiştiriyen şiirlerle birlikte Gül pembe, Dağlar dağlar, Eftelya, Sevdan bir ateş, Senden başka, Maçka, Mimoza çiçeği, Zaman zaman, Sen gidince bak neler oldu, Sigaranın dumanına sarsam, Caddelerde rüzgar şarkıları seslendirildi.
100 kişiden oluşan Gazi İlköğretim Okulu'nun müzik şöleni ikinci bölüm ile devam etti. Finaldeki coşkun alkışların tüm yorgunluğu unutturduğu müzik şöleninin devamı dilenerek de sona erdi.

Türkü hayattır

Bir bebeğin ilk çığlığıdır türkü
Annenin dilinde ninni, yarın yüreğinde sevdadır
Kerbela da Hüseyin'dir zalime boyun eğmeyen
Sarıkamış'ta,yemende Mehmet'tir
Bozkırın ortasında bacası dumanlı bir köy evidir
Gazozlarımıza leblebi doldurduğumuz açık hava da tahta sıralarda oturduğumuz siyah beyaz filmlerdir
Bayram sabahları anne babanın elinin öpme yarışıdır
Otobüs kuyruklarıdır..fabrika ziline duyulan özlemdir
Şu Rumelihisarı'na oturmaktır
Hakka yürürken gözdeki yaş dildeki ağıttır
Kısacası..
Hayat türküdür..
Türkü hayattır..

Muhabir: Haber Merkezi