Çekilir?
Çektikçe çekilmez hale gelir ya can acısı.
Boğulmak,
Darmadağın olmak,
Umutları tüketmek,
Kırlarda çiçeklerin boynu bükük kalması,
Kuşların acı yüklü bağırışları,
Samanyolu?nun durağanlığı,
Fırtınalar,
Muşmulanın olmamışlığı,
Tükeniş,
Tüketilişin kahır mektupları,
?Dön? çağrışlarının boş kalışı,
Sağanak yağmurlar,
Yakan sevdalar,
Misket oynayan çocukların yenilgileri,
Büyüyemeyen büyükler,
Çomak sokan ayrık otları,
Yaşam ve yaşananlar?
Unutulmaz..!
Unutulamaz da?
Yağmur tanelerinin yıkadığı her hücre,
Güneşin de kuruttuğu geçmiş,
Ve günlerin getirdiği ve getiremedikleri?
Böyle gelmiş böyle mi gidecek?
Evet!
Teker böyle dönüyor.
Bir yanda can yakan ruhsuzlar, diğer yanda da canı yanan sevgiye aç yürekler.
Öyle oluyor.
Arada fark yok.
Zaman değiştirmiyor.
Ya da diğer gerekçeler.
Aynı bırakıyor tümünü.
Dönme dolap sanki.
Biri iniyor, diğeri biniyor.
Malum son yine aynı.
Sevginin sevgisizliği.
Sevginin ihaneti.
Sevginin can yakan baskılar altında boğulan benliği.
Sevginin, sevgi çiçeklerinin üzerine basarak yürüyüşleri,
Sevginin kullandığı kağıt mendiller,
Sevginin sevme numaraları,
Sevginin kestiği rollerdeki ?bitanemsin? kebapları,
Kilometre yüz seksen çekerken sallanan ıslak mendil,
Ve; ?yallah!? vedası?
Hep böyledir.
Böyle de olacaktır.
Ortalık; sevgisiz sevgilerin yerli filmlerin kopyası rolleriyle kesik.
Bir tarafta Leyla Sayar, diğer yanda Hüseyin Baradan.
Değişmez.
Tümü de aynı.
İster İzzet Günay, İsterse Selma Güneri olsun.
Değişmez.
Al birini vur ötekine.
Senaryoyu böyle yazmışlar.
Sen ve o oynuyor.
Sadece; iş, yer ve konu değiştiriliyor.
Bir gün?
Bu filmi daha önce gördüğünü görebilme gerçeğindekiler bozuyor anlamsız debelenişi.
Yıkıyor.
Siliyor.
Paspas olmaktan kurtulup ?oh be ey dünya!? diye bağırıyor.
Naraları ile kafa tutuyor yaşama.
Evrenin gizemlerinde saklı gel-git tuzaklarında sevgi satanlara ?güle güle? diyebilme akılcığını gösteriyor.
Ezilmeyeceğini, dik ve diri duruşu ile kanıtlıyor.
Ezilme sen de.
Sen sevdin.
Sen yaşama sevda penceresinden bakarak, erdemli olduğunu ortaya koydun.
Koştun.
Tüm olanaklarını seferber ettin.
Yol azığı tutuşturulmasa da eline, yine de verdin sevdan uğruna.
Hak etmek istedin.
Emeğin ter yüklü.
Sakın ola ki pişman olma.
Maddi manevi verdiklerini bağışla.
Sadakan olsun.
Böbürlenme yoksulluğunla.
Böbürlensinler zenginlikleriyle.
Sen, yürü ardına bakmadan.
?Görecek günler yok daha? sözlerindeki ?yok?u ?var? diye değiştirerek yarınlara.
Yarınlar senin.
Yarınlar da, can yakanların asla değil.
Derler ya; illâki çıkar bir yerden.
Şimdi yürüme zamanı.
Sevdaya.
Sevgiye inanan sevgilere...
Sevgiye inanıp da, ardından koşabilme cesaretine sahip olabilenlere.
Yürü bakalım.
Bu yol seni nereye götürecek.
Ve sakın ola ki, kapılma bir daha sevgisiz sevgilere?
Yorumlar