Viran eyleyen haller Haneler Taşlar Taşların taşı Taşçıları Viran eyler viran Böyle mi kader Böyle mi zulüm Zulümler Gelir hep başa Canlar Viran eyler viran Haller ile haneler. Ne yaz bırakır, ne de kış. Harman yapıp yaşa çevirir o güzelim sevda sıcaklarında Mevlalar Ne gökte bırakır Ne de yer de uçan kuşlara sevdayı Bindirir alıp götüren senden seni taşlara Vurur Vurur taşı taşına Taşlara Taşçı başlarına Tık der Tık tık der Üçüncü tık tık tık derken de: taşlar kırılır boncuk boncuk Dağılır bir taraflara her parçası Paramparça olur taş kesilen cansız taşlar Viran eyleyen haller Haneler Taşların taşı Taş gibi kesilen canlar Akan susuz dereler Kırılan ve darmadağın olup tükenen sevginin gizemleri Viran eyler viran Böyle kader böyle zulümlerin yeri Viran eyler viran Çiçek açmaya hazır haneleri Halaylar çekmeye özlem duyan güzellik taşları Börtü böceği Çitlembiği Poyrazı Defne yaprağının her tanesi Böyle kadere küser Başa gelene Ağlar Kendine Kaderine Yara bağlayan boğazındaki hıçkırığına Paylaşamadığı acısıyla baş başa kalmanın viraneliğinde Ne söyler Ne söyleyebilir ki Leyla ya mı Yoksa Kanatsız kuşlarına mı Bilmez Bilemez Gökyüzünün maviliğinde Kulağına çalınan ?gel?, ?bekliyorum? fısıltılarının ihanetine Vurulan taşa Taşlara ?Her şeye rağmen telaşe yok? diyebilsin mi Diyebilir mi Offffffffffffffffffffffff Bir diyebilse Bir anlatabilse Bir konuşabilse Bir hıncını ve canının yanmışlığını atabilse içinden Ne kadar acı var ise yaşasa bir anda Evler yıkılsa Yollar devrilse Dünya tersinden inişe geçse Sussa evren İzlese sevgiyi tanıyıp bilenler Sevgisinin arkasında durabilme cesaretine sahip yürekler Güç verse Güçlendirip yıkıp geçse her şeyi Döküverse de Of of Olamaz Oldurulumaz Kurullar, ilkeler Susturur konuşturmaz Gariptir garip Garibin başına gelmiş Bir gariplik de Aşamaz vurur kendine kendine?