Öyle diyor dalında yaptığı sanatın önemini ve özelliği kavramış üstad:
-Ya evde yoksan!
Yok musun?
Neredesin?
Nereye gittin?
Niye gittin.
Neden gittin?
Kiminle gittin?
Nerede gittin?
Ne zaman gittin?
Nereden gittin?
Sebep ne ya?
Sen kime sordum bakim ?ben gidiyorum sepeti taktım koluma? diyerek kaçıyorsun.
Nah kaçarsın.
Kaçırırsam kaçarsın.
Veya kaçırırlarsa kaçarsın.
Hop de!
Dur?
Durdur kaçmaya alışkın bacaklarını.
Var mı öyle, üç kuruşa sekiz köfte.
Veya sekizgen.
Eşgenar üçgen de olabilir.
Veya daire.
Diğer bir adı yuvarlak mı ?
Yani; geometri.
Ha öyle mi?
Bildim yani.
Perspektif açıdan baktım.
Batmadım.
Aferin bana.
Kırkbinlere maşallah mı?
Hayda.
Ne alakası var şimdi ?bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var? sözünü vurgulamanın.
Bir işaret mi veriyorsun?
Nasıl?
Kiminle?
Ne zaman ve nerede?
Eeee, söyle hadi!
Bilmece çözdürme bana.
Gaygana mı bu.
Sütsüz hamuru sacın üzerine koyup yaymaya benzemez.
Odun ateşi olacak odun.
Kereste değil canım odun.
Arada dağlar gibi fark var.
Sabahlar olmasın demek için erken daha.
Yarın sabah iş var.
İş!
Sen ne anladın?
Ben sadece iş dedim.
Sen ise hangi işe soyundun.
Destür.
Bi soluklan bakalım.
Titremeden kendine dön.
Kişiliğini ve cinsiyetini bul.
İçin ürpermesin.
Evdedir evde.
Çiçekleri suluyor,
Veya çeyiz hazırlıyordur anasından gizli.
Bilirsin anası ?dedüğüm dedüktür? der.
Mezardaki gocasının gemikleri sızlasa da, inatçı mı inatçı.
Zalimlerin zalimi ana.
Biliyorum ki, iyi analar var.
Sevdanın önünde eğilen ve selamlayan.
Dahası coşkuya coşku katan.
Ama yok işte.
Yine evde yok.
Oysa sen yediveren çiçekleriyle geldin kapıya.
İstersin ki, kapıyı açsın ?hoş geldin aşkım? sözleriyle karşılayıp yüreğine yeni dünyalar katsın.
Umut yelkenleri rüzgar alsın.
Ve tüm güzel evlerde sevgi halaylarıyla oynaşılsın.
Dut gibi dökülsün tane tane hazan yaprakları.
Sarsın sevgisiz yürekleri.
Evde de olmasa,
Sen yine al çiçeğini.
Koş!
Sen hep inandığın sevginin arkasında dur.
Şu, sen sana yakışanı yap güzel dostum.
Sen sensin.
Sen insansın.
Sen sevginin meşalesi;
Sen sevginin umudusun.
Sevgi bilmese de, sen O?nun tutsaklığa mahkum dünyasında tek umudusun.
Bilse de,
Bilmese de...
Umutlar kara bulutların arasında süzülen güneş gibi asla iç ısıtmayacak olsa da, sen seni yaşa.
Nasıl olsa evde yok.
Olmayacak.
Beyhude de olsa, hayaliyle avunduğun o özel dünyana sakın ola ki kimseyi sokma.
Aslını bile.
Bırak bu böyle güzel.
Tertemiz.
Numara hiç yok içinde.
Yorumlar