YÜKSEK DERECELİ YARGIÇ ETİĞİ
Fikret İLKİZ
Yüksek Seçim Kurulu?nun 24 Aralık 2008?de yaptığı yazılı açıklamaya göre, 29 Mart 2009 Pazar günü yapılacak yerel seçimde Anayasa Mahkemesi?nin 5747 sayılı ?Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçinde İlçe Kurulması Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun? ile ilgili kararı ve Danıştay 8. Dairesi?nin bu kanuna dayanak olarak çıkarılan İçişleri Bakanlığı genelgesinin iptaline ilişkin kararı doğrultusunda, nüfusu 2 binin altına düştüğü için kapatılması öngörülen belde belediyelerinin seçime katılacaklarına karar verdi.
Anımsarsanız, tartışmaya konu olan 5747 sayılı nüfusu 2000?in altına düşen belediyelerin kapatılmasını öngören kanunun iptali için CHP Anayasa Mahkemesi?ne dava açmıştı. Anayasa Mahkemesi 31 Ekim 2008 tarihinde karar verdi ve iptal istemini reddetti. Ama kapatılacak belediyelerin 60 gün içinde idari dava açabileceklerine karar verdi. 122 belediye iki aylık süre içinde dava açtı. Danıştay, davacı Bulancak Belediyesi?nin tüzel kişiliğinin dava sonuçlanana kadar devam edeceğine hükmederek 862 belediyenin kapatılmasını içeren İçişleri Bakanlığı genelgesini bu belediye lehine iptal etti.
Danıştay?ın kararı üzerine toplanan Yüksek Seçim Kurulu, bu kararları dikkate alarak dava açmayan 740 belediyeye, 6 Şubat?a kadar dava açmaları şartıyla seçime girme şansı tanıdı. Yüksek Seçim Kurulu, beldelerin başvuru tarihi olarak 6 Şubat 2008 tarihini belirlerken, iptale konu olan kanunun yayınlandığı 22 Mart 2008 tarihini değil, Anayasa Mahkemesi?nin gerekçeli kararının yayınlandığı 6 Aralık 2008 tarihini esas aldı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç aynı gün bir açıklama yaptı. Yüksek Seçim Kurulunu, belde belediyeleri için dava açma süresini 22 Mart yerine 6 Aralık?ta başlatmasına karar vermesi nedeniyle anayasayı ihlal etmekle suçladı.
26 Aralık 2008 günü, bu kez Anayasa Mahkemesinin 8 üyesi bir açıklama yaparak;
?Anayasa Mahkemesi Başkanlığı tarafından 24 Aralık 2008 gününde yapılan açıklama, Anayasa Mahkemesinin görüşünü yansıtmamaktadır.? dedi. Haşim Kılıç tarafından yapılan böyle bir açıklamadan önceden haberdar olmadıklarını ve bu nedenle de oluşumuna hiçbir katkıda bulunamadıkları açıklamaya katılmadıklarını kamu oyuna duyurdular.
Başbakan Erdoğan Danıştay kararını eleştirdi ve Danıştay?a ?Demek ki ikinci bir Anayasa Mahkemesi daha çıktı? sözleriyle tepki gösterdi.
Hemen ardından Danıştay Başkanlar Kurulundan bir açıklama geldi?Açıklamada, Başbakan?ın sözleri ?hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir açıklama? olarak değerlendirildi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç?ın açıklamasına ise; ?Anayasal görev, yetki ve sorumluluğunu aşan talihsiz bir beyan? denildi.
Yüksek yargıda ve Yüksek Yargı ile Hükümet arasındaki tartışma böylece başlamış oldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan, ise ?yüksek yargı kurumları arasındaki tartışmayı? şöyle değerlendirdi: ?Çok büyük bir deneyime sahip olan Türk yargısının bu görüntüsünün, hoş olmadığını altını çizerek belirtmek istiyorum. Kesinlikle hoş değil... Hiç hoş değil? dedi.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, yüksek yargıdaki tartışmaya katıldı. Şahin, Başbakan?ın tartışmaları başlatan Danıştay kararına yönelik ?Türkiye?de ikinci bir Anayasa Mahkemesi daha çıktı? değerlendirmesine de katıldığını söyledi. Adalet Bakanı; yüksek yargı organları arasında var olduğu izlenimi veren tartışmanın, ?fazla büyütülmemesini? istedi. Ayrıca Adalet Bakanı olarak, bu tartışmada taraf olamayacağını da özellikle belirtti.
Adalet Bakanlığı?nın ?2007 yılı Bakanlık Faaliyet Raporu? Nisan 2008 tarihli olarak web sitelerinde yayınlandı. Bakanlık ?vizyon ve misyonu? hakkındaki açıklamayı 31 Ocak 2009 tarihinde yapacakmış. Çünkü bu raporda yer alan bilgiye göre; ?Kamu İdarelerinde Stratejik Planlamaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik? ekindeki geçiş takvimi uyarınca 31/01/2009 tarihine kadar Devlet Planlama Teşkilatına verilmesi gereken Bakanlık Stratejik Planı henüz tamamlanmamış. Bu nedenle misyon ve vizyon bildiriminde bulunmamışlar?Bu yüzden Bakanlığın ?stratejik plan çalışmaları henüz tamamlanmadığından? amaç ve hedefleri bu Raporda belirtilmemiş Bir başka deyişle Adalet Bakanlığının ?amaç ve hedefleri? 2009 yılı Ocak ayının sonunda büyük bir olasılıkla belirlenmiş ve açıklanmış olacak?
Bakanlık Raporunda yer alan ?Temel Politika ve Öncelikler? başlığı altında şu görüş yer almış: ?Adalet alanına yönelik temel politikalar belirlenirken mutlak surette göz önünde bulundurulması gereken uluslararası sözleşme, tavsiye, karar veya ilkeler de bulunmaktadır.? Adalet Bakanlığı bunlar arasında; AİHS ve AİHM İçtihatları, Avrupa Konseyi Tavsiye Kararları, 23. Fasıl Tarama toplantılarına ilişkin belgeler, Birleşmiş Milletler, Bangolar Yargı Etiği İlkeleri (2003/43 Sayılı), Birleşmiş Milletler Yargı Bağımsızlığının Temel İlkeleri, Hâkimlerin Rolü, Etkinliği Ve Bağımsızlığı Konusunda Avrupa Konseyi Üye Devlet Bakanlar Komitesi Tavsiye Kararı [R(94)12], AB Komisyonunca Türkiye Hakkında Hazırlanan İlerleme Raporları, AB Komisyonu Uzmanlarınca Türk Yargısı Hakkında Hazırlanan İstişari Ziyaret Raporlarının ?sayılabileceğini? belirtiyor. Yargı sisteminin bağımsız, tarafsız ve etkili bir biçimde isletilmesi konusuna 60 ıncı Hükümet Programı?nda önemli yer verildiğine ve 9 Kalkınma Planına değinilen Rapora göre; ?..yargı mensuplarının mesleki, ahlak ve davranış kurallarının uluslararası ölçütlere göre belirleneceği?.? hedeflendiği için; 2008 Yılı Programına yargı mensuplarının ahlak ve davranış kurallarının uluslararası ölçütlere göre belirlenmesi hususlarına yer verildiği yazılıdır. 2008 yılı bitti. Sonuçlar ortada.
Adalet Bakanlığına sormak gerekiyor, yargıçların etik ilkeleri ve davranış kuralları nedir?
Yüksek Yargıdaki tartışmalara taraf olmayan, ama Başbakanı haklı gören, amaç ve hedefleri 2009 yılı Ocak ayı sonunda belirlenecek olan Adalet Bakanlığının henüz belli olmayan vizyon ve misyonuna göre; Acaba, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç?ın açıklamaları, Raporunuza göre ?mutlak surette göz önünde bulundurulması gereken? dediğiniz ?Birleşmiş Milletler, Bangolar Yargı Etiği İlkeleri (2003/43 Sayılı), Birleşmiş Milletler Yargı Bağımsızlığının Temel İlkeleri, Hâkimlerin Rolü, Etkinliği Ve Bağımsızlığı Konusunda Avrupa Konseyi Üye Devlet Bakanlar Komitesi Tavsiye Kararı [R(94)12]? ilkelerindeki yargı mensuplarının mesleki, ahlak ve davranış kurallarının uluslararası ölçütlerine uygun mudur? Yoksa, mesleki ahlak ve davranış kuralları ile bu ilkeler sadece ?yargıç? sınıfından olanlar için mi geçerlidir?
Yorumlar