İçtim diyor içtim. Yaşla dolan gözlerinin ırmaklar gibi aktığında, o numaracı bakışlar gelip çöküyor yüreğine. Bilir misin? Bilebilir misin ki! Ne mümkün. Sen o büyük sevginin ?S?sine bile yakışmayan gösteriş budalası bir zavallının kendisinden başkası olmadığını anladığın anı bir düşün. Çoktan geri sayım başladı. Tık tık tık diyor. Kimi zaman da, tik tak tik tak. Yani; zaman ilerliyor. Zamanı tüketiyorsun. Aldattığın sevgiyi. Kırdığın sevdası. Sömürdüğün tutkuyu. Avuçlarının gizeminde üç kız sıkıştırılan aşk denen kavramın ağlayışı hissedeceksin her uzvunda. Zırıl zırıl akacak her yerinde aldığın ahların bedeli. Sızlayacak şu an sızlamayan yüreğin. Taş kesilmek yetmeyip darmadağın olduğuna tanık olduğunda ?hayal mi görüyorum? demeyesin sakın. Lanet vuracak sana. Öyle bir vuracak ki, şu anda ?içtim? diyerek şarkılara eşlik etmeye çalışan dudaklar bile kurtaramayacak seni. Sen ah aldın ah. Sen öyle işler çevirdin ki, basitliğini ortaya koydun. Maddiyatçılığın gasp ettiklerinden belli değil mi. Seni gidi numaracı şımarık yankesici seni. Çalan çırpan. Aldatan ve yalan söyleyen. Yola çıkarıp yolsuz bırakan. Altın rengi yıldızları siyaha döndüren. Mezarlıkta edilen duaları bile saygı duymayan. Uzakları yakın eden sevilmenin erdeminde sevgiyi besleyemeyen sen! Bekle? O gün geliyor o gün. Saatler geçiyor. Günlere, haftalara ve aylara dönüyor. Yıllar da ne çabuk geçiyor. Gökyüzünün aydınlığına bir bulut oturup geldi. Simsiyah. Üzerinde, sevgiyi taşıyamayanların sevgisizliği yazıyor. Can yakan, yaktığı canın canını alıp sokak kedilerine atıveren. Yuh deme sakın. Öylesin. Sen seni seveni yaktın. Umutları ile oynadın. Yarınlara altın harf değil, kırgınlıkları üst üste dizerek kötülüğün ateşini yaktın. Bak hangi şarkı söylüyor biliyor musun? İyi dinle Funda Uras?ın sesinden: ?Gözleri aşka gülen Taze söğüt dalısın Gel bana her gece sen Gönlüme dolmalısın Tatlı gülüş Pek yaraşır Gözleri ömre bedel Ah ne güzel ne güzel seni sevmek Ah ne güzel güzel Sensiz elem bana yaarrrrr Doğ benim ömrüme doğ da güneş gibi Aşkımı tazele gel Doğ benim ömrüme doğ da güneş gibi Aşkımı tazele gel? Seni sevmenin güzel olmadığını anlayana kar yağdı. Öyle bir kar ki, buz tuttu. Donuverdi yaşam. Şekeri kesti, tuzu çoktan çekildi. Yaşamın her mevsimi hazan artık. Bu akşam içmeli. Şeker gibi. Bade gibi. İlla ki beyaz peynir. Yanında da roka ile rakı. Vurmalı dibine dibine. Dalmalı anılara. O gözleri yeniden hatırlamalı. Ve mutlaka üzerine de buz gibi su içmeli. Su da sek olmalı hani?