“İş Sözleşmeleri Askıda” başlıklı yazımızda Bireysel İş Yasaları ile ilgili 4857 Sayılı İş Yasası kapsamında İş Sözleşmelerinin Askı Halleri anlatılmaya çalışılmış, Basın Mesleğinde Çalışan ile Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetleri Düzenleyen 04.01.1961 tarihli 212 Sayılı Yasa ile Değişik 5953 Sayılı Yasa ile 854 Sayılı Deniz İş Yasası’nın getirdiği Askı Hallerinin de sunulacağını belirtmiştik.

 

212 Sayılı Yasa ile D.5953 Sayılı Yasa’da İş Güvencesi’ne ilişkin hükümler bulunmamakla birlikte 4857 Sayılı İş Yasası hükümlerine yollamada bulunularak fikir işçileri için de İş Güvencesi’nin Yargı Kararlarında yer aldığını görmek önemli bir adım oluşturmaktadır.

 

Fikir işçilerinin Hastalık, Askerlik, Gebelik,Mahkumiyet ve Yayın Tatili,Yıllık Ücretli İzin ve Olağanüstü İzinler konularında 4857 Sayılı İş Yasasından da daha ileri haklar düzenleyen hükümler düzenlenmiştir.

 

Yasal düzenlemenin 12.maddesine göre fikir işçisinin hastalanması durumunda iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilemeyeceği, ancak hastalık halinin altı aydan fazla sürmesi durumunda tazminat verilmek suretiyle fesih yoluna gedilebileceği öngörülmüştür.

Geçerli nedene dayanmadan feshedilen iş sözleşmesi durumlarında, fikir işçisinin ihbar ve kıdem tazminatının ödenmesi ile işe iade davası açabilme hakları saklıdır.

Yasanın sağladığı koruyucu nitelikli hükümlerden doğan hakların verilmesi için hastalık halinin fikir işçisinin kendi kusurundan veya işyerinden kaynaklanıp kaynaklanmaması koşullarına bağlı tutulmamıştır.İşçinin askıda kalan sürede ücreti SGK’ca Geçici İş Göremezlik adı alında ödendiği gibi işverence de ödenmeye devam edilecekir.

 

Yasa’nın 16.maddesinde “Talim veya manevra dolayısıyla silah alına alınan gazeteci bu müddet zarfında ücret hakkını muhafaza eder. Ancak yedek subay olarak veya sair suretlerle askeri hizmet karşılığı aylık alan gazetecinin almakta bulunduğu bu aylık kendi işinden aldığı ücretten az ise,işveren gazeteciye yalnız aradaki farkı ödemekle mükelleftir.

Kısmi veya umumi seferberlik dolayısıyla silah altına alınan gazeteci hakkında üç ay için bu maddenin birinci fıkrası hükümleri uygulanır.

İlk muvazzaf askerlik hizmeti için silah altına alınan gazeteciye normal askerlik müddetince son aldığı ücret yarı nispetinde ödenir.

İşverenle gazeteci arasındaki iş akdinin muayyen bir müddet için akdedilmiş olup olmadığına bakılmaksızın,gazetecinin bu maddenin birinci fıkrasında gösterilen haller dolayısıyla silah altında bulunduğu müddetçe iş akdi,işveren tarafından feshedilemez.Gazeteci bu maddenin ikinci veya üçüncü fıkrasında gösterilen haller dolayısıyla silah altına alındığı takdirde gazetecinin durumu bu fıkralardan hangisine temas etmekte ise işveren iş akdini ancak o fıkrada gösterilmiş bulunan süre geçtikten sonra feshedilir.Bu gibi hallerde de gazeteci ile işveren arasındaki iş akdinin muayyen bir müddet için akdedilmiş olup olmadığına bakılmaz.Akdin feshi bu kanunda yazılı hükümlere tabidir.

Gazeteci ile işveren arasındaki mukavele esasen muayyen bir süreyi ihtiva edip de bu süre gazetecinin silah altında bulunduğu sırada kendiliğinden bitiyorsa işveren mukavelenin bu suretle  sona ermesinden itibaren bu maddede yazılı olan ücretleri gazeteciye ödemekle mükellef tutulamaz.

Bu maddede yazılı bulunan hükümler işveren tarafından gazeteciye askerlik halinde ücret verilmesi hakkında daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan mukavele, teamül veya örfü adetten doğan haklara halel getirmez.”denilmektedir.

Madde hükümlerine bakıldığında talim ve manevra nedeniyle silah altına alındığında fikir işçisi çalışmadığı halde ücret hakkı devam eder.Ancak işçinin askerlikten aldığı aylık işverence ödenen ücretten düşük ise aradaki fark kadar ücrete hak kazanır.Başka bir anlatımla askerlikte aldığı aylık,işverence ödenen ücretten daha yüksek ise işverence herhangi bir ödeme yapılmayacaktır.Bu süre içinde fikir işçisinin iş sözleşmesi feshedilemez.Feshedildiğinde haksız fesih nedeniyle ihbar,kıdem tazminatı ve genel hükümlere göre var ise  zararlarını isteme hakkı doğar.

Kısmi ve umumi seferberlik halinde ise silah altına alınan fikir işçisinin ilk üç ay ücret isteme hakkı bulunmaktadır.Üç aylık süre aştığında işverenin iş sözleşmesini fesih yetkisi doğacaktır.

Muvazzaf askerlik nedeni ile silah altına alınan fikir işçisi için de son ücretinin yarı oranında ve askerlik süresince ücreti ödenecektir. Ancak bu süre için ödenecek ücret tam ücret olarak belirlenebilir.Ayrıca askerlik süresince aylık alıyorsa, işverence fikir işçisine ödenecek ücret daha az ise ödeme yükümlülüğü ortadan kalkar.Muvazzaf askerlik süresi fesih için geçerli sebep oluşturmamaktadır.Askı halinin fesih için geçerli neden sayılmaması 4857 sayılı İş Yasası’ndan farklı ve fikir işçisi lehine bir hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

 

Kadın fikir işçileri için de Yasa koyucu farklı hüküm getirmiş 16.madde de hamileliğin 7.ci ayından doğumun ikinci ayın sonuna kadar izinli saymıştır.Bu süre için son aldığı ücretin yarısı kadar ücret ödenir.Bu süre  içerisinde iş sözleşmesi askıda olup feshedilemez.Fesih halinde geçerli nedene dayanmadığından Yasadan doğan diğer hakları doğacaktır.Yarı ücret ödenmez ise günlük % 5 daha fazla ödeme söz konusu  olacaktır. Doğum gerçekleşmez ise veya düşük,yahut ölüm olur ise bu durumda da olaydan itibaren bir ay süreyle işveren son ücretin yarısını ödemeye devam edecektir.Tüm bu ödemeler, SGK’nın ödemeleri dışındadır.

 

“Mensup olduğu mevkutedeki bir yayın dolayısıyla hürriyeti tahdide uğrayan gazeteci ücretini işverenden almakta devam eder.Ancak hürriyetin tahdidini mucip olan yayın mezkur gazeteci tarafından mevkute sorumlu müdürünün veya sahibinin haberi olmadan yapıldığı veya yaptırıldığı yahut sorumlu müdürün tetkikinden geçirilerek neşri tekerrür eden şekil üzerinde tahrifat,tadilat,tay veyahut ilaveler yapmak veya yaptırmak suretiyle vuku bulduğu takdirde mezkur gazeteci bu hükümden faydalanamaz.

Hürriyeti tahdide uğrayan gazeteci bağlı bulunduğu kadroya yapılacak zamlardan emsali gibi istifade eder.

Birinci fıkradaki hürriyet tahdidi gazetecinin o mevkuteden ayrılmasından sonra vukua gelmişse gazetecinin bahsi geçen mevkuteden son aldığı ücreti miktarındaki tazminat hürriyeti tahdit edildiği müddetçe her ay yayının yapılmış olduğu mevkute sahibi tarafından ödenir.

Her ne sebeple olursa olsun neşriyatı tatil edilen mevkutede çalışanlar tatil tarihinden itibaren iki ay müddetle ücretlerini alırlar.Bu gazetecilerin kanuni tazminatları da tercihan ödenir.”hükümlerini öngören Yasa’nın 17.ci maddesine göre bir yayın sebebi ile fikir işçisinin  hürriyeti sınırlanmış olduğu sürede işverenin ücret verme borcu devam edecek, iş sözleşmesi de askıda kalacaktır.Ayrıca toplu zamlardan da yararlanacaktır.Askı süresince iş sözleşmesi feshedilemeyecektir.

 

Yasanın 21.maddesine göre,Günlük yayımlanan bir gazetede en az  bir yıl süreyle çalışmış olmak koşuluyla fikir işçisinin Yılda dört hafta tam ücretli izin hakkı bulunmaktadır.Gazetecilik mesleğinde kıdemi 10 yıldan fazla olan bir gazeteciye altı hafta ücretli izin verilir.Kıdem süresi aynı gazetede geçmesi gerekmemektedir.İzin vazgeçilemeyen haklardandır.

 

Fikir işçileriyle ilgili Yasa‘nın 19.maddesinde olağanüstü izin olarak tanımlanan izinlerden çocuğunun dünyaya geldiği zaman 3 gün,ana, baba, eş ve çocuğu öldüğü zaman dört gün,çocuğu evlendiği,kardeşi,büyük anne- baba veya torunu öldüğü zaman iki gün ücretli izinli sayılır.Bu izinler sözleşmelerle arttırılabileceği gibi diğer izinler adı altında izinler de verilebilir.

Yasa’da öngörülen yukarıda belirtilen hükümlere uyulmaması durumunda 26. ve 27. madde hükümlerinde uygulanacak Ceza hükümleri öngörülmüştür.

“İş Güvencesi” hükümlerinin yer almadığı Deniz İş Yasası’nın 14,43.  ve 40 maddelerinde Gemi adamları için iş sözleşmelerinin askı halleri öngörülmüştür. Geminin herhangi bir nedenle 30 günden fazla bir süre seferden kaldırılması veya gemi adamının sürekli olarak çalışmasını engelleyen bir hastalık nedeniyle bir hastalığa veya sakatlığa uğraması durumunda iş sözleşmesi askıda kalır.Yasa koyucu hastalık halindeki süreyi öngörmemiş olmakla birlikte bu sürenin sonsuza kadar devam edeceği anlamında kabul edilmemelidir.Bu eksikliğin giderilmesi gerekir.

Gemi adamlarına Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerine ait süreler için ücretlerinin dışında tatil ücretinin ödeneceği 43.maddede hükme bağlanmıştır.Bu ücret aylık ücretine ek ücret olarak ödenmesi gerekmektedir.

Deniz İş Yasasının 40.maddesinde de yıllık ücretli izin hakkı düzenlenmiştir.Gemi adamının 6 ay müddetle çalışmış olması yıllık ücretli izin hakkını kazanmasında yeterli sayılmıştır.İzin süresi  15 gündür..6 aydan fazla olanlar için bu süre yılda bir aydan az olamaz.İzin süresine 7 güne kadar yol izni eklenebilir.Bu süreler iş sözleşmelerinin askıda kalma süresidir.İş Sözleşmeleri bu sürede  feshedilemez.Fesih haklı nedene dayanmayacağından tazminat hakları doğacaktır.

 

Bireysel İş Yasalarının incelenmesinde  her üç Yasada da iş sözleşmelerinin askıya alınma durumlarının farklı nedenlere ve farklı sürelere bağlı tutulduğu anlaşılacaktır.Basın ve Deniz İş Yasalarında da İş Güvencesi hükümlerine yer verilmesi, farklı hükümlerle yaratılan ayrımcılığın giderilmesi ve dil yönünden de Yasaların yenilenmesinin yerinde olacağı görüşünde olduğumuzu belirtmekte yarar görüyoruz.    

 

Sevgiyle, Sağlıklı Kalınız.

 

fozturk.01@ hotmail.com