BİR TENEKE, BİR SİGARA, BİR MUTLULUKTU ÇOCUKLUĞUMUN RAMAZANLARI
Yılmaz EFE
Beşimizde hemen hemen aynı yaştaydık . Beraber büyümüştük kardeşten öte . Beraber oynamış , beraber ağlamış , iyi ve kötü her şeye birlikte başlamıştık.
Bir yeminimiz vardı , bir kağıda yazılı . Kim bilir nerede?
Köyün kedisi köpeği yolunu değiştirirdi bizi , bizden birisini gördüğünde.
İlk gençliğimizde , ilk sigaralarımızı ciğerlerimize çektiğimizde ve bayılıncaya kadar öksürdüğümüzde de birlikteydik.
Köyün velisi de , delisi de bizdik yani !
Hele , Ramazan ayı gelip çattığında değmeyin keyfimize :
Sabahın üçüne kadar küçücük bir odada fosur fosur birinci sigarası içip , buz gibi havada kendimizi sokağa attığımızda gözlerimiz kan çanağına dönerdi dumandan. Bir elimizde kızılcık sopası , özel hazırlanmış ? törensel ; diğer elimizde de boş bir yağ tenekesi. Ortalık zifiri karanlık. Hedefimiz köyün diğer ucu . Misyonumuz dinsel : Köyümüzde tek bir kafir kalmayacak , herkes sahura kalkacak zoraki . Yıkılıyor ortalık , tangur tangur . Bizim sesimize eşlik etmeye cesaret edebilenler korkuyla uyanan eşeklerin anırtısı ve rüzgarın bağırtısı . Sabah 3-5 konseri bedava : ? ayvanın irisine ben yandım birisine ??. Pencerelerden alkışlayanlar , kapıya çıkıp küfür edenler , banyolarında alelacele su dökünenler , kapısından defolup gitsin diye köpeğine kıs kıs edenler ? Hiç yıkılırmıyız biz. Tenekeler paramparça olmuş vurulmaktan .
Bütün köyü ayağa kaldırmış olmanın verdiği gururla ve yediğimiz küfürlerin tozuyla tam bir huzur içinde ! caminin önünde yakardık son birinci sigaralarımızı : camiye sabah namazına gelenleri kontrol etmek ve hayır dualarını almak için?
Ve hatta , bir ara , yaptığımız bu büyük ! hizmetin karşılığında köylülerimizden para toplamayı bile düşünmüştük. Sonra paradan vazgeçip tavuk toplayalım demiştik.!
Otuz gün boyunca deldiğimiz , ezdiğimiz tenekeleri , bayramdan sonra hurdacıya satıp daha çok birinci sigarası almak için itinayla biriktirmeyi de ihmal etmezdik.
Kaç Ramazan ayı geçirdik böyle , büyük bir hizmet vermenin huzuru içinde . Hatırlamıyorum.
Sonra ;
Sonra şehre taşınmamız , üniversite , sonra askerlik , iş , evlilik , çoluk ? çocuk ?
Her şey hayata dair?
Ve yıllar sonra , yine bir Ramazan ayında , diğer dördü olmadan , elime dedim bir teneke alsam ! Sokak sokak deli gibi çalsam . Yine , şarkı söylesem avazım çıktığı kadar : ?ayvanın irisine ben yandım birisine??
Yitik kalacak bir yanı hep , bu muhakkak . Şarkılar , tenekelerin tangırtısı ve eşeklerin anırtısı öksüz.
Çünkü ne biz çocuğuz artık , ne de bir resim var geçmişten .
Hatırlanan çocukluğumun ramazanlarından : bir teneke , bir sigara , bir mutluluk..
Yorumlar