Eğilmedi. Evet, kimse eğemedi. Kimse, yıkamadı. Kimse, derdest edemedi. Kimse, bitiremedi. Ne ?ağladığını? duydular ne de başının öne ?eğildiğini? yaşamda. Hep dimdik. Hep yürekli. Hep insanca. Senin kulaklarında çınlayan o ?başın öne eğilmesin? sözler var ya. İlke canım ilke. Olmazsa olmazın. Sebahattin Ali?nin direniş ruhu. Yaşam çizgisi. Var oluşunun anlamı. Ne dalgalar vurdu, Ne duvarları yaladı, Ne sesler oyaladı, Sen aldırmadın, Sen aldıramazdın ki? Sen sadece sevgi verdin. Sen sevginin ışığını sevgisiz kalmış yüreklerde yakmaya çalıştın. Sen sevgin için geceleri gündüz, tepeleri dümdüz yaptın. Sen sevginin bedelini ağır ödeyeceğini bile bile ?bu sevgi mücadelesini kazanacağına? inandın. Sen olduğun gibi görünme erdeminden ayrılmadın, ruhsuz ve gerçekdışı bir dünyanın merdivenlerini de sunmadın. Sen ?seviyorum? dediğinde, samimiydin. Sen hiç numara çekmedin. Sen el öptün, öperken dudakların aşınmadı. Sen ?gel? dediklerinde koştun, zaman-zemin dinlemedin. Sen kimi zaman meteliksiz kimi zaman da umutsuz koşarken sevgi cennetine, o sevginin albenisini gören de olmadı. Sen buz gibi karşılandığın da bile umudunu yitirmedin. Sen sevginin büyüklüğüyle önemli ayrıntıları bile hiç ettin. Sen sadece sevdin. Sen sevginin paylaştıkça çoğalacağına inandın. Sen başını önüne hiç eğmedin. Aldırmadın. Gözkapaklarının üzerine uykusuzluk ağırlıkları çöktüğünde bile iki bardak çay içip yoluna devam ettin. Sen aldırmadın. Sen ?aldırma gönül aldırma? dedin. Ve ağladığını hiç belli etmedin. Ana eli öptün, ananın eli öpülmese de yine de aldırmadın. Hep ?sevgim? dedin. Sevginin tutsağı oldun. Kurşunlar atıldı, Yollar gide gide gidildi, Mapus da yata yata bitirildi, Ezilsen de ezildiğini hissettirmedin. Sen sevdin. Sen sevgini sevdin. Kimi zaman kalktı dertlerin şaha. Nerelere ne sitemler de gönderdin. Ama ?görecek günler var daha? cümlesini kendinle hep özdeşleştirdin. Görecek günler var? Gördün. O görecek günler senin için sevgi değil, acı oldu. Canını canın yaktı. Yandın. Diri diri yakıldın. En nihayetinde eğdiler. ?Eğilmeyeceğim? diye dirensen de, ruhen eğdiler. Eğiksin artık. Eğik ve kırık. Ve yine de göz pınarlarınla savaş veriyorsun. Yutkunsan da, ?Ben bunları aşarım? desen de, Her yeni günün sabahında yeni umutlarla uyanma kararlılığından uzaklaşmamaya dirensen de, Seni eğiverdiler soğuk bir kış gecesinde siyah yıldızların koynunda. İnkâr neye yarar ki. Ezildin. Gururun kırıldı. Her şeyden önce kendi kimliğinde madara oldun. O mutluluk güvercini sevgi numarasıyla uçtu, yalan mutluluk vaatleri ile gözünü boyayanların tuzağına. Ardından baksan da, yok artık. Sen şimdi idare et ?aldırma gönül? sözleriyle. Teselli kadehin de, ?görecek günler var daha? olsun. Çek bir fırt daha. Yarasın anam. ?Ya sabır? tespihi çekerek. Yalan sevgilerinin uçuştuğu kelebekler dünyasına turla, paramparça olmuş yüreğini nasıl onaracağının çaresini arayarak.