Ülkemiz ve Orta Doğu yeni bir aşamanın eşiğine gelmiş gibidir. Önümüzdeki günler ve aylarda hayli sorunlu geçeceğini beklemeliyiz. Trump-Netanyahu başarısızlığı kabul etmedikleri ve konumlarını kaybetmemek için yeni bir kartı oyuna sokacaklar gibi görünüyor. Bu kartın doğal olarak bizi de etkilemesi kaçınılmaz olacaktır.
PKK sorunu açılımla ya da oldu bittiyle kabul ettirilirse yeni kart devreye girecektir.
Buradaki ikilemlerden birisinin halkın PKK açılımı konusunda alacağı tavıra göre şekilleneceğini söyleyebiliriz.
Birincisi, İran Kürtleri PJAK kartını oynamak bu şekilde İran’ı içten parçalamak şeklinde olacaktır. Bu kartın açılımı PKK’nın bitirilmesi ile mümkündür. Eğer İran’da bu kart etkili olursa veya olmazsa da Trump-Netanyahu ikilisi sonucu başarı gibi sunmaları ihtimal dahilindedir. Bu kart etkili olmasa bile İran ve Orta Doğu’ya nifak sokulmuş olacaktır.
Bunun sonuçlarının ne olacağı, açılıp açılmayacağı Türkiye, Irak ve İran’a bağlıdır.
Bizim ve Orta Doğu için bu kartın tehlikeli yanı başarılı olduğu takdirde İran ile sınırlı kalmayacağı son aşama olarak “Dicle-Fırat-Karun Havzası’nın İsrail topraklarına Kürt hareketi olarak katmak isteği” olacaktır. Bu son derece tehlikeli ve sonuçları yıkıcı hal alabilir. Bir sonraki aşama büyük İsrail Projesidir.
Bunun modelleri ve planlarını kağıt üzerinde kusursuz yapmış olabilirler ama SAHA FARKLIDIR. Bu coğrafyada kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmaz. Her an değişebilir, rüzgara göre de yön değiştirilebilir.
İkincisi, PKK her halükarda bitirilecektir ama yeni bir bela başımıza konacaktır. Geçmişte Ermeni olayı sonra PKK olayı çıkması gibi…
Bir örgüt feshedilirken yenisinin planlaması yapılmış ve piyasaya sürmeye hazırdır. Sadece zamanlama önemlidir.
Bunun için federasyon, Kürt halkının hamiliği, ekonomik sıkıntılar, zayıflatılmış ordu, çöken devlet mekanizmasına güvensizlik halkı ikna etmek için oluşturulan uluslararası kullanılan en iyi enstrümanlar olmaktadır.
İsrail ve Ukrayna’da savaşı yaymaya çalışmaktadır. Özellikle Ukrayna sahada etken değildir. Batı desteği olmadan başarılı olma ihtimali de gözükmemektedir.
Zelenski’nin liderlik özellikleri yoktur. Arkasına aldığı Batılı devletler ve Rusya korkusu desteği ile savaşı sürdürmektedir. Savaş Rusya korkusu üzerine kurulmuştur.
Karşısındaki PUTIN tam bir lider, milliyetçi, KGB’den yetişmiş, bürokrasiyi ve diplomasiyi bilen satranç oyuncusudur. Ömrü istihbarat ve karşı istihbarat ile geçmiştir. Zelenski ise SHOWMANdir. Ömrü sahnelerde ve gösteri sanatları ile geçmiştir.
Eğer yanlış kararlar alınırsa Balkanlar, Orta Doğu, Kafkasya, Arabistan Yarımadası’nın savaş cehennemine kısa ve lokal olsa da ihtimal dahilindedir.
Batı’nın Rusya tehdidi korkusu sanaldır. Fransa, Almanya’ya Rusların gelmesi için Polonya, Macaristan ufak devletleri geçmesi gerekmektedir ki şimdilik mümkün görünmemektedir. Rus halkı da refah ekonomisine girmiştir. Savaşla kazanımlarını kaybetmek istemez. Şu an bile ne Rus ne Ukrayna ne diğer halklar ne de Orta Doğu halkları savaş istemektedir.
Ukrayna halkı ve diğer savaştaki insanlar özellikle şu soruyu kendilerine sormalıdır, “Batılı ve ABD’nin verdiği destekle sürdürüyoruz. Elimize ne geçti? Ne kazandık?” Unutmayalım savaş hezeyanına kapılıp askerlik-liderlik taslayan, barışa uzak, LİDER (??!!?) yöneticilerin sonu, Hitler, Mussolini, Salazar, Markos, Batista, Franko, Osmanlı’da Deli İbrahim örneğinde olduğu gibi hüsranla bitecektir.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, NATO’ya alternatif olarak planlanmış bir anlaşmadır. Sünni-Şii Savaşı haline gelebilir. Bu da bölünmüş İslam Dünyasını daha da böler. İşte böyle bir duruma PJAK-Kürt hareketinin eklenmesi ihtimal dahilindedir.
Dikkatli olmazsak yeni bir terör örgütü savaşı içinde bulmamız an meselesidir. Bu topraklarda sorun şimdilik bitmez. Tarihe bakın. Bu kadar medeniyetin geçtiği, krallık, imparatorluk, şehir devletlerinin kurulduğu başka bir coğrafya var mıdır? İngiliz Devlet Adamı’nın dediği gibi “Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar değerlidir.”
Ancak insanlık ortak ideale kavuşup sosyal refah içinde yaşamayı öğrenebilirse barış içinde bir dünya düşünebiliriz.
Aksi takdirde yanlış politik hesaplar, çıkarlar bu toprakları daha tehlikeli, geri dönülemez kardeş kavgasına-kan davasına bulayabilir.
TURGUT SIDAL