Adliyeler yada diğer ve doğru tabiri ile adliye "sarayları" bir ülkenin , bir şehrin aynasıdır. Zira , o ülkenin o şehrin hukuka ve adalete verdiği değeri gösterir. Tüm gelişmiş ve medeni ülkelerde şehrin en güzel , en görkemli , en güvenli , en modern binası adliye binalarıdır.Çünkü hukuk herkes için vardır ve gün gelir herkesin "hak arama" ihtiyacı doğabilir. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin en açık özelliği yasama - yürütme ve yargı kuvvetlerinin birbirine müdahele etmemesi , daha doğrusu sistem gereği müdahale edememesidir. Kuvvetler olarak yasama - yürütme ve yargı eşittir. Fakat tüm demokrasilerde genel ve geçerli bir özellik vardır : " yargı , eşitler arasında önde gelendir". Yargının eşitler arasında önde gelen olmasının verdiği bir özellik olarak da medeni ve demokratik ülkelerde en iyi binalar adliye binalarıdır. İl merkezimiz dahil olmak üzere Zongudak`ın tüm ilçeleri yeni ve modern adliye binalarında hizmet vermektedir. Hatta yapılan adliye binaları o şehrin en güzel yapısı olma özelliğini taşımaktadır. Bir teki hariç : Ereğli Bir çok ilden fazla nüfusa sahip olma , en çok geliri elde eden şehirlerden birisi olma , en modern ve medeni şehirlerden birisi olma ile övünürken adliye binamızın durumu içler acısı bir halde . Yargı faaliyetlerinin hızlandırılması ve hakim- savcıların iş yüklerinin azaltılması amacı ile bir çok yeni mahkeme kuruldu ilçemiz adliyesinde . Ancak , bu mahkemeler kurulurken adliye binasının mevcut durumunun hiç göz önüne alınmadığı gözlemlenmekte. Gerçekten adliye binamızda bir çok hakim , duruşma salonu olmadığı için , odalarında duruşma yapmakta. Daracık ve bir mahkeme ve muhakeme havasını asla yansıtmayan bu odalarda ne kadar sağlıklı adalet hizmeti dağıtılabilmekte bu durum da tartışılır. Fakat asıl içler acısı durum koridorlara pima-pen`den yapılan "gecekondu" duruşma salonlarında hakimlerin adalet dağıtma durumuna düşürülmesi . Bu durum , ilçemizde adalete verilen değeri gerçekten yansıtmakta. Adliye`de bulunan ve ilçemizde çalışan 92 Avukatımıza ait Baro Odası `da artık yetersiz bulunmaktadır. Adliye çalışanları , yazı işleri müdürlerinden hizmetlilerine kadar 3 -5 m2 alanlarda çalışmak zorunda bırakılmakta. İlçe dahi olamayacak bazı "kasabalar" da Ağır Ceza Mahkemesi bulunmakta iken , Ereğlimizde Ağır Ceza Mahkemesi bulunmamakta. Ağır cezalık suçlardan yargılananlar Beycuma Cezaevi`nde yatmakta , vahim olan tarafı ise , sanık ve hükümlü yakınları Beycuma Beldesi`nin uzaklığı nedeni ile yollarda perişan ve kepaze olmakta. Ağır Ceza Mahkemeleri`nin özelliği gereği de şu hali ile Ereğli Adliyesi`nde Ağır Ceza Mahkemesi`nin kurulması , ancak bir hayalden öte anlam taşımamakta. Arazi sıkıntısı , Ereğli`nin coğrafi özelliği , kamulaştırma için arazilerin pahalılığı yeni adliye binasının inşası için en büyük "bahane" ler. Anlaşılan birileri Ereğli insanın modern binalarda adliye hizmeti almasını , inanılmaz bir özveri ile çalışan avukatlarımız , hakimlerimiz , savcılarımız ve adliye memurlarının daha çağdaş binalarda hizmet vermesini istememekte , yargının " eşitler arasında önde gelen " ilkesini kabul etmemek istemektedir. Ereğlimize hak ettiği değerin verilmediğinin en büyük göstergelerinden birisi adliye binamızın içler acısı durumudur. Demiştim ya ; adliye binaları bir ülkenin ve bir şehrin aynasıdır diye. Şehrimizde o aynanın sırmaları şu anda dökülmüş durumda. Vah canım Ereğlim benim ?.