ALAPLI`DA HAVA NASIL?
Eyüp BEKTAŞ
Havaların geç ısındığını söyleyenlerden biri olarak bu yorumda bulunduğumda, geçmiş yılları tek tek not eden bir dostum ?hayır yanılıyorsun, geçen yıl da aynıydı? dedi.
Gerçekten öyle miydi?
Öyle veya böyle de, havalar ağır ağrı ısınıyor.
Sıcaklık akla gelince tatil düşünülür nedense.
Tatil ve Karadeniz.
Karadeniz ve Akdeniz.
Karadeniz sahilinde yaşayanlar neden Akdeniz?e tatile gider ki?
Turizm denen gerçeğin Karadeniz?de bazı bölgeler dışında keşfedilmesinde ağır kalınması sonucudur ki, Karadenizli Akdeniz?e tatile gider.
Oysa; dünyayı yeniden keşfetmeye de gerek yok ki!..
Bu konuda lokomotiflik yapacak olan öncü güç yerel yönetimlerdir. Yerel yönetimi yönetenler ve yönlendirenlerin yaşama bakış açıları ve vizyonları turizm denen olgunun gelişmesine ya yardımcı olur ya da tamamen geri çevirir.
Karadeniz?de en önemli kavram budur.
Yaz mevsiminin kısa olması turizmin gelişmemesi olamaz ki.
Turizm sadece deniz midir?
Turizm konusundaki yetersizliğimizi görecek ve yaşadığımız bölgenin sosyo-ekonomik yapısına turizm sektöründen de katma değer sağlayacak olan hareket için çok yönlü ve çok kapsamlı programları gündeme getirmemizin zamanı geldi.
Bakınız Alaplı-Akçakoca arasında 25, Ereğli-Akçakoca arasında ise 40 kilometre mesafe var.
Akçakoca?da yaşam cıvıl cıvıl ve günün her saatinde ekonomi hareket halinde iken, Alaplı?da akşam saatleriyle birlikte bırakın ekonomiyi yaşam sona eriyor.
Neden?
Anlayış farkı.
Alaplı ile Akçakoca arasında bir köprü kurulamamasının bedelini öncelikle yaşamını Alaplı ekonomisine dayandıranlar ödüyor.
Alaplı Belediyesi plajının bile eski havası yok.
Deniz kenti Alaplı?da sosyal yaşama renk getirecek adımlar atılmadığı sürece de ilçe halkı akşam saatlerinde evine girer ve televizyon çocukları olarak, dayatılan medya yozluğunun tutsaklığına itilir.
Akçakoca ile arasındaki duvarları kaldırmalıdır Alaplı.
Bunun yol ve yöntemini de, yerel yöneticiler arayıp bulacak ve yepyeni bir yaşam tarzını ve bölgenin adım adım turizm sektörüyle tanıştırılmasını gerçekleştirecek radikal kararları almalıdır.
Peki bunu AKP?li bir belediye yapabilir mi?
Neden olmasın?
Bugün yaşamlarını turizm gelirleri ile sürdüren bir çok sahil kentinin belediyeleri de AKP?lidir.
O kentlerde başarılan neden Alaplı?da yaşam biçimi olmasın ki?
Tek gerçek vardır; turizm sosyo/ekonomik bir sektördür ve bu gerçeği dünyanın tüm ülkeleri kabul ederek turizm gelirlerini artırabilmek amaçlı bir çok akla hayale gelmedik yol ve yöntem denemektedir.
Bir tane doğru olduğuna (gerçi herkesin doğrusu da farklıdır ya) Akçakoca ile arasında 25 kilometre gibi kısa mesafe olan Alaplı?nın yüzü batıya döndürülmelidir.
Alaplı?da, unun, suyun ve şekerin çoktan hazır olduğunu görebilmek için coğrafi özelliklerine bir göz atmak yeterlidir.
Alaplı, denizin dışında Gümeli?deki Bacaklı Yaylası ile de ayrıca yayla turizmine kucak açıp, bu Allah vergisi avantajlarını ekonomiye kazandırarak, Ereğli?nin yatakhanesi konumundan kurtularak kendi ayakları üzerinde durabilecek güç olmalıdır.
Alaplı?nın mecazi anlamda ?şeytan? diye nitelenen uyanık halkı, çarşı merkezli küçük ticari hareketi çarşının dışında tüm alanlara yaymayı başardığında, kazanan sadece Alaplı?da olmayacaktır.
Başta Kdz. Ereğli olmak üzere çevre belde ve köyler de bu turizm hareketinin etkisinde kalarak, belki yıkılmaya dönük bir çok eski evi restore ederek pansiyon yapacak, unutulmaya doğru hızla koşan yerel kültürüne sahip çıkacaktır.
Alaplı ve çevresinde yerel yemek kültürünün unutulmayacağını ortaya koyarak ilk adım yapılabilir.
AKP?li belediye, yerel yemeklerin satışa sunulacağı ve bu yemeklerin tanıtılmasına dönük atılımlara imza atarak en azından bir adım atabilir.
Aklın yolu bir.
Bu akıl da Allah tarafından herkese verildiğine göre, bu aklı sosyo-ekonomik yaşamı korku ve baskı yönünde değil, sevgi ve paylaşma kültürü üzerinde kullandığımız da toplumun her kesimi hak ettiğini alabiliyor.
Karadeniz?in bir turizm bölgesi olduğunu ortaya koyan ilçeleri gidip görerek elde edilecek bilgiler bile yol ışığı olabilecek iken, yan gelip yatarak ?turizm mi tövbe estağfurullah günah günah? palavralarını sıkanların tatile gitmeye de hakkı yoktur.
Tatil bir kültürdür.
Ve bölgemizde denizi, havası, yeşili ile her mevsimde turizme hizmet edebilecek dünyanın en özel ve güzel bölgelerinden biridir.
Ama içinde iken biz kıymetini bilmeyerek, tatile Akdenizlere gidip duruyoruz.
Yorumlar