Fazla Çalışma Yasal tanımıyla,  Ülkenin genel yararları, yahut işin niteliği veya üretimin arttırılması gibi nedenlerle haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır.

4857 Sayılı İş Yasası,  1475 Sayılı İş Yasasının 35.maddesinden farklı  41.maddesiyle  fazla çalışma ve fazla sürelerle olmak üzere iki şekilde uygulanabilir çalışma biçimi ile, işçinin onayı dışında Bölge Müdürlüklerden  izin alınmaksızın yeni bir düzen getirmiştir.

 

Geçtiğimiz günlerde bir konuğum Fazla Çalışma ile ilgili“İşyerimizde fazla çalışma yapılıyor.Bu uygulamadan  Bölge  Çalışma Müdürlüklerinin de bilgisi var.Çünkü izin alınmadan Fazla Çalışma yaptırılamaz ”dedi.

 

Çalışma Hayatı içinde yıllarını vermiş konuğumun  esnek çalışma biçimini getiren 8 yıllık 4857 Sayılı İş Yasasının 41.maddesindeki değişiklikleri göremediğini  düşündüm.Bu bakımdan ÖNDER Gazetesinin Çalışma Hayatı ile ilgili bu sütunlarda  işçi ve işverenlere bizim de yapmaya çalıştığımız uygulama ve görüşlerimizle birlikte, karşılaştırmalı bilgi aktarmasıyla önemli bir görevi üstlendiğini görmekteyiz.

 

Madde hükmünün getirdiği bir başka değişiklik ise, denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi  bazı haftalarda 45 saati aşsa dahi fazla çalışma sayılmayacağı yolundadır.

45 saatin üstündeki her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.

 

Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırk beş saatin altında belirlendiği durumlarda kırk beş saate kadar yapılan çalışmalar ise  fazla sürelerle çalışmalardır.Fazla sürelerle çalışmalarda her saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmi beş yükseltilmesiyle ödenir.

Yeni yasa fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma olmak üzere iki çalışma  ile iki ödeme biçimi getirmiş yüzde elli, yüzde yirmi beş yükseltilmesiyle ücretin hesaplanması gerektiğini öngörmüştür.

 

Fazla Çalışma için ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüklerinden izin alınmayacak,işçinin onayının alınması yeterli sayılacaktır.

Serbest zaman;Yine madde hükmüne göre fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu sürelere ilişkin zamlı ücret yerine fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı,fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat on beş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilecektir.İşçi hak ettiği serbest zaman hakkından altı ay içinde çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmaksızın yararlanacaktır.İşçi bu istemini dilekçe ile işverene bildirecektir.İşveren serbest zaman istemini işin gereklerine uygun olarak belirlediği tarihte uygular.Ancak İşçinin  izin günlerinde veya tatil günlerinde serbest zaman kullandırılmaz.

Fazla Çalışmada Sınır ;Fazla Çalışma Süresinin toplamı bir yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamaz.Bu süre sınırı işyerlerine veya yürütülen işlere değil,işçilerin şahıslarına ilişkindir.Fazla çalışma sürelerinin hesaplanmasında yarım saatten fazla süreler 1 saat,yarım saatten az süreler yarım saate tamamlanır.

Fazla Çalışma Yapılamayacak İşler ;

Çalışma Süreleri  ile ilgili yazılarımızda da belirtildiği üzere Sağlık Kuralları Bakımından Günde En Çok yedi buçuk saat ve Daha Az Çalışılması Gereken İşlerde,

Gece Çalışmalarında,

Maden ocakları,kablo döşemesi,kanalizasyon,tünel inşaatı gibi yer ve su altı çalışmalarında,

 

Fazla Çalışma Yaptırılmayacak İşçiler;

18 yaşını doldurmamış işçiler,

Sağlıklarının elvermediği işyeri hekiminin veya sağlık kuruluşlarınca verilen raporla belgelenen işçilere,

Gebe,yeni doğum yapmış ve çocuk emziren kadın işçilere,

Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçilere fazla çalışma yaptırılmaz.

Fazla çalışma ücretleri ücret bordrolarında ve işçiye verilmesi gerekli ücret hesap pusulasında gösterilmesi gerekir.

İşçiye fazla çalışma yaptırıldığında ücretinin ödenmeyeceği yolunda sözleşme veya buna benzer imzalı yazılı beyan, İş Yasalarının ruhuna aykırı ve kabul edilemez baştan itibaren yok hükmünde bir belge sayılacaktır.YARGITAY Kararlarında da işçinin iş sözleşmesinin devam ettiği süreçte bu şekilde yapılacak düzenlemelerin yok sayıldığı KARARA bağlanmıştır.

Buna benzer bir başka olayda;Yargıtay Genel Kurul Kararına göre işveren işçiye fazla çalışma yapılmamasını yazılı olarak bildirmiş olsa bile işçiden fazla çalışma yapmak suretiyle yerine getirilebilecek bir işin istenilmesi durumunda bu çalışmanın fazla çalışma sayılması gerektiği yolundadır.YHGKK 03.03.1982.9-1703/932.

Fazla çalışma hakkı ile ilgili zaman aşımı süresi, beş yıldır.Madde hükmüne ilişkin “İş Kanununa ilişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği “06.04.2004 tarih ve 25425 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

Zorunlu Nedenle Fazla Çalışma; 4857 Sayılı İş Yasasının 42. maddesi,işçilere gerek bir arıza sırasında veya  bir arızanın çıkma ihtimalinin söz konusu olduğu durumlarda yahut da işyeri makine araç gereçlerinin bakım işlerinde acele işlerde,zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkmasında fazla çalışma yaptırılabileceğini öngörmüştür.İşçilerin tamamı veya bir kısmına yaptırılacak fazla çalışma sonucu uygun bir dinlenme süresi verilmesi zorunludur.

Normal fazla çalışma yaptırılması ile ilgili tüm hükümler zorunlu nedenle yaptırılan fazla çalışmalar için de uygulanacaktır.

 

Olağanüstü Nedenle Fazla Çalışma; Seferberlik sırasında ve bu süreyi aşmamak koşuluyla yurt savunmasının gereklerini karşılayan işyerlerinde de günlük çalışma süresi,Bakanlar Kurulu Kararıyla işçinin en çok çalışma gücüne çıkarılabilinir.

Bu durumda da işçinin ücret ve diğer hakları fazla çalışma’ya ilişkin 41.maddenin getirdiği hakları saklıdır.

4857 Sayılı İş Yasasının 41.maddesi ilgili esnek anlayışa paralel Bölge Müdürlüklerinin izni olmaksızın Fazla Çalışma yapabilme olanağı sağlanmasının İşçinin Korunması İlkesine uygun  olmadığını belirtmek istiyorum.İş Sağlığı ve Güvenliği açısından ilk denetime esas olacağını düşündüğüm Fazla Çalışma uygulamasının, Bölge Müdürlüklerinin iznine bağlı olması  yerinde bir düzenleme idi.

Değerli Okurlar… Bir okurum diyor ki;”Çok uzun yazıyorsunuz. Kısa ve başka konularda da yazın.”

Çok haklısınız. Uzun yazıların okunmadığını,okunamadığını biliyorum.Daha önce de ifade ettiğim gibi İş Hukuku Bireysel İş Yasalarının sistematiği içinde  konuları aktarır iken, yazılarımın ‘adı’nı dahi koymakta ne denli zorlandığımı ifade edemem.Amacım ilgili okurlara güçlük çıkarmak değil, bir yasal düzenlemenin  getirdiklerini aktarabilmektir. Bizim yazılarımızda hukuk kuralları içinde kısa yazma olanağı bulunmamaktadır. Var ise;     Tüzük ve Yönetmelik hükümleri, Yargı kararları mutlaka belirtilmelidir.Belki de şöyle düşünebilirsiniz. Ülkemin her köşesinde anaların,babaların, sevgililerin acılarının doruk yaptığı şu günlerde ÇALIŞMA YAŞAMINI anlatmanın anlamı yok sayılabilinir.İlimiz,ilçemiz ve köylerimizin hangisinin evinin ocağına ateş düşmedi.PKK denilen Terör örgütünün öldürerek acı getirmediği,ocak söndürmediği  ev kalmadı.Şimdi de eğitim ordusuna göz dikip sindirmeye çalışıp,güzel insanlarımızı kaçırmakla öç almaya çalıştığını görmemezlikten gelmek mümkün mü?.Yahut da Yurt dışında esen Arap Baharı gezileri.laiklik mesajları,vs... Kadın Haklarının yok sayıldığı,her gün birden çok cinayete kurban giden kadınlarımızın çığlık seslerini duymamak..Tüm Türkiye’nin sesi olup Füze kalkanına karşı Kürecik halkının direnişine karşı duyarsız kalmak mümkün mü?...Ancak  Emeğin Başkenti sayılan  Zonguldak ve Bölge illerinde 32 yıl gibi bir süre görev yapmanın sorumluluğu içinde İş Hukuku düzenlemeleri çerçevesinde işçi ve işverenlere seslenmek üzere yola çıktık.Bu yolda devam etmek istiyorum.

 

Sevgiyle, Sağlıklı Kalınız.

 

 

fozturk.01@ hotmail.com