Çağdaş İş Hukukunun temel amaçlarından biri. işçiyle kurulan İş Sözleşmelerinin sürdürülebilir nitelikte olmasını sağlamaktır.
Anayasanın 48.maddesinin getirdiği Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir.hükmüyle sözleşme yapma serbestisi, Anayasal Güvenceye bağlanmıştır.
Ancak Ülkemizde geniş bir alana yayılan küçük işletmelerde ve tarım sektöründe çalışanlarla işverenler arasında kurulan iş ilişkilerinde İş Yasalarının aradığı amir nitelikli yasaklayıcı ve zorunlu iş sözleşmesi yapılması ile ilgili hükümlere uyulmadığı bilenen gerçeklerdendir.
Çocuk,genç işçiler ve kadın işçilerle ilgili İş Sağlığı ve Güvenliği açısından korunmaya ilişkin yine Anayasanın 50.maddesinde Kimse yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalıştırma şartları bakımından özel olarak korunurlar denilmektedir.
Bu bakımdan Yasa koyucu yapılacak iş sözleşmelerinde bazı durumlarda yasaklar,bazı durumlarda da iş sözleşmesi yapma zorunluluğu getirmiştir.
Gerek Anayasa, gerekse AB Uyum Yasaları ile ILO Sözleşme hükümleri uyarınca düzenlenen Yaş Küçüklüğü,Cinsiyet,Sağlık ve Yabancılar ilgili Yasaklarla, koşullara göre iş sözleşmesi yapma zorunluluğu getiren konulara 4857 Sayılı İş Yasası geniş bir biçimde yer vermiş,yönetmeliklerle de uygulama açıklığa kavuşturulmuştur.
Yaş Küçüklüğü ile ilgili 4857 Sayılı İş Yasasının 71.maddesine göre, On beş yaşını doldurmamış çocuklar çalıştırılamaz.Ancak, Yasa hükmü On dört yaşını doldurmuş ve ilköğrenimini tamamlamış olan çocuklar bedensel,zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabileceklerini istisna kılmıştır.
Yine Yasa maddesine göre Ağır ve Tehlikeli İşlerde on altı yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçiler,
On sekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçiler Yer altında ve su altında çalıştırılmaları yasaklanmıştır.Dolayısıyla bu durumda olanlarla iş sözleşmesi yapılamaz.
Cinsiyet Ayrımcılığı konusundaki görüşlerimizi ve eleştirilerimizi daha önce ifade etmeye çalışmıştık.Ancak Yasada 72.madde hükmü yürürlükte olduğu süre için, Kadınlarla yer altı ve su altındaki işler için iş sözleşmesinin kurulamayacağı ve yapılacak sözleşmelerin geçersizliğinin bilinmesi gerekmektedir.
İş Sağlığı ve Güvenliği konularının incelenmesinde de yer verilecek sağlık konusu ile ilgili birincil koşul Sağlık Raporunun alınmasıdır.On dört yaşından on sekiz yaşına kadar çocuk ve genç işçilere işe alınmadan önce sağlık raporu alınması ve 6 ayda bir yinelenmesi ön koşuldur.
Ağır ve Tehlikeli İşlerde çalıştırılacak tüm işçilerin de işe başlamadan ve en az yılda bir defa çalıştıkları işlerde elverişli oldukları yönünde sağlık raporu alınması ,sağlık raporu olmayan işçilerin işe başlatılmamaları veya daha sonraki süreçte olumsuz sağlık raporu alınması durumunda da işçinin aynı noktada çalıştırılmamaları gerekmektedir.
Ülkemizde 2003 yılına kadar yürürlükte bulunan 11.06.1932 tarihli 2007 Sayılı Türkiyedeki Türk Vatandaşlarına Tahsis edilen Sanat ve Hizmetler Hakkındaki Yabancılarla ilgili Kanun yerini, 4817 Sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkındaki Yasaya bırakmıştır.Bu yasaya göre ülkemizin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe bağımlı veya bağımsız çalışmaya başlamadan önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından izin alınması zorunludur.
İş Sözleşmesi Yapma Zorunluluğu konusunda ise; İşverenlerin Özürlüler,Eski Hükümlüler,Terör Mağdurları,İşyerinden Malulen Ayrılanlar,Askerlik veya Yasal Ödev nedeniyle İşten Ayrılanlar,Toplu İşten Çıkarılanlar,Hastalık nedeniyle İşten Çıkarılan Gazeteciler,Sendika Kuruluşlarında Görev Alanlar,İşyeri Hekimleri ve Teknik Personel ile İş Sözleşmesi yapma yükümlülükleri bulunmaktadır.
İşverene yasal koşullar oluştuğunda iş sözleşmesi yapma zorunluluğu yükleyen özürlüler,eski hükümlüler,terör mağdurları ,işyeri hekimleri ve teknik personel işyerine yeni işçi alımını öngören yasal hükümlerdir.Bunun dışında Malulen,Askerlik,Toplu İşten Çıkarılan,Gazeteciler,Sendika yöneticileri ile ilgili hükümler ise, işyerinde çalışmakta iken yukarıda sayılan nedenlerle işten ayrılan işçilerdir.
Yasal Düzenlemelere genel olarak bakıldığında İş Sözleşmeleri, yasanın aradığı şekil şartlarına,emredici genel hükümlere,kamu düzenine,ahlak kurallarına aykırı ve üstlenilen işin yapılması imkansızsa geçersiz sayılmaktadır.Bu nedenle Borçlar Kanununun 19.ve 20 madde hükümleri iş sözleşmelerinin kurulmasında ve geçerliliğinde göz önünde bulundurulması gereken hükümlerdir.
Ayrıca Hukuken geçersiz İş Sözleşmesi kurulmuş ise, işçinin geçmişe yönelik hakları ile iş sözleşmesinin devamlılığı konularının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bir iş sözleşmesi geçersiz ise, işçinin sözleşmenin kurulduğu tarihten geçersizliliğin belirlendiği tarihe kadar geçen süreçte doğan hakları ne olacaktır.?Çalışma Hayatı içinde uygulamada en çok karşılaşılan sorunlardan biri de geçersiz iş sözleşmeleri ve sonuçta taraflar arasındaki uyuşmazlıklardır.Geçersiz iş sözleşmesi karşısında işçi iş yasalarından ve sosyal güvenlik açısından kazanımlarını kaybedecek mi ? Yoksa işverenden hiçbir hak iddia edemeyecek mi? Bütün bu soruların cevabını verebilmek için uygulamacılara,denetim makamlarına ve yargı organlarına her dönem değişik yasal düzenlemelerle çözüm üretilmeye çalışılmıştır.Bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, işçinin geçmiş haklarının korunması gerektiği yolundadır.
İşçi ve İşverenlerin de kurulacak iş sözleşmelerinde geleceğe yönelik uyuşmazlıklarla karşılaşmamaları için;
İşe alınacak işçilerden Nüfus Cüzdanı fotokopisi, İkametgah Senedi,Onaylı Diploma fotokopisi,Kan grubu kartı,Sürücü Belgesi fotokopisi(isteniyor ise),Askerlik durumu ile bilgiler.(erkek ise),Sağlık Raporu,Adli Sicil kaydı,Evlilik cüzdanı fotokopisi( evli ise),Bonservis vs,İşyerinin çalışma konusuna göre istenilecek diğer belgeleri önceden almaları gerekmektedir.İşçinin de işyeri ile ilgili hakları saklıdır.
İş Sözleşmesi yapma yasaklarına karşın,taraflar arasında sözleşme yapılmış ise, Sözleşme geçersizdir,Ancak İşçinin geçmişten doğan haklarının korunması ve verilmesi İş Hukukunun genel esprisine uygun düşecektir.
Ağır ve Tehlikeli bir işte, İş Sözleşmesinin kurulduğu tarihte işçi 15 yaşında , geçersizliğin tespit edildiği tarihte 18 yaşını bitirmiş ise bu işçinin iş sözleşmesinin sona erdirilmemesi gerekir.İş Hukukunun İşçinin Korunması Temel İlkesine uygun olarak iş sözleşmesinin, geleceğe dönük de geçerliliği kabul edilmelidir.
Öte yandan yasanın öngördüğü geçersizlik halleri dışında taraflar iş sözleşmesinin kurulduğu tarihte hile, tehdit ve iradeyi sakatlayan durumlarla karşı karşıya kaldığında sözleşmeyi tek taraflı feshetme yetkisine sahiptir.Bir işçinin yüksek mühendis olduğunu söyleyerek iş sözleşmesi kurulduğu ve işe başladığı, daha sonra öğrenim durumuna ilişkin belgeleri getirememesi ve gerçeğin ortaya çıkması gibi durumlarda iş sözleşmesi tek taraflı feshedilir.İşverenin de işyeri koşulları konusundaki verdiği bilgilerde işçiyi yanıltıcı durum ortaya çıkar ise işçi de tek taraflı iş sözleşmesini feshedebilir.
Bir başka Örnek vermek gerekir ise,yaşı nedeniyle Ağır ve Tehlikeli işte çalıştırılmaması gereken bir işçinin işe başlatılmasından sonra olay tespit edildiğinde işverence gece işlerinde çalıştırmamak veya sağlığına uygun hafif işlerde görevlendirmek suretiyle iş sözleşmesinin devamı sağlanabilinir.
Böylece İş Sözleşmesi sona erdirilmemek suretiyle İŞ GÜVENCESİ sinin getirdiği ilkeler ile birlikte,bir şekilde işverenin İşçiyi Koruma Borcu yerine getirilmiş olacaktır.
Sevgiyle,Sağlıklı kalınız.
fozturk.01@ hotmail.com