Bir şehri, şehir yapan, o şehrin yöneticilerinin uygulamalarıdır.
Kdz. Ereğli, ülkenin ağır sanayisi demir çelik  ve kömür üretimi ile işçi hareketlerinin olduğu, yaşam biçimi olarak Cumhuriyete bağlı, demokrat bir ilçemiz.
Ancak son dönemlerde ilçe belediye başkanı, hem kendi çevresiyle, hem de iktidar partisi temsilcileriyle kavgacılığı ve yaptığı uygulamalarıyla sıkça gündeme geliyor.
12 Haziran 2011 Milletvekili seçimlerinde kendisi aday olamayan Belediye başkanı ‘’Ben aday olamadım eşim aday olsun’’ diyerek eşinin milletvekili adayı olmasını sağladı. Ancak seçimleri kazanamadı.  Bunun üzerine başkan hırçınlaşmaya başladı.
Partisi tarafından da yalnız bırakılan ilçe belediye başkanının son uygulamaları da tepki almaya başladı.
Erdemir ile yaşadığı kavga, ilçedeki yaşamı da olumsuz etkilemeye başladı.
Ereğli Belediyesinin, Bozhane'de liman içinde yıllar önce yaptığı  Balıkçı lokantaları şehrin en önemli sosyal yaşam alanı haline geldi.
Balıkçı  lokantaları  çevre il ve ilçelerden gelenlerin de uğradığı bir yer haline geldi.
Bir çok  muhafazakar  belediye tarafından içkili yerler kapatılırken veya  ‘kırmızı çizgilere’ çekilmek istenirken, Kdz. Ereğli Belediyesi de kendisine yeni bir rol biçiyor.  Kdz. Ereğli, laik, demokrat yapısı ve yaşam biçimiyle önemli bir bölgemiz.
Ancak belediyenin yaptığı son uygulamalar, Balıkçı lokantalarını ‘’Ruhsatsız’’ olduğu gerekçesiyle mühürlemesi, sosyal çevrelerce tepkiyle karşılandı. Ancak ses çıkmadı. ‘’Kol kırılır yen içinde kalır’’ anlayışı benimsendi.
Belediye başkanı buraları kapatmakla ne yapmayı amaçlıyor,  anlaşılır gibi değil.
Bir çok il ve ilçede iktidar partili belediyelerce  içkili yerler ‘Kırmızı çizgilerle’ belirlenip sosyal yaşam yeniden dizayn ediliyor.  Kdz. Ereğli’de ise CHP’li olduğunu sanan bir belediye başkanının bu uygulamaları hem kendisine hem de partisine zarar veriyor.
Belediye başkanı acaba bu uygulamaları ile iktidar partisi AKP'ye mi göz kırpıyor.
Kdz. Ereğli Belediyesi uygulamalarıyla çağdaş ve sosyal belediyecilik anlayışından uzaklaşıyor. 
Balıkçı lokantalarını savunmuyorum. Bu işyerlerinin mühürlenip kapatılması da ilçenin sosyal yaşamına darbe vuruyor.

-SORUN ÇÖZÜMLENMELİ-

''Balıkçı  lokantaları'' konseptini uygulamaya sokan kim?  Bu  işyerlerin inşaatına kim izin veriyor? Belediye. O zaman belediye buraları niye zamanında ruhsatlandırmadı.  Bu sorun en kısa sürede çözülerek ilçenin sosyal yaşam alanı  yeniden yaşatmalı.

BALIKÇI LOKANTALARI KENDİLERİNE ÇEKİ DÜZEN VERMELİ

Kdz. Ereğli’nin sosyal yaşam alanı haline gelen, gece manzarası ile konuklarına hoş anlar yaşatan Balıkçı lokantaları da kendilerine çeki düzen vermeli.
Bu lokantaların çalışanları kılık kıyafetlerine özen göstermeli. Lokanta sahipleri hijyen koşullarına uyulmalı. Lokantalara girip çıkarken bu işyerlerin mutfaklarını da görüyoruz. Mutfaklarda hijyen koşulları hiç yok gibi.
Böyle olunca da müşteri gelmiyor. İşyeri sahipleri bunları da düşünmeli. İş yerlerinin kapanmaması için fırsat vermemeli.
Buradaki işyerleri tek şirket altında ortaklık kurmalı. Böylece sermayelerini güçlendirerek, daha güzel işletmeler kurabilirler,  daha geniş işyerine sahip olurlar.