Uzun zaman olmuş klavyenin başına geçip  kelimelerle , cümlelerle sarmaş dolaş olmayalı.

Bir arkadaş “ Al iki bira geç klavyenin başına “ demişti. Yok yok bira almadan da yazabiliyorum. Meğer epey bir konu birikmiş. Hangi birini anlatsam diye düşündüm durdum, düşündüm durdum….

Yok bulamadım…. Karar veremedim….Acaba meslek hastalığına mı yakalanıyorum. Malum düğün organizasyonu yapıyorum. Gelin adayları hep kararsız hep kararsız …Gerçi haklıda görmek lazım. Her gün evlenilmiyor ki …. En özel anlarını yaşayacaklar, her şey çok güzel olmalı. , kusursuz, mükemmel olmalı. Ama yok böyle bir kusursuzluk emin olun. Gelin yada damat adayı için kusursuz bir düğün misafirlerden biri için güzel olmayabiliyor.

Kusursuz diye bir gerçek yok aslında. Kusursuz bir eş, kusursuz bir sevgili kusursuz bir hayat … nerdeeeee….. Beklemeyin , hayal etmeyin böyle bir düşü.

Düşünsenize her isteğinize evet diyen bir sevgili veya eş . Tartışmayan, karışmayan, tepkisiz , sedece evet diyen bir kişi. İnsanın canı sıkılır bu ilişkide ya. Yorulma yok, mücadele yok, emek yok….

Kusursuz diye bir gerçek yok. Bunu yaşadığım her gün bir kez daha anlıyorum. Ve şunu çok iyi biliyorum ki ben hayatı kusurlarıyla seviyorum. Çalkantılarıyla, gelgitleriyle, yıkımları ve mucizeleriyle seviyorum.

Yeri geliyor sövüyorum ana  avrat. Sonrada gülüyorum. KUSURSUZUM maskesini takıp karşımda naralar atanları seyretmek beni inanılmaz eğlendiriyor. Sizide eğlendirmeli. Göreceksiniz o kusursuzlar çok kısa zamanda kusurlarının içinde boğulmamak için çırpınacaklar. İşte o zaman onları seyretmek inanılmaz bir keyif.

Sevmek gerekiyor. Sinirli halimi seviyorum, şekilsiz burnumu seviyorum, ayva göbeğimi seviyorum, çok konuşmamı, bazen hiç konuşmamamı seviyorum, kazık kadar kadın olsam da topuklu ayakkabı giyemeyişimi seviyorum ( giydiğimde çok kırıtıyorum da ) , spor ayakkabılarımı seviyorum, görmekle görmemek arasına geldiğim anları seviyorum, arada da olsa yaptığım sakarlıklarımı seviyorum, Gözümün içine baka baka  yalan söylere bile kızmıyorum. Hayatın içinde oldukları için hayatı sevdiğim için , hayatın hatırına onları seviyorum.

Kusursuz hayat yok biliyorum. Bugün salya sümük ağlasam da yarın kahkaha atacağımı biliyorum.  Bugün kahkaha atarken yarın ağlayabileceğimi de biliyorum.

KUSURSUZ  bir hayat can sıkıntısından başka ne verir ki  kişiye. Her şey istediğin gibi toz  pembe. Peki diğer renklerin tadını nasıl alacaksın. Siyahı, griyi görmeden pembenin ne anlamı olacak.

Hayata içten gülebilmenin formülünü buldum geç te olsa. Hyatın ve kendimizin kusurlarını sevebilmek.

Başa çıkamıyormusun , ağırmı geliyor. Bir an dur … sakinleş…. Bağır bağırabildiğin kadar …. Söv sövebildiğin kadar…. Sonra tekrar dur. … sakinleş…. GÖRECEKSİN  hayat kusurları ile güzel, sen kusurlarınla güzelsin.