İktidarın dış politikadaki yanlış tercihler ülkenin başını ağrıtmaya ve yeni sorunlar yaratmaya devam ediyor. Şeytanla iş birliği yaptığın sürece de bu sorunlar daha da artarak devam edecek.

Öyle Davos’larda esip gürlemekle ‘’Van minüt’’ demekle dış politika olmuyor işte.

Türkiye’nin terörle mücadelesinde Suriye sana bölücü terör örgütünün liderini ülkesinden atarak ve sonucunda da yakalanmasıyla destek verdi.

‘’İleri Demokrasi’’ açılımı ile sana ülkesindeki 100’den fazla terör örgütü üyesini teslim etti.

Bir süre Suriye Devlet Başkanı Beşir Esad ile çok iyi dost oldun. Ee ne oldu da bu dostane ilişkiler bozuldu.   Dost göründüğün sonra da ABD’ye destek vererek  Mısır’da, Fas’da, Libya’da Mübarek’i, Kaddafi’yi devirdin. Şimdi o ülkelerde kan ve gözyaşı var. Müslümanlar birbirini yok etmeye çalışıyor.

Sıra Suriye’de.  Ama Suriye çetin ceviz çıktı. Radikal İslamcılar ve anti emperyalistler tarafından ‘’Şeytan’’ diye adlandırılan ABD ile işbirliği sonucu bu ülke ile olan ilişkiler de 180 derece geriledi.

Neymiş efendim Şeytan, Suriye’ye demokrasiyi getirecekmiş. Suriye’de insan hakları yokmuş, demokrasi yokmuş… Suriye’de bunun için Esad rejimi yıkılmalıymış. Peki senin ülkende insan hakları var mı? Senin ülkende demokrasi var mı? Dün 24 Temmuz idi.  24 Temmuz nedir?  Sansürün kaldırılışı…Peki senin ülkende sansür var mı? Var. Oto sansür var mı? Var. Muhalif gazeteleri vergi cezası adı altında dizayn ettin mi? Ettin. Muhalif gazeteciler nerede?  Senin hakkında kitap yazan, cemaatle ilgili kitap yazan yazarlar ve gazeteciler nerede?  Silivri Toplama Kampında. Şeytanla iş birliği yapmak istemeyen komutanlar nerede Silivri’de, Hasdal da…

Ee gelelim Suriye’deki son duruma…

Günlerdir aylardır ABD ve yandaşları Suriye’ye müdahale etmek için zaman ve zemin arıyor.  Bu arada ne oldu. Suriye senin uçağını düşürdü. Gerçi daha onun da düşürdüğü belli değil ya. Öyle olsun. Biri astronot adayı iki genç subayımız Akdeniz’in sularına gömülerek şehit oldu. Gol bir.

Ne yaptın, estin gürledin. Savaş çığlıkları attın. Olmadı.

Geçtiğimiz cuma günü ise  Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin ağırlıklı olduğu bir çok şehirde yönetimi kim ele geçirdi. Bölücü terör örgütünün Suriye’deki silahlı uzantıları.  Hem de Esad’a ve şeytana gol atarak.  Esad, o kentleri onlara bırakmadı, onlar ele geçirdi. Oldu mu sana  iki sıfır.

O zaman verirler kucağına nur topu gibi ‘’Kuzey Suriye’’ isimli çocuğu… 

Ee sen ne yapıyorsun.  Hani büyük devlettin. Aradan geçen dört gün sonra güvenlik konusunda toplanıyorsun. Yine esip gürlüyorsun. Aradan geçen 4 gün boyunca Suriye’deki bu şehirlerin yönetimi ele geçirenleri göremiyorsun. Gazeteler yazdıktan sonra toplanıyorsun. Esiyorsun gürlüyorsun.

Peki muhalefet ne yapıyor. Ana muhalefet her zamanki gibi kendi derdinde kurultayı bitirdi, MYK ile uğraşıyor. Büyük gürültüler kopartması gereken milliyetçilerimiz ne yapıyor. Onun da sesi çıkmıyor. Payandalığa devam.

Alın oynayın bakalım kucağınıza verilen ‘’Kuzey Suriye’’ ile… Kim verdi bu çocuğu elinize. Kuzey Irak yönetimindeki Barzani mi, yoksa BOP Eş Başkanı ABD mi, yoksa Esad mı?

Irak ta, Suriye’de Kürt bölgeleri, şimdi sıra kim de