Gözlerini kapar mısın lütfen.
Sımsıkı.
Taş çöksün gözkapaklarına.
Fiziki acılar yaşa.
Ama o gözlerini açma.
Fırtınanın ıslıklarında karlar yağsa da,
Bedenin üşüse de,
Açma gözlerini.
Bu an çok önemli.
Şiddet ve korku sinsin bedenine.
?Acaba?? sorusuna yanıtlar arasan da açma.
Tüm cesaretini topla.
Tamam mı?
O halde birinci seansa başlayalım.
Koy CD?yi.
Edip Akbayram?dan olsun.
Son CD?si son.
Adı mı?
?Söyleyemediklerim? yazıyor üzerinde.
Her şeyiyle orijinal.
Başladı mı söyleyemediklerini konuşmaya.
Harika.
Enver Karagöz?ün şiirinden alıntı ha.
Bu sözler de Akbayram?ın sesinden öyle bir dinlenir ki.
Sevda tadında.
Koskocaman bir yürek.
Ve dostlukla.
Başladı bak ?Ben hep on yedi yaşındayım?
Demir kapının her açılışında, her ayak sesinde,
İçime sığmaz yüreğim?
Her türlüsünü yaşadım acının ve ızdırabın,
Yalnız seni özlerken kendimi yenemedim
Bir seni beklerken kendimi yenemedim.
Çünkü senden gayrısı haram?? sözlerini şiir tadıyla sunarak ve devam ediyor türküsüyle:
?Şu Metris?in önü bir uzun alan,
Yalnız seni sevdim, gerisi yalan?
Cigara çekmedi canım hiç, çıkarken havalandırmaya,
Olmadı avluda atılmış voltam hiç,
Hele masmavi bir denize atılmış voltam hiç?
Hiç mi hiç?
İçeride bıraktım dünyayı parmaklıklarla bölünmüş olarak?
Görmeye alışık gözleri ve senin için yazdığım şiirleri,
Sözleri, sana olan aşkımı?
Defterlere değil metrisin duvarlarına yazdım,
Uykusuz geçen gecelerde akıllara zarar?
Kıramazdı beni duruşmalarda kırılan kalem,
Senin görüşlere gelmeyişin kadar?
Şu Metris?in önü bir uzun alan,
Bir tek seni sevdim, gerisi yalan?
Parmaklıkların elime bulaşan pası,
Havalandırmadan gelen helâ kokusu?
Işıksız ve ufuksuz hücremde, gözlerim kuvvet kaybındaydı?
Bir şişin ucundaydı ölümün kokusu ve özgürlük kravatlıların avucundaydı?
Bir kazaydı gelişin ya seni sevişim??
O Bir Masaldı?
On yedi yıl, on beş gece bir ranzaydı yattığım? ?
Sen anladın mı bu sözleri şimdi?
Parmaklık ve özgürlük.
Parmaklık ve yaşam.
Parmaklık ve yarım kalan aşklar.
Parmaklığın önünde ve arkasında kalan sırlar.
Yani senin kimliğin.
Kimi zaman düşürüp serseri ayakların altında son anda bulup kurtardığın seceren.
Tükürüklerinle silip süpürdüğün.
Yeminler edip ?sil baştan? yaptığın anlamsızlıklarının aynası içi çok dolu kafa kağıdın.
O sadece birini sevdi.
Ağustosların yirmiyedisinde günbatımlarında tuttu kırmızının kulpundan.
Sabahlarında günışığındaki gökkuşaklı yıldızları sevdi.
Zencefillerin tadında seni aradı.
Ve hiç usanmadı.
?Şu Metris?in önü bir uzun alan,
Bir tek seni sevdim, gerisi yalan??
Ondört ihanetli yılların öfkesi elbette bir gün taşacak.
Önüne çıkanı da silgisiz silerek koşacak Gönen?in sabahlarına telefon tellerinden düşen aşk ateşiyle.
Belki sorgulayacak sevgisini satan sevgisizi.
Belki de, ?değmezmiş? de diyebilecek.
Bu ses çok güçlü.
Yiğitliğin sesi bu.
Yüreğin ve ilkeliliğin sesi.
?Şu Metris?in önü bir uzun alan,
Bir tek seni sevdim, gerisi yalan??
Yorumlar