Günümüz Türkiye’sinde “tehlikenin farkında olup da” doğruları dile getirmek gerçekten çok ama çok zordur.
Bıçak sırtında yürümek gibidir.
Siz bakmayın öyle düşünce ve ifade özgürlüğü gibi güzel sözlerin kim ya da kimler tarafından söylendiğine.
Hiç fark yoktur.
Gücü eline geçirenin düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı göstermesi o andan itibaren geçmişte kalmıştır. Hatta tam aksine nefret ettiği ama bu nefret ve öfkesini kendi içine hapsettiği bir gerçeğidir.
Ne sağcısı ne solcusu demokrat değildir.
Demokrasinin d sinden bile nasiplenmemiştir.
-
İşte en son örnek Yılmaz Özdil.
Kellesini aldılar.
Kim aldı?
İnandığı ve bu inancı gereğince doğruları ifade ederek uyardığı çevreler aldı kellesini.
Ve çok sevindiler.
DEM’liler ile birlikte halay çekiyorlardır şimdi.
Hey gidi Türkiye hey!
Daha neler göreceğiz bakalım!
*
Yılmaz Özdil yine mesleğini yapacak.
Yine okurları ile buluşarak, ülkemizi bekleyen tehlikelere işaret edecek.
Arkadaşın arkadaşı satmaması vurgusunda bulunduğu son konuşmasını izlerken geride kalan onca yıla göz attım.
Siyaset ne kadar kirli.
Ne kadar utanç verici.
Ne kadar halktan kopuk.
Ve ne kadar faşist!
Yukarıda vurguladığım gibi, halkı halk değil, gücü eline geçirenler ve yandaşları yönetiyor.
Bu nedenle sevgisiz ya.
Siz hiç bir genel başkan ve avanesinin merkez yoklaması ile aday belirlemesinin antidemokratik olduğunu açıkça söyleyip savunana rastladınız mı?
Herkes emret efendimci.
Çünkü, o genel merkeze karşı bu uygulamanın yanlış olduğunu ilan edip söz söylese, önü kesilecek.
Genel merkezin öyle bir sopası var ki, siyasetini bitirir.
Yok eder.
Kovar!
*
Ülkemiz zorlu bir sürecin içinden geçerken “köprüden önce son çıkış” diye korkuları olanlar, yine yeni bir oyun ile karşı karşıyadır.
İsimler değişir.
Yer mekan değişir.
Ama sonuç değişmez!
Arada çırak çıkan da, hep bu ülkenin yurtsever insanları olur.
Dün bunlar söylendi inanılmadı.
Bugünde söyleniliyor ve yine “sustur” deniliyor.
Neymiş düşünce ve ifade özgürlüğüymüş.
Bu gidiş gidiş değil.
Ötekileştirerek kim büyümüş ve zafere ulaşmış ki?
*
Tehlikenin farkındayım ve Yılmaz Özdil’e yapılanları ülkemizin geleceğinin önüne atılmış bomba olarak görüyorum.
Gördüğüm tehlikenin boş çıkmasını da çok isterim ama.
Yok!
Ustası ne ki, çırağına güvenelim.
#yılmazözdil #sözcügazete #gazeteciler #tgc