Biz kısaca BM diyoruz, dünya milletleri UN diyorlar.

Bırakın haritada yerlerini bulabilmeyi, isimlerini söylerken bile zorlandığımız ülkeleri de arayıp bulmuşlar, 193 ülkeyi defterlerine yazıp üye yapmışlar, kendi hesaplarına göre açıkta kimseyi bırakmamışlar.

Siz kimsiniz, ne iş yaparsınız, diye sorduğunuzda,

Uluslararası barış ve güvenliği koruruz, devletler arasında dostane ilişkileri geliştiririz, insan haklarını ve uluslararası işbirliğini destekleriz, ayrıca üye ülkelerimizden oluşan küresel hükümetler arası da bir örgütüz diyorlar.

İkinci büyük savaş sonrasında “savaşların tekrarlanmasını önlemek için kurulduk” diye de ekliyorlar.

Söylediklerine anlattıklarına baktığınızda, bu örgüt dünya milletlerinin hamiliğini üstlenmiş diye düşünüyorsunuz, böyle olunca da aklınıza iyi ki varlar, Allah bunlardan razı olsun demekten başka bir şey gelmiyor.

Kuruluşlarının üzerinden 80 yıldan fazla bir zaman geçmiş.

Uluslararası barış, dostane ilişkiler, işbirliği falan güzel albenili sözler de.

Lakin bunların kurulduğu 1945 yılından buyana geçen 80 yılda, ilaç olsun diye dünyada savaşsız tek bir yıl dahi geçmemiş.

Kendi içlerinde Güvenlik konseyi adını verdikleri, on beş üyeli bir kurulları daha var.

Matruşka misali, birde bu kurulun içinde beş demirbaş üyeden oluşan daimi üyeler var. Bunlar oranın beşibiryerdeleri.

Çin, Fransa, Rusya, İngiltere, ABD.

Bu beşibiryerdelerin bir tanesinin bile herhangi bir şeye hayır demesi, yani herhangi bir kararı veto etmesi ile akan sular bile durur, diyorlar.

Diyorlar demesine de daha yakında Irak savaşında diğer üye ülkeler.

Güvenlik konseyinin daimi üyeleri ABD ve İngiltere’ye yapmayın etmeyin demişlerdi de bu ikisi hiç oralı olmamıştı.

Dünyanın güvenliğini sağlayacak olan bu iki kafadar,

Saddam’ın elinde nükleer silahlar var, dünya için tehlikedir kumpasıyla yüz binlerce insanı öldürüp Irak’ı parça parça ettikten sonra pardon ya aradık taradık bulamadık yokmuş diyerek aradan sıyrılmamışlar mıydı?

Şimdi de İran’da nükleer silahlar var bahaneleriyle binlerce insanı öldürüyorlar.

Bu sefer çeperine tek bir yancı dahi bulamayan aklına, beyninden daha çok bazı uzuvlarının hükmettiği, ABD nin başındaki, pelüş kafalı garip canlı kimseyi dinlemiyor.

Aklının gerisinde küçük çocuklarla ilgili nasıl bir saplantı varsa, işe önce 200’e yakın çocuğu topluca katlederek başladı.

Birleşmiş Milletler denilen örgütün kitabında hala Uluslararası barış ve güvenlik, dostane ilişkiler, insan hakları gibi şeyler yazıyor.

Dünyadaki tüm nükleer silahlara karşı olduklarını iddia eden BM örgütünün daimi üyeleri.

Şunda veya bunda nükleer silah var söylentisinin arkasına sarkarak o ülkenin üzerine çökerken.

Dünyanın en fazla nükleer silaha sahip ülkeleri de ABD, Çin, Fransa, İngiltere ve Rusya olabiliyor.

İşin aslı uzun lafın kısası

Yok, şu kadar üye ülkeymiş, yok güvenlik konseyiymiş, yok güvenliğin teminatı daimi üyelermiş falan derken

ABD, geçin onları âlemin kralı benim, dünyanın güvenliği bana emanet! Diyor.

Eğlenmek için İran’a bomba yağdırıyor, çoluk çocuk ayırmaksızın katliam yapıyor.

Böylece 193 üyesiyle dünya güvenliğinin, savaş karşıtlığının teminatı olduğunu söyleyen örgütten, dönüp dolaşıp tek bir kişinin astığı astık kestiği kestik noktasına kadar gelmiş bulunuyoruz.

Hal böyle olunca insanın aklına bildik hikâye geliyor.

Hani köyün birinde kümesin güvenliğini tilkiye teklif etmişler, teklifi reddetmesinden korktuklarından, birde kaç para maaş istersin? Diye sormuşlar ya,

Tilki de gülme krizinden çıkamayıp soruya cevap bile verememişti ya.

Önümüzdeki resme baktığımızda gördüğümüz şey,

Kendini kümesin sahibi sanan köylülerle, 80 yıllık BM örgütünün arasında hiç bir farkın olmadığıdır.

……………..

Fransa, İngiltere, Çin, Rusya ve ABD.

Dünyanın barış ve güvenliğini sağlayacak, BM güvenlik konseyinin daimi üyeleri!

Şimdilik gücü olan gücü yetene yapacağını yapıyor. Aslında hepsi birbirlerine diş biliyor, açıklarını kolluyorlar.

Amaaa, bu beşibiryerdelerden birisi, bir diğerini tenhada bir yakalarsa? İşte o zaman……..

Yok, canım o kadarda olmaz diye düşünüyorsanız.

İsterseniz etraflıca bir kez daha düşünün.

Nuri ÖZTÜRK / İzmir

#birleşmişmilletler #barış #saddam #savaş #güvenlikkonseyi