dışarıda deli mi deli dalgalar............................ bizi bu sesler oylar oyalar oyalar oyalar yaşam bir lunapark oyun içinde oyun renkler denkler umutlar umutsuzluklar atılan kurşunlar sevdaya gidilmeden aşılan yollar yatılmadan algılanmak istenen mapuslar HAPİSANELERE GÜNEŞ Mİ DOĞUYOR Kİ ...........herşeye rağmen................... GÖRECEK GÜNLER VAR DAHA DİYEBİLMEKTİR YAŞAM umuttur umutsuzlukları aşmaktır takıldığında hani gökyüzü kara bulut kapladığında bile siyahın dalgınlığını-dargınlığına-anlamsızlığına-çekiciliğine tutmak istemektir kendini karanlıkta çiğ tanesi gibi usulca ıslak ıslak yanağına .................o eşsiz ve güzel insanların dünyasında........... dünyasının dünyasında hissetmektir sevgiyi mücadeleyi hırsı sokaktaki asık suratlı kara sakallı adam belki gülec yüzlü bir anne veya komşu tavuğunu taşlayan hergelenin bizimkisi teneke çalınan tepeler çamların kozalaksız yüzleri araya sıkışmış börtü böceğin gecelerin ayazını sıcağa dönüştüren sevişmeleri bilinir de hissedilir de ulan boş dünya özlenir de hani ya bir şarap kadehi gibi kara şalvarın içindeki şehvet kuyusu işte o an o an sen yine sen olmayı sakın ola ki unutma şaşırma görmek istediğinde denizi yukarıya çevir yüzünü deniz gibidir gökyüzü turkuaz aldırmadan aldır aldırmamaya ...........................bir damla............sın.......... ılık gibi belki de buz görmek istemeli yine de gökyüzünü gökyüzü biziz özgürlük derinmi derin ki ufff ya karaları başkasının olsun o ak mı ak bulutlar var ya bir de martıların canhıraş bağırışları arasında süzülen ak mı ak kuşlar apak dupduru ve ateşli: güvercini daha yakışıklı oluyor ya izlendiğinde takla atanları bile var valla billa tallaha yok yok yok görmek istemeli sevgiyi tık tık tık demeli sevgi sevgiler sevgililer sırttan vurmadan üç kuruşluk birşeylere değişmeden tık tık tık tık tık tık tık tık tık tık tık demeli bir iki ile başlayan, tıklar sürmeli sürdürülmeli içinde de onlar olmalı o ve o?