Musa?nın lokantasında bir akşam üstü karşılaştığım İbrahim Aydeniz ?Şu sahil boylarındaki tabelaların kaldırılması konusunu gündeme taşımanız gerekiyor. Böyle çirkin bir görüntü olamaz. Hiç dikkat ettin mi, o sahil boyunca ve özellikle de deniz tarafındaki reklam tabelalarına. Her önüne gelen her istediği yere istediği biçimde tabelaları dikerek, toplumun tümünün denizi seyretme hakkını gasp etmiş. Yerel basın olarak her türlü kirlilikle mücadele etme sorumluluğunuz var? sözleriyle uyarıncaya kadar bu konu hiç dikkatimi çekmemişti. Sandık ki, bu tabelaların asılması ile ilgili bir makamdan izin alınıyor ve tabelaların da vergisi ödeniyor. Yokmuş, ne izin ne vergi. Kimin canı ne şekilde ve nerede tabela asmak istiyorsa gidip gerçekleştiriyormuş. Biz konuyu gündeme taşımaya başladık ve dönemin belediye başkanı Halil Posbıyık?ın da düşüncelerini kamuoyuna aktardık. Posbıyık, konunun üzerinde gerçekten de çok ciddi durdu. Sahil yolundaki tabelaların sökülmesi için meclisten karar da çıkarttı ve tabela sahiplerine zabıta aracılığı ile yapılan tebligatlarda belirlenen sürenin sona ermesinin ardından tüm tabelalar belediye ekipleri tarafından sökülüp atıldı. İşte o an gerçek ortaya çıktı. Reklam tabelalarının kirliliğinde varlığı kaybolup gitmiş olan trafik tabelaları ortaya çıktı. O tarihteki bu operasyon görüntü kirliliğinin ulaştığı boyutların farkında olmayanlara da gerçeği gösterdi. Bir çok okurumuz ve vatandaş, gazetemizi arayarak ısrarlı yayınlarımızdan dolayı teşekkür ederken ?her şey tabelaların Kdz. Ereğli Belediyesi tarafından sökülünce ortaya çıktı. Biz bile bu kadar ileri boyutlarda kirlilik olduğunu fark etmemiştik? sözleriyle düşüncelerini aktardı. Evet, Ereğli-Alaplı yolunun sahil güzergahı üzerinde tabelalar sökülmüş ve görüntü kirliliği ortadan kaldırılmıştı. Bu konuyu gündeme gazeteniz Önder getirmiş ve Kdz . Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Belediye Meclisi ve belediye ekipleri kirliliğe son vermişlerdi. Ancak, en önemli gerçek ise bu kirliliğin farkında olan ve bizleri uyaran İbrahim Aydeniz?di. AKÇAKOCA SIRADA Hafta sonu Tezel Kamping-Restaurant?taki tanıtım toplantısına dostum Osman Siral Tezel?in ısrarı ile giderken yol boyunca, Durmaz Demiroğlu ile Uğur Emiroğlu ile birlikte Ereğli?yi çıktıktan sonraki sahil boyunca gördüğümüz reklam tabelalarına dikkat çekerek, İbrahim Aydeniz?in uyarısı ile bu kirliliğin önüne geçilme sürecini aktardım. Akçakoca?da öğrendim ki, birkaç gün önce kaymakamlıkta bu konu gündeme getirilmiş ve belediye tarafından da harekete geçilerek sahil boyunca gelişigüzel dikilen tabelaların sökülmesi için meclis kararı alınması için çalışmalara başlanmış. Bu kararı duyunca öyle mutlu oldum ki. Ereğli?den başlayan bir hareket yayılıyor ve görüntü kirliliği ile mücadelede resmi ve ciddi önlemler alınıyor. Akçakoca hareket geçtiğine göre, Ereğli-Akçakoca arasında kalan Alaplı?da herhalde bunca gelişmeye rağmen uyanır ve sahil boyunca dikilen tabelaları kaldırarak, bu çirkinliğe dur diyerek, bundan sonrasındaki olası kirliliklerinden önüne geçer. Görüntü kirliliği ile mücadele de duyarlı davrananlara toplum adına teşekkür ediyorum. ULAŞTIRMA NE YAPIYOR Kdz. Ereğli Belediyesi tarafından gürültü kirliliği ile mücadele konusunda başlatılan kampanyayı destekliyoruz. Ve bu kampanyanın sadece afiş ile olamayacağını da vurgulayarak eylemli mücadeleden yana olduğumuzu da açıkladık. Afiş güzel. Eylem daha güzel. Eylem ile anlayana anlatmalı. Mücadele tek yönlü değil çok yönlü yürütülmesiyle başarıya ulaşılacağını unutmamalıyız. Sonuna kadar eylem. Ama öncelikli ilk eylem, Kdz. Ereğli Belediyesi?nin Ulaştırma Müdürlüğü?nün gözetim ve denetimi altındaki halk otobüsleri sürücülerinin eğitilmesi olmalı. Ödünsüz bir denetim ve bilgilendirme ile halk otobüslerinin yarattığı cart-curt kirliliğine son verilmeli. Bir diğer önceliği ise aynı konunun, halk otobüslerindeki havalı kornaların sökülüp atılması. Dit kornadan bıkmışken, bir de son günlerin modası havalı korna oldu. ?Yok? diyen var ise, plaka mı verelim? Bu yolları en çok kullanan ve en çok trafik sıkışıklığı yaratanların yine en çok gürültü kirliliği yarattığını bilmeli belediye. Ve gereğini de yapmalı?