Rüzgarlar bu aralar elbette ki soğuk.
Herhalde yani.
Karakışın ortasında ılık mı esecekti.
Hani şöyle bağrımızı açıp da, göğsümüze doldurduğumuz rüzgarlardan.
Yok?
Rüzgar çok keskin.
Doğruyor bıçak gibi.
Can alıyor,
Can yakıyor,
Canların sevdalarını koparıyor,
Canımın canının canı yanıyor.
Kömür gibi.
Alev alev.
O?nun canı, can yakmaktan dolayı yanıyor.
Aldatmaktan.
Mutluluktan.
Bu da ne mi demek?
İçinde bastırılmış duyguları harekete geçirdi.
Sadistlik yanı da ağır bastı.
Çok mutlu çok?
Sevda çiçeklerine dans ettirmekten.
Yolları gece gündüz demeden aşındırmaktan.
İçinde ?numara? olan sevgicilik oyunundan.
Çok mutlu çok.
O hemşire.
Öteki de doktor.
Peki iğneyi kim yapacak?
Anlamsız işte bu soru.
Yanlış.
İşi bilen biliyor.
Operasyon çoktan tamam bile.
Enjekte edildi damardan bir gece yarısı evrendeki tüm çiçeklerden mutluluk çiçeği uzatmaktan yorulan şaşkın aşığa.
Güm.
Geri sayım başladı işte.
İflah olmaz bir sevdanın içine düşen anlar, anlayabilir bunu.
Ne demişti Neşet Usta:
?Kendim ettim kendim buldum, gül gibi sarardım soldum.?
Eeee, böyle bu işler.
Bir tarafta av, diğer yanda da acımasız avcılar.
Vuran vurana?
Yine avcı kazandı.
Av ise tuş.
Sereserpe.
Tek dostuyla kaderini paylaşıyor.
Şimdi ?lanet olsun!? demenin anlamı olabilir mi?
Sadece öfke.
Sadece umutların yok oluşu.
Sadece yaşamdan ağır bir ders.
Sadece bitmek bilmez hırçın dalgalar.
Sadece tutkuların yok oluşu.
Sadece anılara tutsak edilmesi gereken gerçekler.
Sadece acı.
Bu işler böyle?
Sevda satılmaz.
Sevda yaşanır.
Uğruna sökülüp atılır temeller.
Çılgınlıktır.
Kilometreleri yakın etmektir.
Dil, din, ırk, mezhep, millet tanımaz ki.
Açlığı paylaşmak ve olan ile yetinmek,
Zenginliği gariplere dostlar sofrası sunmak,
Uçmak gökyüzünde,
Şarap kadehinin ardında saklambaç oynamak,
Sokulmak sımsıcak yüreğe,
Koşmaktır ıssızlıklara?
Rüzgar sertleşti birdenbire.
Sallıyor dev gibi ağaçların köklerini ki neredeyse söküp atıverecek.
?Sıkı dur!? telkinleri de yetersiz mi kalacak ne?
Facia?
Önce bir, şimdi de iki?
?Geliyorum? diye diye geldi.
Sabır taşları gerildi.
Kuşlar bile ötmez oldu.
Olsun?
Bir gün ?Ne koydun ise o? deyiverirler, yakılan canın hatırına.
Sevdasını satanın ve canları ağlatanların canı da gülmez.
?Ah!..? kime yaramış ki ?!!
Rüzgar kar ile karıştı işte?
Yorumlar