Ters yüz olmuş isteklerimiz ile biz insanoğlu en anlaşılmaz varlıklarız. Soğuklar etkili olduğunda kavurucu sıcağı özler, sıcağın boğuculuğunda da buzdan dünyalar dileriz. Şehrim, dünyanın sürekli haber kuşaklarında anmasına bile gerek kalmaksızın küresel ısınmanın haylice farkında. Böylesi bir iklimde elbette ki şu yukarıda bahsettiğim şekliyle buzdan iklimlere hevesteyiz. Yanıyoruz, diye mecalsiz sesler duyarsanız, ısı etkisi ile kendinden geçmiş ses tellerimizden yansıdığını bilesiniz. Geçici felçlikler yaşıyor gibi eller ayaklar boşalır da bedenimizi sürükler dururuz. Peki, ne yapmalı da bu sıcak etkisini kesmeliyiz? Parasal duruma göre seçenekler seriliverir birer birer önümüze; Taş binalara hapsolan yaşamlarımıza bahar esintisini getirsin diye kimi klima önerir, kimisi de toprak sıcağı emer, beton binaları terk eden yaklaşımlar ile serin eyvanlı mekânları önerir, parası ve zamanı olanlar ise yaylalara çıkma yolunda çoktan adım atmıştır bile. Oysa bunlar hep bireyselde başlayan ve karar sürecinde yine bireysel adımlar ile gerçekleşen durumlardır. Ya çalışmak zorunda olan ve evine nafakası için emeğini taşıyanlar. Toplum düzeni içinde kurum ve kuruluşlarda çalışanlar kendi bireysel yaklaşımlarından ziyade kurumsal ve kuruluşlarının yönlendirdiği şekilde davranmak zorundadır. Yani şu sıcak havada hele ki bir de nem yüklü ise kazanılan para, alın terine karışan sıcağın etkisiyle de daha bir helal hale gelmez mi? Bu sıcakta böyle de soru sorulmaz ki, şöyle bol köpüklü bir ayran ile içinizi serinleten ikramlar yoksa. Veyahut da buz gibi karpuz!. Hoş bu günlerde kelek alınıp, karpuza dönüştürülüyor iddiaları karpuzun tadını tuzunu götürmüşken? Çözüm üretmeyen sıcağın etkisiyle iyice sulanmadan şu sözcüklerim bir son çekeyim, meltem esintili yüksek rakımlardan. Geldim, gördüm gidemedim, sıcaklarda terden suya kestim, mecalim tükendi, yazamadım. Derim gözeneklerinden habire tuz ve su pompalıyor ben su yetiştiremiyorum, su krizi de kapıya dayanmış. Ne yapmalı, göçerler gibi top yekün yaylada mı konaklamalı? İşleri Açık Öğretim Fakültesi gibi televizyondan takip edip, işlem yapacağımızda internet üzerinden online mi gerçekleştirmeli, şöyle arkamızı da dorukları karlı dağlara dayayarak, ne dersiniz? Sıcaklara el atılmıyor illaki buz gibi olsun diyerek zeytinyağlılarda karar mı kılmalı, yoksa fiyat zamlarından sonra cep yakan ekmeği rejim dilimlerinde tuza mı banmalı, katık niyetine? Ne dersiniz? Siz bir şey demeyin boşuna da bu yazdıklarım için efor sarf etmeyin. Sizi bir nebze olsun tebessüm ettirmek istedim, içtenliğim ile. Hep keyifle kalın, dünyada günlerimiz nasıl olsa sayılı ve geri dönüşümü de yok, bonus şansımız da öyle. Giden gelmiyor, gelen de bu günü peşi sıra sürükleyip götürüyor. Başınızı sıcaktan koruyun, bedeninizi susuz bırakmayın. Çocuk ve yaşlılarımıza azami dikkati gösteren bireyler olarak sizlere sağlıklı serin günler diliyorum, huzurla kalın.