Anayasa’nın 91.maddesine dayanarak   03.Mayıs.2011 tarih ve 6223 Sayılı Yasa ile TBMM’ce Bakanlar Kuruluna 6 ay süreyle verilen KHK.Kanun Hükmünde Kararname çıkarma Yetkisiyle yetki süresinin sona ermesinden bir gün önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilatı ve Görevleri Hakkında Kanunda da değişiklikler getirildi.

 

Bakanlığın taşra teşkilatı ve temsilcisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü,   665 Sayılı “ Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri hakkında Kanun ile Bazı KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair KHK” ile 03.Kasım.2011 tarihinden bir gün önce, gece yarısı alelacele  Bakanlığın bağlı Karumlarından Türkiye İş Kurumu içinde düşünülerek“Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü” unvanını aldı.

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlükleri 1930’ lı yılından bugüne kadar 4 unvan değişikliği ile görev ve yetkilerini yerine getirmiş,1930 yılında İktisat Vekaleti bünyesinde “İş ve İşçiler Bürosu” unvanını,daha sonra 1932 tarihli 148 maddelik 3008 sayılı ilk İş Yasasının 142. maddesine göre illerde  “İş İdaresi” adıyla hizmetlerini sürdürmüştür.

 

Çalışma Bakanlığının 28.02.1946 tarih ve 4841 Sayılı Yasa ile kurulmasından sonra,birden çok ili kapsayacak biçimde  Bölge düzeyinde Bölge Çalışma Müdürlükleri unvanı ile yapılanmıştır.

 

Ne yazık ki, bu unvanla da Bölge Çalışma Müdürlükleri bırakılmayarak 04.04.1995 tarih ve 4101 sayılı Yasa ile yeniden ad değişikliği yaşamış,hangi Bölge Müdürlüğü olduğu sorgulanan ”Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü” adını almıştır.Ancak tüm bu değişikliklere karşın Bölge Müdürlükleri hep var olmuştur.İş Yasalarından,Sendikalar Yasasına ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasası hükümlerinde yer alan Bölge Müdürlüğü görev ve yetkilerini yürütmüştür.

 

Şimdi  Bölge Müdürlüklerine 665 sayılı KHK ile alelacele düşünülmeden, tartışılmadan 22 şiddetinde(Türkiyede 22 Bölge Müdürlüğü bulunmaktadır) deprem yaşatılmıştır.Gerek Yasa gerekse 665 sayılı KHK’nin neresinde yer alıyor, görev ve yetkileri ne oldu bilinmiyor.

 

Kararname ile getirilen bir madde hükmünde “Bakanlık mevzuattan kaynaklanan ve taşrada yürütülmesi gereken görevlerini Bakanlık bağlı ve ilgili kuruluşlarının taşra teşkilatları aracılığıyla yürütür.Bakanlık hizmet birimleri bu görevlerin yürütülmesi için bağlı ve ilgili kuruluşlarının taşra teşkilatına doğrudan talimat verebilir…”denilmektedir.Yine  Kararnamenin yollamada bulunduğu 25.06.2003 tarih ve 4904 Sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunun 12.maddesi değiştirilerek “Kurumun taşra teşkilatı illerde Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri ile bunlara bağlı kurulacak hizmet merkezlerinden oluşur.”denilmektedir.Kurum Teşkilat Yasasının Geçici 2.maddesinde de “Diğer mevzuatta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğüne yapılan atıflar Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne…..yapılmış sayılır.”hükmü ile de  Bölge Müdürlüklerinin yok sayıldığı  görülmektedir.Belki bu eksiklikler 3146 Sayılı Yasa’nın Taşra Teşkilatı başlıklı 28.maddeye eklenen Ek fıkraya göre bir Yönetmelikle giderilecektir.

Ancak  Çalışma Hayatının sac ayağı devlet-işçi-işveren üçlüsü arasında ilişkileri düzenleyen  taşrada devlet adına Bakanlığı temsil eden  Bölge Müdürlükleri görmezlikten gelinemez.

Şayet Bölge Müdürlükleri, 4904 Sayılı Türkiye İş Kurumu Yasası kapsamında düşünülmüş ise görev ve yetkileri bu yasanın hangi maddesinde sıralanmıştır.Göremedik! Sanırım yine bir Yönetmelik düzenlemesi ile bu eksiklik de giderilecek.

 

Yasa’da Kurumun görevlerine bakıldığında,  özetle ulusal istihdam politikasının oluşturulmasına,istihdamın korunmasına geliştirilmesine ve işsizliğin önlenmesi faaliyetlerine yardımcı olmak, işsizlik sigortası işlemlerini yürütmek,işgücü piyasası verilerini derlemek, analiz etmek, yorumlamak vb olarak sayılmıştır

Bu hükümler  arasında işçi işveren ilişkilerinde doğacak uyuşmazlık konuları,iş sağlığı ve güvenliği, sendikal uyuşmazlıklar,işçi şikayetleri ve toplu iş sözleşmesi ile ilgili konular 4857, 854 ve 5953 Sayılı Yasayı değiştiren 212 Sayılı İş Yasaları,2821 Sendikalar ve 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasaları,bunlara ilişkin tüzük ve yönetmelik hükümlerinin yüklediği düzenleyici ve denetleyici nitelikli Bölge Müdürlüklerinin görev ve yetkileri yer almamaktadır.

Öte yandan Türkiye İş Kurumu,Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bağlı kuruluşu olup,özel hukuk hükümlerine tabi,tüzel kişiliğe haiz idari ve mali bakımdan özerk bir kamu kuruluşudur.Tüm bu hükümler karşısında Bölge Müdür ve Müdür yardımcısı dışında Bölge Müdürlükleri personelinin statüsü ne olacaktır?Kısaca KHK bir kargaşa yumağı yaratmıştır.

 

Bu kaygılarımla Çalışma Hayatı içinde Zonguldak Bölge Müdürlüğünde 32 yılını tamamlamış 38 yıl 4 ay gibi öncelikle söz konusu Bakanlığın Hukuk Müşavirliği olmak üzere değişik birimlerinde görev yapmış  olmam nedeniyle 665 Sayılı KHK karşı çıkmayı ve eleştirilerimi sunmayı görev saydım.

Bir Hukukçu  olarak,İş Hukukunun kaynakları tüm yasa,tüzük ve yönetmelik hükümleri karşısında bu kaosun nedenleri düşündürüyor.Bir KHK ile Bölge Müdürlükleri kaldırılamaz,diyorum.

 

KHK’lerle, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasal düzenlemelerde devre dışı bırakıldığı görülmektedir.Öğretide KHK çıkarma Yetkisinin, özel durumlarda ve istisna olarak kullanılacak bir yetki olduğu anlatılır ve yazılıdır. TBMM ‘nin ilgili komisyonlarında görüşülüp, tartışılmadan yasaların çıkartılması kamu düzeni açısından önemli bir eksikliği taşımaktadır.KHK’lerin gerekçesi açıklansa da, Bölge Müdürlüklerinin kaldırılmasının gerekçelerini öğrenebilsek.

 

Yukarıda özetle sıralanan Bölge Müdürlüklerinin görev ve yetkilerini ilgilendiren  işçi –işveren, sendikalar  ve bağlı Konfederasyonların ve diğer ilgili kuruluşların görüşleri alınmadın yapılan değişiklerin uzun süre  kamuoyunda tartışılacağı kuşkusuzdur.

 

Ayrıca KHK,Kanun niteliğindedir.İdari Yargıya götürülemez.Ancak Anayasa Mahkemesine dava açılabilir.Böylesi bir davayı 110 milletvekili veya Ana Muhalefet Partisi açabilir.

Acaba ANA muhalefet Partisi CHP, söz konusu 665 Sayılı KHK nin iptali davasını açacaklar mı? Yoksa ana muhalefet partisi hukuksal bir görevi yapmaktan ibaret konumda mı kalacaktır. Dava açıldığını düşünelim bugünkü durumuyla Anayasa Mahkemesi bu davaları gündemine alacak mıdır?Şimdi bu soruları daha da çoğaltmamız mümkündür.Açılacak  davanın Çalışma Hayatı için önemli olması bakımından izlenmesi ve Anayasa Mahkemesinin gündemine taşınması sağlanmalıdır.

 

Bakanlar Kurulu aldıkları Yetkiyle 35 KHK ile 154 Yasa’da 258 değişiklik getirildi.Sadece İş Yasalarıyla ilgili Kıdem Tazminatı konusunda 375 sayılı KHK’de 8 kez değişiklik yapıldı.Belki Yasal değişiklikler TBMM’de görüşülse idi,böylesi eksikliklerle dolu alelacele“Son Dakika“yasaları çıkarılamayacaktı.İşçi ve işverenler, üyesi oldukları sendikalar ve  bunların bağlı oldukları Konfederasyonların konuya sahip çıkmaları gerekmektedir.

Bölge Müdürlükleri Unvanı Bölge Çalışma Müdürlükleri olmak üzere yeniden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Yasa’da tartışmaya neden olmayacak bir biçimde doğrudan Müsteşara bağlı olarak yerini almalıdır.

 

Sevgiyle, Sağlıklı Kalınız. 

 

[email protected]