Son yıllarda değişik nedenlerle  uygulamada görülen  ÜCRETSİZ İZİN, İş Sözleşmelerinin askıya alınmasının bir başka hukuki durumu olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

İşçilerin korkulu rüyası Ücretsiz İzin,ekonomik kriz dönemlerinde sıkça başvurulan iş sözleşmelerinin sona erdirilmesinden öncesi başvurulan   bir  yöntemdir diyebiliriz.

 

Bir okurum iş sözleşmelerinin askıya alınmasında Yeni İş Yasasında yer alan “Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği” hükmünün uygulanıp uygulanamayacağını soruyor.Öncelikle Ücretsiz İzin konusunu incelemeden soru’yu yanıtlamak istiyorum.

 

4857 Sayılı Yeni İş Yasası’nın Kısa “Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği” başlıklı 65.maddesi gerekçesi açıklanmayan 15.5.2008 tarih ve 5763 Sayılı Yasa’nın 37.maddesi ile kaldırılmıştır. Kaldı ki mülga 65.madde yürürlükte olsa idi, Ücretsiz İzin uygulamasından farklı bir hukuki durum olacaktı.Her şeyden önce Kısa Çalışma uygulamasında işçinin iradesi söz konusu olmayacak,ekonomik kriz gerekçesiyle işverenin başvurusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının izni ile gerçekleşebilecekti.Ancak İstihdam Paketi adıyla anılan 5763 sayılı Yasa ile madde hükmü 5 yıllık uygulamadan sonra yürürlükten kaldırılmıştır.

Ücretsiz İzin İşçinin kabulü ile gerçekleşebilecek bir hukuki durum olup, ‘Feshin Son Çare Olması İlkesi’ne göre fesihten önce başvuru yoludur.4857 Sayılı İş Yasasının 74.maddesinin 5.fıkrası uyarınca Kadın işçiye doğum sonrası istemesi halinde verilen 6 aylık süre ile 56.maddenin 6 fıkrası uyarınca 4 güne kadar verilecek  yol izin süresi dışında Yasa’da  Ücretsiz İzine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.

 

Ücretsiz İzin işçinin istemi ve işverenin önerisinin işçi tarafından kabul edilmesi durumunda hukukilik kazanabileceği kabul edilmektedir. Sözleşme ilişkisinin değişen koşullara uyarlanarak devamını sağlayan uygulama, makul bir süreyi de aşmaması gerekmektedir.Ayrıca  işçinin rızasını gösterir hukuken geçerli belge  düzenlenmelidir.

 

Uygulama ile  iş sözleşmesinin sağlayacağı tüm haklar riske atılmakta ücret,kıdem hakları ile sosyal güvenlik haklarını işçi kaybetmektedir.Bu bakımdan iş sözleşmesinin riskini üstlenen işçinin  rızasının da geçerli hukuki  esasa bağlanması önemli ve vazgeçilmez koşuldur.

Ayrıca iş hukukunun koruyucu ve ücretin sosyal niteliği nedeniyle iş sözleşmesinin askıya alınmasında işçiye ücret ödeneceğine ilişkin Toplu İş Sözleşmesinde yarım ücret gibi hükümler getirilebilinir.

 

Nitekim konuya ilişkin 4857 Sayılı İş Yasasının 22.maddesinde çalışma koşullarında değişiklik yapılması durumunda gerekli yasal prosedür öngörülmüş “İşveren iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir” denilmektedir.

 

Yine madde hükmü bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmediğinde yapılan değişikliklerin işçiyi bağlamayacağını hükme bağlamıştır.

“İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse,işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir…..”hükümleriyle de yasa koyucu işçinin haklarını korumuştur.                                

 

Tarafların karşılıklı rızası ile çalışma koşulları geçmişe yönelik olmamak koşuluyla her zaman değiştirilebilinir.Konuya ilişkin Yargıtay 9 Hukuk Dairesinin 18.09.2007 tarih 2007/26486 Esas,2007/27002 Sayılı Kararında da çalışma koşullarında esaslı değişikliğin işçinin yazılı muvafakatine bağlı kılınmıştır.  

 

Askı süresi içinde temel borçlar  “ücret ödeme, edimin yerine getirilmesi gibi..”dışında iş sözleşmesi devam ettiğinden işçinin sadakat borçları ve işverenin de gözetme borcu devam etmektedir.İşçi işverenin itibarını sarsıcı davranışlarda bulunamaz,işverenin sırlarını açıklayamaz.

Ücretsiz İzin uygulamasının süresinin de belirli olması gerekmektedir.Süresi belli olmayan  Ücretsiz İzin uygulaması karşısında İşçi iş sözleşmesini  son çare olarak feshedebilir.Bu durumda işçinin ücret,kıdem ve ihbar tazminatlarını isteme  hakkı bulunmaktadır.Ancak iş güvencesine ilişkin hükümlerden yararlanamaz.

 

İş Sözleşmesinin askıya alınmasında sözleşmeden doğan iş görme borcu ve ücret ödeme borçları askıya alınmıştır.Bu süre içinde işveren işçinin iş sözleşmesini feshedemez.Süre sonunda işçinin işe başlaması esastır.İ

İşçi başka bir iş bulduğu için kesin olarak işine dönmeyeceği anlaşılır  ise, işverenin haklı nedenle iş sözleşmesini feshetme yetkisi doğacaktır.

 

Ülkemizde işsizliğin ve gizli işsizliğin yoğun olduğu bu süreçte Ücretsiz İzin Uygulamasının devam edeceği görülmektedir.Yetkililerce Ülkemizden teğet geçeceği ifade edilen Küresel Ekonomik Krizler nedeniyle Ücretsiz İzin uygulamasına daha çok başvurulacağı bilinmelidir.İşçi ve işverenlerin yasal hak ve yetkilerini  izlemesi gerekmektedir.İş kaygısının olmadığı  günler,yıllar dileğiyle.

 

Sevgiyle, Sağlıklı Kalınız.

 

 

fozturk.01@ hotmail.com