yine yeşerdi fındık dalları,
acep ne olacak yarin halları,
dalgalanıyor pembe şalvarı.
kız allan pullan gel gel gel yanıma,
beyaz kollarını dola boynuma.
çeşme başında üç kız yan yana,
içlerinden biri şşşşt dedi bana,
nur olsun seni doğuran ana.
kız allan pullan gel gel gel yanıma,
beyaz kollarını dola boynuma.
fındık dalları yerlere değer,
yarin bakışları kalbime değer.
ölürüm seni almazsam eğer.
kız allan pullan gel gel gel yanıma,
beyaz kollarını dola boynuma.
Oh oh!
Yeşillensin.
Yeşil yeşil olsun.
Herşeye rağmen.
Yıkılsın denilenleri de unutmadan.
Gidenin peşinden de ağıt yakmadan.
Gitti ise gitti.
Kuş gitti.
Adı üstünde kuş.
Uçacak!
Uçup gidecek.
Cünkü biliyor ki günü geldiğinde uçacak.
Birkaç denemesi de oldu.
Zarflı denemeler.
Her sözü numara.
Yol yapma.
Yolu ayarlama.
Bu böyle.
Öyle möyle değil.
Kapı gibi böyle.
Durum böyle olunca yeşilleniyor durumlar.
Bir oh çekmeli şimdi.
Yine yeşillendi fındık dalları.
Fındıklar.
Sulusu var kurusu var.
Fındık işte.
Çıtır.
Çıt çıt çıtırdatan.
Şimdi bir türkü dinlemeli.
Oh be! diyen de türkü yok ki.
En iyisi bir türkü yazmalı.
Adı ne olsun?
Telaşe yok! uyar mı?
Uydurduk gitti