"24.01.2009 Cumartesi günü saat 10:00`da Marina Çay Bahçesinde teşkilatımızın belediye başkan aday tanıtımı yapılacaktır. Tüm basın mensubu arkadaşlarımız davetlidir."
AKP teşkilatından aldığımız davetti bu.
Tam saatinde oradaydık..
İki dönem belediyeyi yönetmiş bir iktidar partisinin başkan adayının açıklanacağı yer " Dubai" olma hayalleri olan bir ilçenin değil, gözden ırak bir köyün kahvehanesiydi sanki.
Düzen yok…
Temizlik yok…
Heyecan yok.
Kırk beş dakika gecikmeli olsa da, program başladı..
El sıkışmalar…
Öpüşmeler…
Gülüşmeler…
Alkışlar.
Hareketlilik var; il ve çevre ilçelerden teşkilat adına gelen yok…
Katılım yok…
Güven yok…
Samimiyet yok..
AKP Alaplı ilçe başkanı Faruk Çaturoğlu başladı söze; görev başında iken yaptığı icraatlarını, ilk siyasete atıldığındaki (ezberlediğimiz)anılarını sıraladı bir bir.
Sadede geldi sonunda.
Bardaktan bir yudum su içtikten sonra gür sesiyle, kelimeleri yayarak açıkladı:
"Gümeli belde başkan adayımız Mefa Yalçııın,
Alaplı belediye başkan adayımız Ahmet Tosuuun."
Çay var…
Meyve suyu var…
Kurabiye var…
Mikrofon yok.
…
Sonra…
AKP Alaplı belediye başkan adayı Ahmet Tosun başladı kendini tanıtmaya; kısa bir özgeçmişin ardından başkan olması halinde neleri yapacağını, nelerin yapılamayacağını anlattı.
Gözlerinde parlayan bir ışık…
Yüzünde hafif bir tebessüm…
Eğitim var…
Bilgi var…
Belli…
Ama..
Teşkilatta vizyon yok.
***
AKP`de küskünlük, güvensizlik, dağınıklık ve suçluluk görülüyor. Asık suratlar çoğunlukta…
Bu dargınlığı gidermeye Tosun`un eğitimi ve bilgisi yetecek mi, ilerleyen zaman içinde göreceğiz.
Sonuç:
Tanıtım programı Tosun`a yakışmadı.
***
Siyasi kavgaların yaşandığı 1970`li yıllarda adamın biri ikili oynuyormuş.
Komünistlerin yanında komünist, ülkücülerin yanında ülkücü geçiniyormuş.
Satın aldığı papağanını eğitip, öğretmeye başlamış.
Eve komünistler yemeğe gelecek, geldiklerinde;
"yaşasın komünistler, kahrolsun ülkücüler`` diye slogan atacaksın.
Komünistler yemeğe gelmişler, yemek esnasında evin papağanı başlamış
"kahrolsun komünistler yaşasın ülkücüler" diye slogan atmaya…
Misafirler ev sahibini bir güzel dövüp gitmişler.
Aradan bir süre geçtikten sonra, bu kez de ülkücüleri yemeğe davet etmiş.
Papağana bu kez `` kahrolsun komünistler, yaşasın ülkücüler`` diye slogan atmasını öğretmiş.
Kuş aklı bu ya, papağan yine tersini yapmış. Adam yine misafirlerce bir güzel marizlenmiş.
Acılar içerisindeki adam, hırsla, papağanın bütün tüylerini yolup tavukların yanına kümese atmış.
Tavuklar bunun bu halini görünce gülmeye başlamışlar.
Papağan tavuklara dönüp sinirli ve gururlu bir şekilde şöyle demiş :
"Ne gülüyorsunuz! Ben içeriye sizin gibi fahişelikten girmedim, siyasi suçluyum."
Yorumlar