Dün akşam TV de kanalları geçerken Acun Ilıcalı’nın “0 Ses Türkiye” programına denk geldim. Program Van’da depremin yıkıp yok ettiği şehirde yapılıyor. Hoşuma gitti. Ne güzel bir birliktelik diye düşündüm. İşte duyarlılık bu. Herkes aynı hassasiyeti gösterse ülkemizde birliktelik olsa Başbakanın 28 Şubatın rövanşını yapıyoruz dediği 4+4+4 sistemi bile aşılabilir diye aklıma geldi.
Acun’u takdir etmemek mümkün mü?
Sayesinde dizilerdeki silahlanma, dövüş, kavgadan başka ülkemizde birçok yeteneklerin olduğunu ve insanların istenildiğinde nasıl da özel yeteneklerini geliştirerek kişiliklerine anlam katabildiğini gösterdi bize.
Pandomim mesela…
Çok uzun zamandır ilk defa Acun’un hazırladığı yarışmada gördüm.
Sihirbazlar… Çocukluğumuzu süsleyen kişiler… Unutmuştuk epeydir.
Çocuklarımızı yobazlıktan uzaklaştırıp çağdaş bir gençlik yetiştirmek adına dans gibi birçok yeteneklerini sergilemekten kaçınmayan özgüvenli bir neslin yetişmesine katkı sağlayan bu programlar beni günümüz Türkiye’sinde çok mutlu ediyor.
Çocukluğumda TV de diziler yoktu. Zaten akşam vakti açılırdı televizyon. Hafta sonları ise sabah…
Hafta sonları sürekli voleybol, basketbol, futbol maçları, birçok dalda ki yarışmalar mesela jimnastik vb. olurdu. Buz pateni örneğin. Biz bu neslin çocuklarıyız bunlarla büyüdük. Bunlarla büyürken ne bu kadar silahlanma, ne bu kadar cinayetler, ne böyle acımasız aşk uğruna işlenen cinayet ve tecavüz suçları yoktu. Güzel şeylerle büyüdük ta ki “Yalan Rüzgarı, Dallas” dizileri hayatımıza girene kadar.
Ha birde daha ileriki yaşlarda Köle Isaura. Ne zavallı kızdı o öyle. Onun fakir ve çileli yaşamı hepimizi esir almıştı.
Şimdilerde ise magazin kültürü, en komik sıradan dizide bile silahların konuşması, kötülük yapmaya meyilli gençlerin dizileri vs. gençlerimizi çocuklarımızı esir almış durumda. Hayatlarımız medyadan verilen doğru yada yanlış programlarla şekilleniyor.
Gençler dizilerde ki gibi olmak istiyorlar. Suni gerçek dışı olaylara kapılan bir nesil var sanki. Tabi ki farklı olanlarda var.
Bütün bunların arasında bence Acun’un programları kişilerin, gençlerin, çocukların kendilerini keşfetmesine yardımcı oluyor. Tek sorun jüri heyetinde daha bilinçli ve yetenekli kişiler olabilir belki ama bence en önemlisi unuttuğumuz yetenek konularının sergilenmesi.
Hükümet “Dindan Gençlik” yetiştirmek istiyorsa bence önce RTÜK’e düzen getirmeli ve bu kurumun görev maddelerini çağdaş, saygılı, kendisiyle barışık, araştırmacı bir gençlik yetiştirmek üzere programların TV’lerde sunulmasına olanak sağlayan maddeler olarak değiştirmeli