Ah ah ahhhhh!

Neler neler gördün sen!

Bu neler nelerin içinde de "neler!" var.

Rüzgarlar var çeşit çeşit.

Yağmurlar ve fırtanalar da promosyonu.

Geceler var.

Sabahlara uzanan yalnızlıklar var.

Gündüzlerin sıcaklığı, akşamların da bedbahtlığı var.

Var işte.

Herşey var.

Sen bu dünyanın yıldızlığına soyunmuşken, kendini bir anda aklın mantığın almayacağı duraklara tutunmuşluğun var.

Acı var.

Sızı var.

Aşksız aşk sözleri var.

Yalanlar var.

Yalanlara kılıflar var.

Dostlar var.

Dost gözükenler var.

Kahve falları var.

Falın palavralarına takıntılar var.

Elma var.

Armut var.

Nar var.

Ağu var.

Saz var söz var.

Türküler var.

Gecelerin kaçamaklarındaki saklambaçlar var.

Armut derse çık.

Üzüm başkasının olsun.

Yaşam işte bu.

Çok çok çok çok çokluklar arasından çıkış yolu aramak var.

Kısır döngü de var.

Onsuz olur mu?

Döngü işte.

Döne döne dönen döngü.

Islaklık var.

Kuruluk var.

Ortası da var ya kimi zaman.

Çürüyen yanlar var.

Pencereden bakan nazlı yar var.

Bakmayını da var.

Elasız gözlerin taş döken çılgınlığı var.

Ilık gecelerin siyah yıldızları var.

Telaşe yok türküsündeki "evlatcuğum" da var.

Yar işte.

Yarim dediğin yar.

Senin benliğin.

Özün.

Kimliğin.

Dünyan.

Aşkın yarin var.

O var senin beyninde.

Hep seninle.

Ama o seninle.

O'nun yüreği nerede?

Bilemezsin.

Bilmeye çalışsan da bilemezsin.

Yare yar desen de.

Bir de ne var biliyor musun.

Senin sevgin.

Sadece dupduru senin sevgin.

Seninle büyüyen sevgin.

Sen sevdiğini biliyorsun çünkü.

Sevilmek mi?

O kim?

Yenilir yutulur mu?

Yaşanır mı?

Bilinmez!

Sen yine sevginle büyü.

Sevgini sev.

Sevginle yaşa kendini.

Sevgin yolun olsun.

Sevgin boğazına düğümlenen hıçkırık olsa da, bırakma sevdiğini.

O seni itse de.

Bitirmeye çalışsa da bırakma.

Çünkü sen seviyorsun.

Sevgini biliyorsun.

O halde:

O yar senin.

Sadece senin.

O başkasına kaçmaya çalışsa da:

O yar senin.

Senin güzelim senin.

Senin!...