Konuşmalar hızlanır, Ses tonları yükselir.. Gözler masaya inen, Yumruk sayılarını İzleyemez olur. Aynı yere çöreklenmiş, Beş kişiden Biri ! Titrek bir sesle Çığlıklar atar.. `` Yeter `` Derken ki, Kendinden geçişiyle Kafalar birbirine yaklaşır, Fısıldar gibi konuşur `` Üzülme `` Üzülme ! neydi bu.. `` Yaşayan bir ölüyüm `` der. Bu sözlerle yıkılır, Tüm benliği uyuşur.. `` Ona `` duyduğu sevgi, Yön değiştirip sızı olur.. Gözlerine doyamadığım Döl sahibem, Şimşek olup patlar,yüreğime..! Dört yıldızlı haneyi sarsıp, Ezilip,buruşur,hazin olur.. İşsizliğin, Geçim zorluğuna düştükçe Paçalarını tutan,yavruları ! `` Baba `` diye her seslenişin de İçinde belirsiz duygulanmalar vurup ! Onu ezer.. Bir onur patlaması bu ! Umutsuzluk, Öksürüğüyle karışık Haykırış..! İhtiyarlanmaya yüz tutmuş Elli iki yılının, Otuz üç yılını Fakir-hanesinde Nice umudu, Sevinci bağışlayan Bu ADAM ! Canım.. Babam ! Sana neyi anlatayım.. Gözlerindeki hüznü ! Görmedim mi sandın.. Yaşanılan onca karabasanlar da Zorlanan gamzelerini ! Sezmedim mi sandın.. Bedenindeki o yorgun, Gerilimlerini ! Kamburlaşan bedenin, Kaba,nasır vurmuş bu ellerini, Üfürsem düşecek bu bedenini, Bilmedim mi sandın.. Babam ! Kalbim,sevdiğim.. Şevkatlim,huzurum, Döl sahibem.. İzin ver Sarılıp,basayım yüreğime seni ! İzin ver Dizin de son defa yatayım.. İzin ver Yaşayan ölünü kovup, Anana dönüşü gerçekleştireyim.. Bak yüzüme ! Bu yüz, İnce davranışın yüzü ! Kandırmaca,yalan dolan Sonuçların yüzü değil.. Bu yüz, Silah sesinin, Barut kokusunun, Törenlerin ve aşkların, Irzına geçmeyen Silah`ı mürekkep kokan hani ! Küçük kızın..! Tanımadın mı ? Aç gözlerini ve bak bana ne olur ! Umudum, Yaşama isteğim.. Şimdi de ; de bana ! `` Yaşayan bir ölüyüm `` Babam ! Döl sahibem.. Bu hayatın gözüyle değil; Öz`ünle bak bana!...