Alaplı büyük bir ihtiyaç olan Balıkçı Barınağı 11 yıl aradan sonra nihayet son rütuşların bitmesinin ardından tamamlandı. 1995 yılında yapımına başlanan o günden bu güne kadar tam bir yılan hikayesine dönen barınağın son hali gerçekten Alaplı`ya yakışır bir yer oldu. Alaplı?da tekne sahiplerinin en büyük ihtiyacı olan barınağın bitirilmesi tabi ki en çok tekne sahipleri sevindirmiştir. Dile kolay 11 yıldır beklenen bir barınak.. Karadeniz bölgesinin en büyük balıkçı barınaklarından biri olan Alaplı Balıkçı Barınağı ilçede yapılmış en büyük yatırım. 11 Yılda devlete maliyeti 14 Milyar YTL. Gerçekten Alaplı için çok büyük bir para. Yörede balıkçılık ve yat imalatını yönünden çok büyük faydalar sağlayacak olan barınak gemi yük boşaltma yada yükleme yönünden fayda saylayacaktır. İlçede büyük ihtiyaç duyulan ağaç üzerine yat tekne yapım yerleri mevcut değildir. Alaplı`da birkaç tane kalan ağaç üzerine yat ve tekne ustaları denize yakın yerlerde değil iç kesimlerde imalat yapmaktadır. Yat imalatı yönünden yöreye çok büyük faydaları olacaktır. Cennet Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi ... Gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar ... adam çok susamıştı.. biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular.. rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı, ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın.. Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu: "Afedersiniz... burası neresi?" Kadın ona gülümsedi: "Burası Cennet, efendim" Adam bunun üzerine sevinçle "Harika...!!!" dedi "Peki bana biraz su verebilir misiniz, gerçekten çok susadım".... Kadın cevap verdi: "Tabi efendim, içeri girin... içerde dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz....." Böylece adam köpeğine döndü, "Hadi oğlum içeri giriyoruz" diyerek kapıya yürüdü......... ama kadın onu birden durdurdu: "Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez.. hayvanları içeri almıyoruz..." Bunun üzerine adam bir an durdu.. düşündü.. ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular.... bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular, ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı... adam sordu: "Afedersiniz.... bana biraz su verebilir misiniz??" Dede "İçeri gel" dedi.. "kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir ceşme var..." Adam sordu: "Peki arkadaşım da benimle gelip ordan içebilir mi?" Dede " Tabii..."dedi.. "ceşmenin yanında köpeğinin de su içebileceği bir kase bulacaksın..." Bunun üzerine adam kapıdan girdi... biraz yürüdükten sonra sağ tarafta çeşmeyi buldu.. adam ceşmeden köpek de oracıktaki kaseden doya doya içerek susuzluklarını giderdiler... derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu: "Su için çok teşekkür ederim... peki burası neresi..?" Dede "Burası cennet" dedi.. bunu duyan adam şaşırdı: "Ama nasıl olur..? az önce burası gibi kırık dökük olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler..." Dede "şu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?" dedi... "ama orası Cehennem..." Adam iyice şaşırmıştı: "Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor diye hiç kızmıyor musunuz..??" Dede gülümsedi: "Kızmıyoruz..... çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennet`ten uzak tutuyorlar....