Hani o kanaryaların iç gıcıklayan billur sesleri. Hani o dalgaların senin için çırpınışı. Yaprakların yeşilliği. Gökyüzündeki samanyolunun serenatı. Aşk bulutlarının oynayışı, Yağmur tanelerinin ıslak sıcaklığı, Hele ki ceviz tanesinin ipek mendile benzeyen parlak yüzü Dünya, aşk ve sen? Hepsi iç içe. Herkes çok mutlu. Umut kalmamış artık yaşamda. Ulaşılmış. Yakalanmış. Sevda. Hayaller. Sevginin en ateşlisi. Sabahlar senin için doğuyor. Müziklerin en duygusalı notalarda kendini buluyor. Ya şiirler. Ah o şiirlerin şiirleri. Tüm mısralarında sen varsın. Bütününde saçların, İçinde de ıslak dudakların. Senin bu dünya. Seninle var ve seninle zengin. Seninle atıyor tüm yürekler. Mutluluğa dayalı tüm arzularına bak nasıl da ulaştın. Kazanan sensin. Yöneten de sen. Dağların zirvesindeki gizliliğe tutsak kır çiçekleri de senin. Seninle açıyorlar. Gülüşün besliyor onları. Renkler seninle coşuyor. Seninle ateş böcekleri dans ediyor. Tatlı sular çağlıyor gecenin sessizliğini yırtarken sen sevgiyi doyumsuz yaşayasın diye. Para-pul ve tüm mülkler senin. Makam karizma desen hepsi tamam. Yok yok ki. Kazanmışsın. Uzanıp elde etmişsin evrenin tüm elle tutulup yaşanan madalyonun parlak yüzünü. Ne güzel? Kim istemez? Kimlerin hayaline girmez ki? Bak çağlayanlar da coştu. Bu mutluluktan. Senin için ve senin mutluluğuna ulaşmak için sıra sıra olanlara. Koşsunlar mı? Çıldırsınlar mı onlar da. Ya böyle? Ya!.. Sen ve mutluluk. Ne kadar çok yakışıyorsunuz birbirinize. Sanki aynı yumurtanın ikizi. Öyledir. Böyledir. Ve hep anlatılır ya: ?Dışı seni, içi beni yakar? diye. Ne oldu? Sen hak ettiğin mutluluk denizindesin işte. Uçuyorsun kanatsız. Bu sevgi dünyasındaki rüyalarını kıskanan da yok. Dikensiz bahçeler. Ve hep yediveren. Ne oldu? Birdenbire daldın. Hayırdır. Ne oldu diyoruz. Bunca mutluluk içinde iken insan nasıl mutsuz mu olur? Sahi mi? Mutluluktan mı sıkıldın sen şimdi. Özlem mi duyuyorsun? Neye? Ağlamaya mı? Anlaşılır gibi değil. Herkesin tek hayali var. Sen ise mutluluk dünyasını hak etmiş biri olarak mutluluktan sıkıldım diyorsun. Olamaz! Olamaz ya!.. Sen rahatsız falan değilsin de mi? Sağlığın iyi. Yine de mutluluk içinde mutluluktan sıkılıp mutsuz oluyorsun. Tövbe estağfurullah. Bir yaşımıza daha girdik. Yani?!! Mutluluğa ulaşmak yetmiyor. İnsanı mutlu eden, bir parça da mutsuzluğu yaşamak mı. Deli gibi ağlamak. Dalgaların hırçınlığının koynuna kendini bırakmak. Acı çekmek. Acılara şarkılar bestelemek. Şiirler yazmak. Kırılmak. Kırmak. Öyle mi? Vay be!.. Mutluluğun mutsuzluk verdiğini de öğrendik ya; bitti bu iş. Bitti. Mutluluk da iflas ettiğine göre? Biz hep mutsuz kalalım. Böyle acılı. Böyle tık tık tık canının canında. Cansız.