BİR SERGİDEN İZLENİMLER
Turgay OLCAYTO
YAPI Kredi?nin Sermet Çifter Salonu?nda açılan Güneş Karabuda?nın ?Paris Fotoğrafları 1958-1961? sergisini geziyorum. Salonda ilk göze çarpan büyük boy Jacques Prevert fotoğrafları oluyor. Gençliğimden beri şiirlerine tutkun olduğum Fransız şair. Özellikle bu fotoğrafı, bire bir benzemese de bana geçen yıl yitirdiğimiz dost insan karikatür ustası Semih Balcıoğlu?nu anımsatıyor. Nerden nereye... Güneş Karabuda?nın Paris sergisi için Prevert önsöz yazmış. Bir başka şair Roland Malcome da dizeleri ile fotoğrafları öyküleştirmiş. Paris?i yakından tanıyın tanımayın yine de keyif alacaksınız fotoğraflardan. Çünkü objektife yansıyanlar salt insanın, insanlığın serüveninden yakalanmış anlardan oluşmaktadır.
Güneş Karabuda ülkemin yüz akı sanatçılarından biri. Yaşamının büyük bölümünü kesin dönüş yaptığı İsveç?te geçiriyor. Ustalaştığı fotoğrafçılık onun için bir tutku. Gazetecilik ve eşi yazar Barbro ile sürdürdüğü belgesel çalışmaları ile dopdolu bir yaşam sürüyor. Kendi deyişiyle: ?Yarım yüzyıldır süren, bir macera... çoğu kez bilinçli, bazen de bilmeyerek doğru yerde, doğru zamanda olabilmek! Bir çift gözün görebileceği eşsiz güzelliklerin yanı sıra eşitsizlik, açlık ve sefaletin acımasız yüzüyle burun buruna gelmenin dehşeti! Ve... çağımızın Vietnam Savaşı, Şili darbesi, Demokrat Parti?nin yükselişi ve çöküşü, Endonezya soykırımı, 68 Paris öğrenci ayaklanması gibi, akıllardan silinmeyecek izler bırakmış olaylarına yakından tanık olabilme fırsatını yakaladığınızda, meslek adamı olarak mutluluk, insan olarak da çoğu kez karamsarlık ve utanç duymanın karmaşası...?dır yaşadıkları. Fotoğraflarını, izleyenlerin gözünde böylesine etkili kılan, onun bu duyarlılığı, insancıllığı değil de nedir?
Kitaplığım-dan Güneş Karabuda?nın bir başka yapıtına uzanıyorum. ?Güneş?in Dünyası?nı yeniden karıştırıyorum. Yaşar Kemal?den Pablo Neruda?ya, İsmet İnönü?den Adnan Menderes?e, Salvador Allande?den Fidel Castro?ya, Türkan Şoray?dan Felline?ye ve Orson Welles?e uzanan anılar yüklü bir fotoğraf galerisi. Fotoğraf çekmek ayrı bir yetenek ama ben gazeteci olarak kıskanıyorum Güneş Karabuda?yı ve kotardığı güzel işleri. Bu güzellikleri bizlerle paylaştığı için de yüreğimin derinlerinden şükran duygularımı aktarmak istiyorum.
?Paris Fotoğrafları 1958-1961? sergisinin fotoğrafları kadar ilgi çeken bir yanı da Jacques Prevert?in Karabuda?nın Paris fotoğrafları için yazdığı şiir. Ayrıca şair Roland Malcome de her fotoğraf için oluşturduğu şiirsel metinlerle sergiye ayrı bir renk ve anlam katıyor. Şiirleri Fransızca çevirilerinin iki ustası Hüseyin Baş ve Eray Canberk Türkçeye kazandırmışlar.
Yolunuz Galatasaray?a düştüğünde Yapı Kredi?nin Sermet Çifter Salonu?na uğrayın derim, sergi 5 Mayıs 2007 tarihine kadar sizi bekliyor olacak.
Bu satırların okuru yazılarımda sıkça Jacques Prevert?ten söz açtığımı, onun dizelerini okurla paylaştığımı bilir. Bu yazıyı da yine Prevert?in bir şiiri ile bitirmek istiyorum. Eray Canberk?in çevirisinden okuyalım:
?Ayak Üstü Şölen
İşine son verilip sallandırıldı
Zenci kâhya
Evin hanımının
Yarı çıplak elbisesinden
Gözüken yerlerine gözü takılmıştı da.?
Yorumlar