ERDAL İNÖNÜ
Turgay OLCAYTO
Türk politika sahnesinde sayıları giderek azalan güleç yüzün temsilcilerinden biriydi Erdal İnönü.Evrensel başarı yakaladığı bilim alanından, aykırı kalacağını bile bile siyasete soyunmasını babası İsmet İnönü?den aldığı genlere bağlayanlar çıkabilir.Buna katıldığımı söyleyemem.Bildiğim kadarıyla Erdal İnönü çağdaş,sosyal demokrat bir yapıyı kurabilmenin heyecanı içinde,biraz da profesyonellerin itmesi ile siyasette buluverdi kendini.
Yazılarında,konuşmalarında 1600 lü yıllardan 1900 yılına dek batı toplumlarından 300 yıl geri kalmış bir ülkenin bu açığı kapatabilmesi için öneriler getiriyordu.Eğitim,bilim,çalışmak, yetişmiş Türk uzmanlara güvenmek gibi..Büke yayınları arasında çıkan ?Üç Yüz Yıllık Gecikme ? kitabı için kaleme aldığı giriş yazısında toplumumuzu uyandırmayı hedefleyen sorular atar ortaya.Üzerinde düşünelim,irdeleyelim,Batıdan,ABD?den ve ülke içindeki destekçilerinden bize çizilen hal ve gidişin bir kader olmadığını anlayabilelim diyedir soruları.Bazılarını paylaşmak isterim:
?- Niye demokrasimiz bir türlü popülizmden kurtulamıyor?
-Niye siyasetçilerimiz kritik dönemlerde ülkenin temel çıkarları üzerinde uzlaşamıyor ve demokrasimiz kesintilere uğruyor?
-Niye batı demokrasilerinde artık korkulmayan kökten dinci siyasal akımlar Türkiye?de hâlâ tehdit konusu oluyor?
- Niye kendi okullarımızda yabancı dille eğitim yapıyoruz?
- Niye kendi uzmanlarımıza güvenmek için batıdan yeni dönmüş olmalarını şart koşuyoruz ?
Niye trafik kazalarında,depremlerde en çok kurban veren ülkeler arasındayız ?
Niye bilgisayar endüstrisinde İrlandalılar,Hintliler kadar başarılı olamıyoruz?
-Piyasa ekonomisine geçtiğimizi yıllar önce övünerek ilan etmiştik.Niye bizim piyasa ekonomisi öteki Avrupa ülkelerinin piyasa ekonomileri ile rekabet edemedi.Niye bir çöküş yaşıyoruz ??
Erdal İnönü?nün cenaze töreni sonrası Teşvikiye camiinden ayrılırken bu soruları karşılayacak yanıtların ne denli yetersiz olacağını düşünüyordum.Bilim dünyasına yaptığı katkılarla değil de hiç ısınamadığı siyasetçi kimliği ile medyada ilgi görmesini yadırgıyordum.Kıvrak zekası, demokrasiye bağlılığı , ayrımcılığa karşı duruşu ,açık sözlülüğü,içtenlikli alçak gönüllülüğü ve esprileri ile çok özleyeceğiz;biliyorum.O yaşantısı ile, çağdaş insan çağdaş politikacının nasıl olması gerektiğinin dersini verdi bizlere.Sorularının yanıtları ise daha uzunca bir süre kaale alınmayacak bu toplumda.Ne yazık .
Erdal İnönü?ye ayırdığım bu yazıyı yine kasım ayında yitirdiğimiz bir şairin,Ümit Yaşar Oğuzcan?ın dizeleriyle bitirmek istiyorum;?Sadrazamın Kavuğu ?:
Sadrazam efendimizin kavuğu
Halkın derdini dinler
Her sabah mabeyinde
El pençe divan durup ağlaşırlar
Fukara Ali?ler
Dert küpü olmuş Veli?ler
Hasan?lar , Hüseyin?ler
On binler,yirmi binler,yüz binler
Velhasıl mabeyinde her sabah
Halk inler
Kavuk dinler
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yorumlar