Duygusallık dünyasının sihirliliğine bir kapılmaya gör. Kesiliverir ayakların yerden. Şarkılar, türküler, şiirler ve bilcümle tüm güzellikler yüreğinden yediveren çiçekleri gibi öyle bir savrulur ki. Sevgiler dökülür damla damla çiğ taneleri yıldızlarıyla. Gözlerdeki bakış rüyaları yansıtır, Aşk rüzgarının o tatlı sıcaklığı sarıverir ki bedenleri? Ipıslak..! Anlamsız yaşam anlılamlaşınca Düğün yapar ateş böcekleri Her gecenin yalnızlığında Işık saçarak? Sevmek ve hele ki sevildiğini hissetmek Umut takasının enginlere uzanışı Hoşgörü erdemliliğinin yoğunlaşması Gamzeleri oynaştırır Bir tutam mutluluk özlemiyle? Kararlılık çöker beyin hücrelerine Ulaşmak da Özveri kullanılır son kertesinde Sevgiliye bir nefes daha Koşmaya Belki çılgınca Belki de şımarıkça? Böyle başlamış üç tık da masalına Böyle de sürmüş günler aylar boyunca. Paylaşma ölçüyle sevişmiş Saygı da sevgiye süt vermiş Elele yarınların sihirli gerçeğinde Hayaller gerçeği Yeminlerle süslenmiş. Her dokunuş Her bakış Her öpüş Ateş vadisinde kora dönüşüp Karanlıkları yırtıp geçmiş de? Rüya bu ya! Rüya işte? Rüyaların sonunu gerçekle bütünleştirme cesareti, korkuya yenilince Üç tık hastalanmış Sonsuzluğun umutları seferber olup Tedavi etmeye başlamış Yeminlere yeni yeminler eklenerek vücudu sarıp sarmalayan virüsler geri püskürtülmeye çalışılsa da Savaşın bünyesinde Yeni hastalıklar icat edilerek Mutluluk yolculuğu kazaya uğramış Tıkların biri daha doğmadan yaşama merhaba diyemezken Diğer iki tık da ayrı yollara sürüklenip savrulmuş Virüsler mutlu Tıklar ise mutsuzluk tokadıyla sessizce ağlayanların denizine itilivermiş Sevgi bitmiş Sevgisizliğin acısı çökmüş mutluluğa özlem duygusuyla yanan bedenlere Rüyalar kara Sevdalar kara Umutlar kara Tutkular kara Her şey kapkara? Kurtarma taktikleri Umutları yok etmeme umutları Sevgisinin ardında koşabilme heyecanları Tüketilmiş hovardaca Hastalık yayan amaçların tuzağında. Şimdi ortalık zifir Zehir gibi buz Tuzlumu da tuzlu Gözler mahzun Yürekler de sevgisiz Geride vurulan bir aşk Öldürülen bir umut Ve sevinç çığlıkları atan bencil beyinler ?Acılardan bile zevk almasını öğrendiğinde kendini aşmışsın? diyen garip bir felsefenin çakıl taşları kaldı. Sadece anı Ve o anıların tuzağında canı yanan tek yürek?