Ramazan Denizer?in ?dobra dobra? açıklamalarında çok şey var. Zonguldak halkının GMİS?den beklentilerinin farkına vardığını bir ölçüde söyleyebiliriz. TTK yönetiminde üretim temsilcisi bulunmasına savunan Denizer, dolaylı da olsa ?özerkleştirmeyi? savunuyor gibi geldi bana. Sendika seçiminden önce 1998 yılında TTK?nın özerk bir yapıya kavuşturulması için TBMM?ne verilen TTK A.Ş kanun teklifini sendika seçiminden iki gün önce yayınlayarak, özellikle sendikacıların uzun yıllardır ağızlarına bile almadığı bir çözüm seçeneğini gündeme taşıdık. Sordum okumamışlar haberi. Seçim telaşı sırasında dünyadan tamamen kopuk olanların, özerkleştirme konusunda iyi bir ders almaları gerekiyor. Bu konuda uzman çok. Özellikle de Dışişleri eski Bakanı ve Zonguldak eski Milletvekili Prof. Dr. Mümtaz Soysal?a bir telefonla ulaşabilirler. Özerkleştirme Zonguldak?ın gündemine yeniden girmeli ve seçimler öncesinde de tüm siyasi partilere ?iktidar olduğunuzda bu sözü veriyor musunuz?? sorusu yöneltilmeli. Zonguldak?ı yeniden var edecek çözüm önerilerini bile tozlu raflarda veya arşivlerde bırakıyor isek, GMİS?in ?lokomotif misyonu? topal kalır. Sek sek oynar sadece? Merkez sağ ve merkez soldaki güçbirliği, işbirliği, birleşmek ve ittifak gibi hareketlenmeler dalga dalga yayılıyor. Tandoğan?dan başlayan bu dip dalga, halkın siyasete müdahale etmesiyle başladı ve zorlamayla da olsa ağır ağır sonuçlarını da veriyor. Merkez sağ tamam. Ağar ve Mumcu nikahı kıydılar. Solda ise Baykal ile Sezer adımı attı, temaslar da sürüyor. Bu arada, merkez soldaki bu hareketlenmenin bölgemize nasıl yansıyacağını düşünürken, Ecevit?in seçim bölgesi Zonguldak?ın DSP açısından büyük önemi olduğunu biliyoruz. Siz bakmayın 2002 seçim sonuçlarına? DSP?nin 130 binin üzerinde oy aldığı dönemleri de unutmayalım. Hatta biraz daha geriye gidersek, Şemsi Denizer?in bile ?Yerli valesa? olarak ünlendiği 1991?de bile DSP?yi geçemediğini ve sandıkta kaldığını da unutmayalım. DSP il kongreler sürecine Zonguldak?tan başladı. Zeki Sezer?in de, Ecevit misyonuyla hareket ederek Zonguldak?tan aday olabileceğini düşünüyorum. Zonguldak?a Sezer gelirse, merkez sol daha güçlü bir atılım içine girebilir ki seçim tahminleriyle ilgili bir çok tahminler alt üst olabilir. Seçim sathına doğru dün de kamu görevlilerinin istifasıyla koşarken, kamuoyunun tüm dikkatleri özellikle bazı isimler üzerinde odaklandı. İstifalar peş peşe geldi. Tabi ki sürprizler de oldu. CHP ilçe Başkanı İlker Öncel ile Alaplı Belediye Başkanı Faruk Çaturoğlu?nun istifasına şaşırdım. Öncel?in ismi hiç geçmiyordu da, Çaturoğlu neye güvenerek başkanlık koltuğunu bıraktı anlayamadım. Köksal Toptan, Fazlı Erdoğan, Polat Türkmen zaten milletvekili. Celil Uzun uzun süredir milletvekili adayıyım diyor. AKP, 2002 yılındaki oyunu tekrar alabilecek mi? Alsa bile Çaturoğlu listenin neresinde yer alacak ki. Beşinci yedek olmasın sakın. Ama Türkiye?de ?padişahlık demokrasisi? olduğu için genel başkana kim çok yağ çekerse o aday oluyor. Veya temsil ettiği tarikatlar listeleri belirlemede ölçüyü yönlendiriveriyor. 1 Nisan 1994 tarihinde görevine başlayan Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, kesintisiz 13 yıl 36 gün sonra yeniden ?Vatandaş Posbıyık?lığa dönüş yaptı. Posbıyık siyaseti milletvekili olarak sürdürmek için yola çıktı. Hayırlı olsun. Başarılar diliyoruz bu zorlu yolda. DYP-Anavatan birleşmesinden doğan Demokrat Parti?nin baraj sorunu yok ise Posbıyık meclise tıpış tıpış gider. Günler çok şeye gebe çünkü. Ama en önemli konu, Posbıyık?tan sonra Ereğli ne olacak? Kamuoyunun en çok ilgilendiği konu bu.. Ve şimdiden çok türlü hesaplar yapılıyor. AKP?nin de 5 belediye meclis üyesinin bulunduğunu dikkate aldığımızda, belediyeyi ?ham? yapmak için fırsat kollayanların ciddi ciddi ?derin? planlar olduklarına dönük bir yığın senaryolar duyuyoruz. Ortalık karanlık mı karanlık?