Aşk nedir aşk diye soruyor?

Söyle haydi!

Aşk diyor?

Yani insanı insan yapan sevginin tomurcuğunun özündeki sihirden bahsediyor.

Hani yağmurla gelen.

Islatan.

Yıkayan.

Yüze pırıltı,

Gözlere ışık veren aşk.

Söyle bakalım nedir?

Aşk nedir?

Tutku mudur?

 

 

Evet konuşmalısın artık.

Aşkı söylemelisin.

Aşkını da.

Aşk ile olan duygularını öncelikle kendine anlatmalısın.

Nedir aşk?

Ne anlarsın?

Nasıl yaşarsın?

Veya nasıl yaşamak istersin?

Ne değiştirir yaşamında.

Nasıl etkiler?

Elin ayağın buz keser mi?

Uykuların bölünür mü?

Yutkunma zorluğu yaşar mısın?

Gözlerin dolu dolu olur mu?

Şiir yazabilir misin aşkı yaşadığında?

Şarkıların arasında dolanır mısın duygularından bir demet aramak için?

Ne yaparsın?

Denize baktığında gülümser misin her geminin geçişinde?

Kelebeklere selam söyler misin?

Gökyüzünün karanlığında siyah yıldızlarla sevişmek ister misin?

Yani aşkla aşkı yaşar mısın?

 

Bu sorunun yanıtını arayamıyor, sorgulayamıyor ve yanıtını bulamıyorsan sen aşka layık değilsin.

Hem de hiç!

Sen aşkın a’sından bile ağzına alma, beyninde tur attırma ve duygusuzluk dünyanda kal.

Orası sana yeter.

Çünkü aşkı tanımak ve anlamak için öncelikle duygu sahibi olmak gerekir.

Şiiri sevmek ve türkülerle oynaşmak gerekir.

Çiçeği böceği de bilmek gerekir.

Aşk kedi değildir.

Aşk köpek de değildir.

Aşk yalan dünyanın yalancılığında olmak hiç değildir.

Aşk ateştir.

Aşk ateşlerde yanmaktır.

Aşk aşık olduğun kişiye ölümsüz bağlanmaktır.

İyi günde de, kötü günde de paylaşmaktır yaşamı.

Aşk maddi değildir çünkü.

Aşkın maddiyatından daha büyük hazine yoktur çünkü.

Aşk hak edene gelir ve konar.

Ateş böceği gibi.

Suyun derinliğinde kulaç atmak gibi.

Aşk aşktır.

 


Şimdi söyle!

Sen aşk için ne yaptın?

Aşkı aşk gibi yaşamak için özveride bulanabildin mi?

Aşkın uzattığı sevdayı yakalayabildin mi?

Özündeki alevin koynuna uzanabildin mi?

Ne yaptın aşk için?

 

Emek vermeden aşk yaşanmaz.

Yaşanmıyor da!

Yaşanmamalı da!

 

Bunu sorgulayacaksın.

Tabi ki cesaretin var ise.

Tabi ki aşkı yaşayan iki yüreğin arasına bir böceği sokmayarak.

Tabi ki özelin dünyasına kendini özgürce bırakarak.

Ötesi yok.

Olmaz da!..