Kürt sorunun çözümü doğrultusunda hükümetin yaptığı ‘’Açılımlar’’, ‘’Saçılımlar’’ hem ülke içinde hem de ülke sınırları dışında ateş altında devam ediyor.

 

Önce dil sürçmeleriyle İmralı sakini için ‘’Sayın’’ demekle başlandı. Ardından şehitler, cinayetlerin ardı arkası kesilmedi.

 

Daha sonra Hükümet temsilcilerinin PKK’lılarla ‘’Oslo’’ da görüştükleri ortaya saçıldı. Hükümet hemen savunmaya geçerek  ‘’Bunu ispatlamayan şerefsizdir’’ sözleriyle karşılık verdi.

 

Ardından MİT Müsteşarının İmralı’da bölücü başıyla görüşmeleri başladı. Büyükşehir Yasası değiştirildi. Eyalet sistemine geçişin yolları açılıyor iddiaları başladı. Şimdi de Valiler seçimle belirlenecek, bölge valilikleri kurulacak gibi iddialar ortaya atılmaya başlandı.

Örneğin Zonguldak-Bartın ayrı bir şehir, Karabük-Çankırı ayrı bir şehir gibi…

Muhalefet bu gelişmelerin ülkenin bölünmesine yönelik olacağını öne sürüyor.

 

‘’Açılım’’ ve ‘’Saçılım’’ sürecinden dışlanacağını kavrayan BDP’de asıl görüşmelerin ‘’İmralı Sakini’’ ile yapılmasını önerdi. Bu arada BDP’nin talepleri de ardı ardına gelmeye başladı. İmralı hükümlüsünün yaşam şartlarının iyileştirilmesi istendi, televizyon izlenmesi istendi. Ev hapsi, genel af gibi konular tartışmaya açıldı.

 

Başbakan anında BDP’nin talebine yanıt vererek İmralı sakinine plazma televizyon verildiğini açıkladı.

Şimdi sırada İmralı sakinine ev hapsi,  ardından serbest bırakılması ve bir partinin başına geçerek milletvekili olması hedefleniyor.

 

Bunun ötesinde adeta İmralı sakininden Güney Afrika’da yıllarca ırkçı beyaz yönetimin cezaevlerinde kalan ‘’Mandela’’ yaratma çalışmaları da var.  Böylece İmralı sakinine Mandela gibi  ‘’Nobel Barış Ödülü’’ verilmesi de gündeme geliyor. Önümüzdeki süreçte 40 bin kişinin ölümünden sorumlu tutulan kimi zaman ‘’Bebek Katili’’ diye anılan dil sürçmeleriyle ‘’Sayın’’ denilen İmralı Sakini Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilirse şaşırmamak lazım. Bakacağız, göreceğiz…

 

 

VE BAZEN AŞK

Ve bazen aşk ateş olabilmektir,

Okyanusta köpek balıklarıyla yüzebilmektir

Ve bazen aşk, Afrika’da siyah, Asya’da çekik gözlü olabilmektir

Ve bazen aşk Filistin’de, Suriye’de savaşta çocuk olabilmektir

Karaelmas’ta madenci olmaktır aşk

Kendin olabilmektir bazen aşk

Ve bazen kendi etrafında dönebilmektir

Ve Dünya olabilmektir aşk,

Dünyanın etrafında dönmektir

Ve suskunlaşmamaktır aşk, haykırmaktır

Ve en güzel aşk, koro olup baş kaldırmaktır

Düzene karşı ateş olup yanmaktır.

Ve bazen aşk

Kaybederken yeniden yaşamaktır hayatı.

 

(06.01.2013-Antalya-FC)