Son dönemlerde gündemi en çok işgal eden kelime kavga olarak öne çıkıyor.
Orada kavga, burada.
Kavgacıyım.
Kavganın adamıyım.
En iyi kavgayı ben yaparım.
Kavgasız yaşayamam.
Kavgacı ruhum var.
Kavgasız ölürüm.
Hep kavga tam kavga.
Öff
Gündemdeki söze bakar mısınız?
Ne kadar itici.
Ne kadar hırçın.
Ne kadar ayıp.
Ne kadar çılgın.
Ne kadar gerilim.
Ne kadar savaş.
Peki nedir bu kavga?
*Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş.
*Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele.
Haydi buyurun ve kavga edin bakalım.
Kavga elbette verilir.
Doğru zaman, doğru yer ve doğru biçimde verilmelidir de.
Sebebi vardır.
O sebep uzlaşma yolları denenerek çözüme kavuşturulmaya çalışılır.
Seviye ve üslup ana ilke olarak anahtardır.
Tüm yollar kapatılmadan birkaç tur daha atılarak çözüm noktasında arayışlar devam eder.
Kamuoyuna açık yapılır.
Kamuoyu bu süreçte hakem olur.
Katılımcılık çerçevesinde değerlendirilir.
Alınan veya alınacak kararı kamuoyu onaylar.
Yine seviye düşürülmez.
Yine alaycı ifadelerden kaçınılır.
Yine kalite kavramı terk edilmez.
Yine kamuoyu gücüyle ses verilir.
Desibeli usulca yükseltilirken, sürekli uzlaşmadan yana tavır alınır.
Lideri hoşgörülüdür.
Saygı ve sevgi yapısı en önemli güç odağı olup, rakibin sinirli ve agresifliği tetiklenir.
Kavga etmeden kavgacı olmadan kavgayı yapma ve başarabilme taktiği profesyonelce uygulanır.
Arada soğuk savaş taktikleri ara sıcak olarak sunulur.
Her yol ve numaranın temelinde kişi hak ve özgürlüklerine olan saygının ne kadar temelli ve vazgeçilemez olduğuna bol bol vurgu yapılır.
İlkeli olmanın Düşünce ve inançlarını son kerteye kadar hararetle savunan kimse noktasında kilitlendiği çok yönlü politikalar ile yandan veya karşı-yandaşlara dikte ettirilir.
Her seferde coşku önde olur.
En sonunda da bilgi ve fikir düzeyinde vuruşa vuruşa sonuca gitmenin ortak akıl olduğunda buluşulur.
Zonguldaklı madencilerin 4 Ocak 1991 de gerçekleştirdikleri şanlı yürüyüş böyle bir kavganın en somut örneğidir.
İçinde hakaret yok ve sadece talep vardır.
Arkasında kamuoyu vardır.
Kamuoyunu bilgilendirecek araçların tümü hareket halindedir.
Eylem vardır.
Eylem kar soğuk dinlemeden olayı anlayan veya anlamayanlara da anlatılarak devam etmiştir.
Üzerinden yıllar geçse de gemileri yaktık geriye dönüş yok kararı hep gerçek kalmıştır.
Kavga budur.
Kavga hakaret değildir ki.
Öyle kavgayı serseriler yapar.
Aile terbiyesinden yoksun olanların mübah saydıkları bir yöntemdir ki, uygar ve çağdaş insanlar bu tür seviyesizlikten uzak dururlar.
Ayıplarlar da!
Sonuçta gündemde çok yer eden bu kavga teranesi toplumsal değildir.
Bireylerin kendi egolarını tatmin etmeye dönük bir araç olmaktan uzağa gidememiştir.