Ajanslardan düşen bir haber dikkatlerinizden kaçmamıştır sanırım:

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'ni düzenleyen AKSAV yöneticileri Göksel K., Hüseyin Ş. ve Birol K. hakkında, festival için gittikleri İstanbul'da konakladıkları otelde, birlikte oldukları Türk ve Ukraynalı kadınların otel, içki ve yemek ile kadınlarla ilişki esnasında kullandıkları prezervatif (kondom) paralarını AKSAV'a fatura ettikleri iddiasıyla Antalya 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Savcı Osman Şanal'ın hazırladığı iddianamede, sanıkların 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları istendi:2
 

Dam üstüne çul serer, leyli de yar loylu da yar…
 

Konu festival ise içinde elbette her şey vardır.
 

Ülkemizde festival  mantığının eğlence (panayır) temelli olduğunu düzenleyenler söylüyor zaten.
 

Eğlencenin rengi kadındır.
 

Ama Türk ama Ukraynalı.
 

Her milletten renk  zenginliğinin yaşandığı ülkemizde Somali kalçalı kadınları da Ereğli'de gördük.
 

Silikon vadisi gibi süzüm süzüm süzülüverdiler muhabbet sofralarına.
 

Gözü gönlü açılanlar bayram edip elektrik alıp verdiler.
 

Neyse…
 

Antalya'daki olayla festival kapsamında görevli olanların kullandıkları prezervatiflerin parasını belediyenin şirketine fatura etmeleri tek kelime ile acemilik.
 

İnsan bir sorar bu işlerin nasıl olup bittiğini.
 

Öğrenir.
 

Google diye bir alim site var.
 

Yaz söylesin.
 

Sor  anlatsın.
 

 

Benim aklıma takılan ise şu: tamam prezervatif paralarını şirket ödedi tamam da, kadınların parasını kim ödedi?
 

Kaynak ne?
 

O görevlilerin prezervatifi şirkete ödetirken, kadınlara verilecek ikramiyeyi ise cepten ödemelerini beklemesin savcı bey.
 

Vardır bir sosyal kıyakçıları.
 

Vardır var!
 

**
 

Festivallerin cılkı çıktı zaten.
 

Bizim Kültür ve Turizm Bakanlığı niye bu festivalleri mercek altına almaz ki?
 

Yerel ise yereldir, genel ise genel.
 

Yerelin de şartı şurtu olur, genelin de.
 

Yerel ile genelin karmakarış olduğu ve malı götürenin kazandığı bu sistem koktu artık.
 

Kokarken de zorunlu haraç sistemi hortumunu büyütüp duruyor.
 

Bunun adı da festival.. Fesitval adı  altında hörölöp cebelleziliğe de devam ediliyor.
 

Bu oyun açık oyun.
 

Bu oyun soytarılık oyunu