Kimi para çalıyor.
Kimi de ekmek.
Kimisi yürek çalıp cız diye yakıyor.
Kimi ise bir başka şey?
Ama sen!
Ama sen yok musun sen!..
Sen ?zaman? çalıyorsun.
İnsanın ömründen ömür çalarak besleniyorsun.
Umut verip umuda kan doğrayarak hırsızlık yapıyorsun.
Yalanlarınla süslü numaralarla can yakıyorsun.
Kırıp döküyorsun.
Küçük dünyaların büyük aşkı şarkılarına atıflar yaparak mavi bulutları karartıyorsun.
Yağmur ekiyorsun.
Dalgaları delirtiyorsun.
Kurbağaya takla attırıyorsun.
Maymunlara dans ettirip, kır çiçeklerini tuzluyorsun.
Sen yok musun sen.
Ah sen var ya sen?
Sen siyah yıldızları ağlatan,
Yumruk olmuş sevdaları çırılçıplak soyan,
Sevgiyle yüklü bedenleri dağlayan,
Şiirleri zıvanadan çıkarıp ateşlerini söndüren,
Tirilye?deki zeytin ağaçlarını küstüren,
Şarapların tadını kaçıran,
Musikinin notalarının ahengini bozan,
Sen hırsızsın.
Sen ömür hırsızı,
Sen boyama kitaplarının kara sayfası,
Bacaklı bacaksızsın.
Soğukluğu ile arzularını saklamayı başaran,
?İstensen uçururum? diye meydan okumayı da bilen,
Ömürlere ömür katmadan ömür hırsızlığı yapan sen var ya sen.
Sen bir ömürsüz ömür olabilsen bir kez.
Çağlasan.
Karlı tepelerde umut aratmayı bıraktırsan,
Saklı şehvetini özgürlüğüne bırakıversen,
Paylaşsan dünyanı,
Açsan gizemlerini seninle saniyeyi yudumlamaya hazır olana,
Neler olur?
Veya neler olmaz ki..
Akar deli deli titremekten yorulan eller alevlerin koynuna,
Usul usul,
Ve kararlı,
Seninle?
Zamana dur diyerek,
Kaybolan yılları geri çağırarak,
İntikam alırcasına sevgiden,
Kucaklar gökyüzünün samanyolunu
Şenliklere ?merhaba? diyerek ?nerede kalmıştık? mı der,
Bilinir mi?
Ah sen ömür hırsızı ah!..
Kuzunun irisi,
Büyüyememiş minik,
Oya okutan haylaz,
Ser veren hanlara serpilmiş çiçek,
Arzuları içemeyen ürünsüz vaha,
Kızgın güneşin şaşırttığı,
İncir çekirdeğinin maddiyatçısı,
Hırsız?
Nefesine nefes katmak istediğinde,
O?nu bulamayacaksın.
Aramak yetmeyecek.
İstemek de.
Aklına düşecek ömür hırsızlığının yılları,
İç çekeceksin,
Belki çaldıklarının haksızlığını fark edeceksin,
?Keşke!? sözü boğazını sıkacak.
Boğulacaksın.
Dört duvar ile sen sevişeceksiniz yalnızlığınızla.
Eşyalar,
Paralar,
Pullar,
Yüzükler,
Resimler,
Buzdolabındaki tatlılar,
Sıkıcı gelecek sana.
Ayna okuyacak sana gerçeği.
İnanmamak veya dış müdahaleler değiştiremeyecek şekli şemali.
Yitirdiklerin,
Döktüklerin,
Oynaşıp umut verdiklerin gelecek karşına.
Gülümseyecekler sadece.
Ama yetmeyecek seni kurtarmaya.
Sen işte o an ?bedel? tahsilatçısının tokadını yiyeceksin.
Gözyaşı veya bir başka pişmanlık göstergesi işlemeyecek.
Kabülü yok ki.
Ömür hırsızısın sen çünkü.
Çaldın.
Çaldıklarını geri koymak o kadar kolay mı?
Ve hangi hırsız günü geldiğinde takır takır çaldıklarını ödememiş.
İllaki bir yerden çıkar veya çıkarılır çünkü.
Yalanlar,
Numaralar,
Çıkarcılıklar işte o an fatura edilir sana.
Zaman hızlı akıyor.
Unutma o zamana koşuyorsun dört nala?
Yorumlar