Yine bir uyarı aldım…
“ Sibel artık yeni bir köşe yazısı yazsan da okusak nasıl olur…” Bunu söyleyen kim mi? Tabi ki Eyüp Bektaş. Bir yandan Bektaşla konuşuyorum bir yandan da yine düşmeden yürümeye çalışıyorum.
Evet düştüm. Bir çukur beni içine almaya çalştı. Ama maalesef başarılı olamadı. Ayağımı incitmekle yetindi. .
Evet düştüm… Sağ olsun belediyemiz çalışıyor. Her gün bir mahalle arasında bir iş makinesi. Eve giderken yine kıvırmaya başladım. Valla bu yol çalışmaları da olmasa kadın olduğumu unutacam paldır küldür yürümeye devam edicem. Ne yapalım arkadaşlar her yeri kazmışlar. Sağ yap çukur sol yap çukur, orta yap yine çukur. İster istemez kıvırıyorsun valla. Gerçi bunu da beceremedim çukura girdim. Şimdi yaralı ceylan gibi seke seke yürüyorum. (Niye kendimi ceylana benzettim acaba. Enteresannnn.) Acaba benim gibi kaç kişi daha yürüyor. Madem çalışma var bir şerit bir levha koyun. Çukurları gören var görmeyen var. Sadece bir şerit. Zor olmasa gerek.
Yağmur bir yandan yağıyor ben bir yandan seke seke yürüyorum. Vitrinleri de ihmal etmiyorum. Malum yeni yıl. “Amannn ne gördük ki 2012 den 2013 den görelim demicem” valla.
Sağ olsun 2012 epey bir olay yaşattı. Hayal kırıklıkları, yorgunluk, dost kazıkları, çıkar ilişkileri karşısında yok sayılmayı, ikiyüzlü kişileri kimliksiz kişilerin yapay kimlikleriyle ortalıkta dolaşmalarını, aldatmaları… Daha neler neler.
Aldatmalar demişken. İnternet, cep telefonu icat olunca aldatmalarda arttı. Komik değil mi… Evet komik. Facebook denilen sosyal paylaşım sitesi tam bir aldatma nedeni. Tartışma esnasında en çok söylenen sözler
-Sen nasıl olurda Ayşeyi dürtersin
- Murat denilen bu adam seni niye dürttü?
-Neden o kadına yorum yazdın.
-Eski sevgilin neden listende hala çıkartmamışsın.
-Nasıl olurda bu kız senin bütün paylaşımlarını beğenir. O kim ya…
-Sen gece gece niye Facebook a girip mesajlaşıyorsun. Neden şifreni değiştirdin, ne saklıyorsun benden
-Niye profil resmini değiştirdin. Ben sana demedim mi mini etekli resmini koymayacaksın diye.
Daha fazlası varda yazmıyorum sıkıldım. Ayrılma gerçekleşir Faceboktan imalı sözler yayınlanır. Ayrıldıklarını yedi cihana duyururlar. Aşklarından geberirler kişiye söyleyemediklerini Faceboktan çaktırmadan söylerler. Oyy oyyy Facebook sen nelere kadirsin.
Sosyal paylaşım sitesini 2012 de de muazzam bir şekilde kullandığımız bir gerçek.
Kadına soruyorlar “Neden ayrıldın? “Kadın cevap verir“ Çok kötü bir şey yaptı. Ahmet facebookta bir kadını dürtmüş, kadının paylaşımlarını beğenmiş, buda yetmez gibi yorum yazmış ua. Ben bunu kaldıramam nasıl dürter.” Yani bundan daha geçerli bir yarılma nedeni olabilir mi. Dövse sövse katlanılır ama dürtmüş ya olacak şey değil.
Güler misin ağlar mısın sözü bu olsa gerek. İlişkilerde sanallaştı artık.
Kutlamalarda artık facebooktan. Doğum günün kutlu olsun. Bu da yetmiyor doğum günü hediyesi de sanal çiçek böcek. Ben sana kutlama istemiyorum. Duyurulur yeni yılda doğum günüm. 29 yaşında oluyorum
Acaba 2013’ü görebilecek miyiz. Malum 21 Aralık’ta Maya takvimine göre kıyamet kopacak. Hadi koptu diyelim 21 Aralığa kadar ne yapmak isterdiniz?
Boş verin bişi yapmayın kıyamet kopacak nasıl olsa yiyin için sevişin. Kısaca savaşma seviş.
Yorumlar