Tanju Okan?ı dinliyor gözleri kapalı Ve seni düşünerek: x?Dudaklarım kurudu aşk ateşiyle Bir damla su verecek o pınar nerede Gözlerim bir noktada dalgın soruyor Yıllardır dost bildiğim sevgilim nerede Nerede bana sevgiyle uzanan eller Nerede bana söylenen o tatlı sözler Büsbütün inançlarım yıkıldı bir bir Bomboş kaldı dostluğa uzanan eller Benim tek dostum içkim ve sigaram Onlarda terk ederdi olmazsa param Canım kadar yakınım el oldu şimdi Dünyada dost denilen kelime yalan Her akşam efkar basar garip gönlümü İçer kadehleri kırasım gelir Suskun dudaklarımla sessiz bir şarkı Ah ettikçe içimden bir alev gelir Benin en iyi dostum içki ve sigaram Onlarda terk ederdi olmazsa param Canım kadar yakınım el oldu şimdi Dünyada dost denilen kelime yalan? Dost?!! O ?tık, tık, tık? diye ettiğiniz yeminleri, Ölümsüzlüğe soyunan bedenlerinizi Yağmurların ıslaklığını Rüzgarların göğüslerinizde dolanışını Gözlerinizin sevişmesini Her yanınızı basan heyecanınızı nasıl kontrol altına alabilme becerinizi Umutları Bebeğinizi ?Biz? kararlılığınızı Boğazın ayaklarınızı yerden kesip de yalıların gölgesinde saklılıktan kurtulan sessizliği Geceleri arzu ile dolan özlemlerinizi Şiirlerin duygu dolu mısralarını Şarkıların sereserpe uzanışını Karadeniz?in deli hırçınlığını Zeytinbağı?ndaki kırmızı şarapları yuvarlayışınızı Önünüze çıkan köpeği ezmemek için yaşadığınız panikleri Yolları yutup aşan deliliğinizi ?Ulaştın mı sevgilim? sözlerinden yansıyan endişelerinizi Bayramda birlikte el öpüşlerinizi Babana mezarlıkta ulaşıp ?çocuğunla evlenmek istiyorum? serenatlarından yansıyan kararlılığı Halası, yengesi, tüm ailenin gözünde ?of ya şimdi oldu? haykırışlarından yansıyan mutluluk dileklerini Kilometreler ötesinden gönderilen sevgi dolu içten selamları Kordona özel Akdeniz halaylarına olan hayranlıklarınızı Can Yücel?in şiirlerini el ele okuyuşlarınızı Ege?nin yosun kokulu denizini Mevlana tepesindeki kaçamaklarınızı Görme bozukluğu olan tatlı yaşlı Adalet hanımdan seni isteyişini ve ?verdim gitti? deyişini Körfez?in yığınlığında seni arayışlarını İftar vakti okunan ezan seslerini Ve hazırladığın iftariyeliği bırakmaya geldiğindeki Ayrılmak istemeyişinin dışa vurumu sarılışını Çakan şimşeklerin Yağan sağnak yağmurların ?Acaba bir şey mi olur? ya da ?oldu mu? korkusunu yaşadığını Karşılıklı sözlerin duruluğunu Orhan?ın orada piyaz ve köftenin eşsiz lezzetini Karanlığın oynaşmalarına çılgınca parti vererek katılımınızı Zirvelere çıkarak boşalttığın enerjilerini Ok yaydan çıktığındaki gözü karalığını Kardeşin bacının sizin çıktığınız yola döktüğü anlayış çiçeklerini Unutamıyor; Her yeni günde canı daha çok acıyorsa Ne yapsın O?nun tek dostu içki ve sigarası Ve iyi ki var Ya olmasa Ya olmasa Ya olmasa Ne yapar ki Nasıl ?unutabilme?nin çaresini bulabilir Evet.. evet.. evet: O?nun tek dostu içki ve sigarası var Yara bağlayan boğazını Göz pınarlarını darmadağın eden yüreğini Nasıl sustursun ki Bilemez kimse Çünkü canı yanan canın acısını anlamaz ki