İki aşığın ailelerin izin vermemesiyle intihar ettiği İstanbul’un o eşsiz tepesine konu olan bu intihar “Sevda Tepesi” adını almıştı…

Şimdilerde ise İstanbulluların hüzün tepesi haline geldi ki İstanbul sadece İstanbul’da yaşayanların değil tüm ülkenin eşsiz kenti.

Ülkede şehircilik öyle bir süreçten geçiyor ki şehirler insanlar için değil insanlar şehirler için var olmaya başladı artık.

Şehirler içerisinde yaşayan insanlara ideal kent yaşamını sağlaması gereken olgulardır.

Sevda Tepesi…

Muazzam bir boğaz manzarası vardır.

Vapurla geçerken Kandilli sırtlarında yemyeşil kalmış nadir boğaz bölgelerinden biridir.

Şimdilerde ise seneler önce Arap Şeyhine satılmasıyla süre gelen imar tadilatıyla gündemde.

Artık orası “Sevda Tepesi” olamayacak… Turizm ve Konaklama alanı olarak tadilat önerisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye’sine sunuldu ve hayata geçti.

Artık hiçbir şeye şaşırmıyorum…

Kentsel Rant öyle bir virüs ki…

Yerel yönetimlerin içine bir girdim mi çıkmak bilmez…

Sevda Tepesi ile ilgili edindiğim bilgilere göre plan notlarında en azından tepenin doğal yaşamını ve o tarihi ağaçların eski ağaçların koruma altına alınması ile ilgili notlar var.Ne diyelim buna da şükür…

“Süvari teğmen Vahit Bey ile Belkıs Hanım’ın buluşma noktalarıydı Kandilli’deki tepe. O zaman bu tepenin bir adı yoktu. Ne zaman Vahit Bey ile Belkıs Hanım’ın aşklarına aileleri engel oldu, onlar da intihar yolunu seçti; bu tepenin adına ‘Sevda Tepesi’ dendi.”

Yıllarca İstanbullulara doğal güzelliği ile ev sahipliği yapmış olan bu tepenin seneler önce yabancılara satılmış olması çok üzücü.

2B yasası ile de yabancılara satış yolu açılıyor…

Gün gelir de bu sokaklar bizim yürümeyin denirse hiç şaşmayın…

 

Kaynak:Posta.com.tr