Sıcaklar iyice bastırdı. Sahil kentindeyiz ama denize de gitmiyoruz.

Hafta sonunda benim gibi şortla gezen dostlarımdan biri Bir başkası bizi böyle görse de, ne halt yemeye denize gitmiyorsunuz. Bu fırsatı değerlendirmemek ayıptır der dedi.

Yanlış da demedi hani.

Tamam her tarafımız deniz de nerede denize gideceğiz?

Şu anda iki yer var denize gidilebilecek; bir Kireçlik, iki Çavuçağzı.

Diğerleri kirlenmeyle karşı karşıya.

Kirlenmesin istiyoruz.

Kirlenmesin diye bağıranların sesi olmaya çaba gösteriyoruz.

Ne kömür, ne şlam, ne çamur, ne de kimyasal maddeler ile sahillerimiz kirlenip de insan sağlığını tehdit etmesin istiyoruz.

Tamam da çevreyi korumak ile görevli olanlar toplumun bu isteğine karşı hangi duyarlılığı gösteriyorlar?

Sadece soru!

Yanıtını bilen yok.

Vatandaş vardiya tutuyor sahillerde.

Bir de, Alaplı sahil yolundaki o canım ağaçları acımadan kesip de vatandaş ile deniz arasına bariyer döşediler ya, pes yani!

Pes!..

 

Böylesine çaresizlik ortamında bölgemizin geleceğini tartışan insanların bakış açısını paylaşmak istiyorum iki yorum ile.

Bir; MÜSİAD Kdz. Ereğli Şube Başkanının basın toplantısıyla ilgili haberine gönderilen yorum:

·         sade vatANDaş-

Evet sayın başkanım . Ereğlide karamsar olacak ne varki ne işvar ne nakit var ne istikrar var sadece EREĞLİDE huzursuzluk var.Gelin paylaşalım diyorsanız inanın ereğlinin %85i bunu paylaşıyor.Yedi emin depoları ful çekiyor icralar tam çalışıyor bankalar vatANDaşın sırtından inmiyor ama biz yinede karamsar olmayalım diyorsanız siz bilirsiniz.O zaman Sizlere Zonguldak da gasp,intihar,iflas,öldürme,aile içi şiddet, gibi görünen olayların ne kadar çoğaldığına bir bakın derim.Ereğli uyuyor başkanım öne geçecek kimse yok herkes sinmiş gölgesinden korkuyor.Anlamıyorum acaba bizler başka bir ülkedemi yaşıyoruz.Evet idda ediyorum EREĞLİDEN siyasi kin alınıyor.Bunun bedelinide kobiler, emekliler,asgari ücretliler ödüyor.Yıllardır vergi sıralamasında kafayı çeken ZONGULDAK şu ANDa can çekişiyor, bölge milletvekillerimiz ve diğer siyasilerimiz maalesef olaya seyirci kalıyorlar. Sayın ŞEMSİ DENİZER'İ saygıyla anmak istiyorum.Çünkü! gelmez diyorum böyle insanlar.
SAYGILARIMLA...

 

İki; "Farkında olamayanlar" başlıklı yazıma gönderilen yorum:

·         adli-

Sn Bektaş yazılarınız Ereğli ve Türkiye gündemini yakından ilgilendiriyor ve belli kitlelerde de etki bırakıyor. Sizden ricam Ereğli'nin ekonomik gelişimi hakkına da bir çalışma yapmanız. 120 bin nüfuslu bu ilçede neler oluyor. Son 5-6 ayda büyüklükleri 100 trilyonu aşan firmalar battı. Ereğli her geçen gün kan kaybediyor. İktidarın el atma vakti geçiyor bile. İşin doğrusu onların derdi daha büyük: Ereğli ilçe başkanı kim olacak? Her kürtajın bir Uludere olduğu günümüzde batan her firma da aynı değerlendirilebilir mi?

 

İki önemli yorum.

İçi dolu dolu.

Bölgenin kan kaybettiğini öne sürüyorlar.

Ve çare konusunda bilgi paylaşımı temelli yorumlarıyla seslerini çıkarıyorlar.

Evet…

Kdz. Ereğli'de ticaret çöküyor.

Yaşanan son olaylar öyle eften püften değil.

Vuran vurup gidiyor da, bedelini geride kalanlar ödüyor.

Bugün bir çok banka, verdiği teminatları gözden geçirme gereği duyup ayakta durma mücadelesi verenleri inceliyor.

Anlayacağınız yapanın yanına kâr kalan vurgunlar öyle derin iz bırakıyor ki, önümüzün aydınlık olduğunu söylemek güç.

Peki ya çare?

Çareyi konuşmak isteyen Müsiad Başkanı Faruk Yazıcı gibilerin sözleri de karambolda güme gidip duruyor.

 

Yaz sıcakları mevsimsel.

Asıl sıcaklar ise ilçenin bütününde.

Serinlemek için bir nefes alabilme peşindekileri dinleyen, duyan var mı derseniz hayır demek zorundayım.

Olay televolelik.                              

Oley oley gidiyor bakalım